Etiket arşivi: RENT

Borçlar Hukuku • RENT A CAR MADDİ HASAR KAZASI, DEĞER KAYBI TALEBİNE İTİRAZ

Rent A carlardan kiralanan araçlarda meydana gelen maddi hasarlarda.Bazı vatandaşlarımız ise kendilerine karşı yapılan değer kaybı talepleri ile baş başa kalarak zarar ve değer kaybı hususunda ki fahiş farka anlam veremeyerek bu konudaki uygulamayı sormaktadır.Özellikle belli hukuk büroları ile anlaşan kurumsallaşmış araç kiralama şirketleri tarafından değer kaybı talepleri çok fazla yapılmaya başlanmıştır Gönderilen yazılarda bir kayıp oranı belirlenmektedir ancak ülkemizde değer kaybı hususunda hiç bir kriter yer almamaktadır, bırakın değer kaybını aracı piyasa rayiç değeri hesabında bile sorunlar var iken değer tespitleme uzmanı sıkıntısı had safhada iken değer kaybını layıkıyla tespit edebilmek ne derece doğru yapılmaktadır tartışılmalıdır.

Eğer değer kaybı talebine itiraz edecek iseniz aşağıdaki itiraz metni kullanabilirsiniz.

Sayın Yetkili,

Bahse konu göndermiş olduğunuz yazı ile ilgili itirazlarımız aşağıdadır

HUSUMET İTİRAZIMIZ :

Meydana gelen trafik kazalarısonucunda üçüncü şahıslarda oluşabilecek zararlar Borçlar Kanununda ve KTK nda düzenlenen tazminatlarının konusunu oluşturmakta olup hukuki birer meseledirler ve işin gereği olarak talep edenin hukuki bilgi ve tecrübeye sahip olmasını gerektirir.Ayrıca Değer Kaybı Talebi’nin hesaplanması ile ilgili olarak, Değer Kaybı konusunda uzmanlaşmış ya da sertifikalandırılmış eksperlerin görev yapması ve mevcut eksper tayin prosedürlerinin Değer Kaybı konusunda da işletilmesi olmalıdır.

KUSUR ORANINI KABUL ETMEMEKTEYİZ :

TRAMER Kusur Oranına dayanarak talepte bulunmaktasınız Bu şekilde belirlenen kusur oranlarıTrafik polisinin belirlediği oranlar ile aynı değildir kazaya karışan her bir araç için %0, %50 ve %100 şeklindedir.

Hazine Müsteşarlığı tarafından yayımlanan, “Yalnız Maddi Hasarla Sonuçlanan Trafik

Kazalarında Taraflarca Doldurulacak Kaza Tespit Tutanaklarına İlişkin 2007/27 sayılıGenelge” hükümlerine göre sigorta şirketlerinin, yokluklarında kusur oranında mutabık kalmaları sigortalı ve sürücüler ile mağdurlar yönünden bağlayıcıdeğildir.İddia edenler yönünden genel hükümlere göre aksini ispat mümkündür.Kısacasıbu kusur oranı sadece sigorta şirketleri arasında hüküm ifade eder

ARAÇTA DEĞER KAYBININ ve İŞ KAYBININ MEYDANA GELDİĞİNE İLİŞKİN İDDİA :

Araç rent a car yani kiralık araçtır bu tür araçlar ikinci el piyasasında zaten sırf bu sebeple kazası olsa da olmasa da değer kaybına uğramaktadır.Bu değer kaybının kaza bahane edilerek tarafımıza yüklenmesi haksız ve mesnetsizdir. Kaldı ki değer kaybı aracın modeli, km si, onarımın niteliğine göre tespit edilebilir ve asla satış için piyasaya sunulmadan hesaplanamaz.Ayrıca araca takılmış olan yeni yedek parçaların aracın kıymetini arttırması kaçınılmazdır. İddianızın aksine araç değer kaybetmemiş , DEĞER KAZANMIŞTIR.

İş kaybı iddiası ise ancak tüm defter ve kayıtlarınızın incelenmesi kiralayan firma kayıtlarının incelenmesi ve kazaya karışan sürücünün tanıklığı sonrasında iddia edilebilecektir.

Değer kaybı iddiasının Yargıtay’ın ictihadı doğrultusunda Trafik Sigortacımızdan talep edilmesi gerektiğini de hatırlatırız.

” Trafik kazası sebebiyle hasar gören aracın onarım süresince çalıştırılamaması sebebiyle oluşan "kazanç kaybı", trafik sigortası kuvertürü dışında kalmaktadır. Mahkemece, araçta oluşan hasarın, aracın değerini olumsuz yönde etkilemesi sonucu meydana gelen "değer kaybının" sigorta teminatı kapsamında olduğuna ilişkin Dairemiz kararları yanlış değerlendirilerek düzenlenen hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması ve davalı zorunlu trafik sigortacısının, "kazanç kaybı" nedeniyle oluşan zarardan da sorumlu tutulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. ”(Yargıtay 11.Hukuk Dairesi 2003/7114 Esas No-2004/1613 Karar No.)

SİGORTA ŞİRKETİ POLİÇEDEN KAYNAKLANAN SORUMLULUĞUNU TAMAMEN YERİNE GETİRMİŞTİR

Kasko sigorta şirketi ya da sizin başvurunuz üzerine Sigorta Şirketimiz sözkonusu ödeme ile alınan ibraname sonrası poliçeden kaynaklanan sorumluluğunu tamamen yerine getirmiş olduğundan , Kısacası ZMM ( Trafik ) poliçeleri işletenin ve eylemlerinden sorumlu olduğu sürücünün hukuki sorumluluğunu sigorta eden poliçeler olduğundan mağdur veya haklerine halef olan sigorta şirketi tarafından karşılıklı suhe varılmış ve maddi manevi tazminata karşılık ibraname imzalanmış ve varsa talep edilecek diğer tazminatlar açıkça ayrıca belirtilmemiş ise bu durumda yukarıda açıklanan çerçevede sigorta şirketimiz ibra edilmekle biz işletenin hukuki sorumluluğu sulhen ortadan kalkacağından tazminat ödenmesine yasal olarak imkan yoktur.

Sonuç olarak tamamen haksız ve mesnetsiz olan talebinizi iptaline ve tarafımızın yukarıda belirtilen hususlarda acilen bilgilendirilmesine aksi halde dava masrafları ve vekalet ücretinin tarafınıza yükleneceğini saygılarımızla bildiririz.

T.C.
YARGITAY
11. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO. 2003/7114
KARAR NO. 2004/1613
KARAR TARİHİ. 23.2.2004

> MADDİ TAZMİNAT DAVASI ( Davalıya Ait Aracın Kaza Sonucu Davacıya Ait Araca Verdiği Hasar Nedeniyle )

> SİGORTACININ SORUMLULUĞU ( Aracın Onarım Süresince Çalıştırılmamasından Kaynaklanan Kazanç Kaybının Trafik Sigortası Kuvertürü Dışında Kalması )

> DEĞER KAYBI ( Trafik Kazası Sonucu Araçta Meydana Gelen Değer Kaybının Sigorta Teminatı Kapsamında Kalması )

> ONARIM SÜRESİNCE KAZANÇ KAYBI ( Trafik Sigortası Teminat Kapsamı Dışında Kalması-Bu Kalemden Sigortacının Sorumlu Tutulamaması )

6762/m.1301

ÖZET : Trafik kazası sebebiyle hasar gören aracın onarım süresince çalıştırılamaması sebebiyle oluşan "kazanç kaybı", trafik sigortası kuvertürü dışında kalmaktadır. Mahkemece, araçta oluşan hasarın, aracın değerini olumsuz yönde etkilemesi sonucu meydana gelen "değer kaybının" sigorta teminatı kapsamında olduğuna ilişkin Dairemiz kararları yanlış değerlendirilerek düzenlenen hatalı bilirkişi raporuna dayalı hüküm kurulması ve davalı sigortacının, "kazanç kaybı" nedeniyle oluşan zarardan da sorumlu tutulması bozmayı gerektirmiştir.

DAVA : Taraflar arasında görülen davada Ankara 6.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.04.2003 tarih ve 2002/424 – 2003/387 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı sigorta şirketi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili, davalıların sürücüsü ve zorunlu trafik sigortacısı bulundukları aracın çarpması sonucu, müvekkiline ait aracın ( 134.384.849.- )TL hasara uğradığını ileri sürerek, anılan meblağın olay tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu bulunduğu, davacının ( 31.210.863.- )TL hasar bedeli, ( 100.000.000.- )TL kazanç kaybı olmak üzere toplam ( 131.210.863.- )TL talep edebileceği gerekçesiyle, davanın anılan meblağ üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı İ. Sigorta A.Ş. vekili temyiz etmiştir.

Dava, haksız fiilden kaynaklanan alacağın tazmini istemine ilişkindir.

Trafik kazası sebebiyle hasar gören aracın onarım süresince çalıştırılamaması sebebiyle oluşan "kazanç kaybı", trafik sigortası kuvertürü dışında kalmaktadır. Mahkemece, araçta oluşan hasarın, aracın değerini olumsuz yönde etkilemesi sonucu meydana gelen "değer kaybının" sigorta teminatı kapsamında olduğuna ilişkin Dairemiz kararları yanlış değerlendirilerek düzenlenen hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması ve davalı zorunlu trafik sigortacısının, "kazanç kaybı" nedeniyle oluşan zarardan da sorumlu tutulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı sigorta şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı sigortacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.02.2004 tarihinde oybirliğiyle karar verildİ.

T.C.
YARGITAY
17. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO. 2010/120
KARAR NO. 2010/5116
KARAR TARİHİ. 3.6.2010

>BİLİRKİŞİ RAPORU ( Aracın Önceki Kaza Nedeniyle Meydana Gelen Hasar Durumu ve Bu Hasar Sebebiyle 2. El Piyasa Değeri Yeterince İrdelenmediğinden Rapor Hüküm Temaya Elverişli Olmadığı Gibi Araç Hasarı Konusunda Ne Şekilde Uzmanlığı Bulunduğu Anlaşılamayan Sigortacı Bilirkişiden Rapor Aldırılamayacağı )
>ARAÇ HASARI ( Tazminat Davası – Aracın Önceki Kaza Nedeniyle Meydana Gelen Hasar Durumu ve Bu Hasar Sebebiyle 2. El Piyasa Değeri Yeterince İrdelenmediğinden Rapor Hüküm Temaya Elverişli Olmadığı )
>KASKO SİGORTASI ( Sigortalı Aracın Önceki Hasarının da Değerlendirilerek Aracın 2.El Piyasa Rayiç Değeri İle Sovtaj Değerinin Tespit Edildiği ve Gerekçeli Denetime Elverişli Dosyadaki Bilirkişi Raporunun Değerlendirildiği Bir Rapor Aldırılması Gerektiği )
1086/m.275

ÖZET: Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ilk kazadan sonra yapılan onarımla davalı şirkete kasko sigortası yapılmadan önce görülerek teminat altına alındığından onarımının gereken şekilde yapıldığı ancak değer kaybına da uğradığı kabul edilerek aracın 2. el piyasa değeri ve sovtaj değeri tespit edilmiş ise de, aracın önceki kaza nedeniyle meydana gelen hasar durumu ve bu hasar sebebiyle 2. el piyasa değeri yeterince irdelenmediğinden rapor hüküm temaya elverişli olmadığı gibi araç hasarı konusunda ne şekilde uzmanlığı bulunduğu anlaşılamayan sigortacı bilirkişiden rapor aldırılması da doğru görülmemiştir.
Mahkemece İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden seçilecek uzman makine mühendisi bilirkişi kurulundan tüm dosya kapsamı ve sigortalı aracın önceki hasarının da değerlendirilerek aracın 2.el piyasa rayiç değeri ile sovtaj değerinin tespit edildiği, gerekçeli denetime elverişli dosyadaki bilirkişi raporunun değerlendirildiği bir rapor aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.

DAVA: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR: Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı müvekkiline ait aracın tek taraflı trafik kazasında hasarlandığını, ekspertiz raporunda 28.856 TL tutarında hasar tespit edildiğini, müvekkilince aracın olay yerinden servise çektirilmesi için 500 TL ödendiğini, davalının ihbara rağmen hasar bedelini ödememesi nedeniyle toplam 29.356 TL asıl alacak üzerinden Adıyaman 2. İcra müdürlüğünün 2006/1435 sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, davalının ödeme emrinin tebliğinden sonra icra dosyasına 11.000 TL asıl alacak ve ferilerini ödediğini, bakiye kısma itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacıya ait aracın öncesinde de pert olacak şekilde hasarlandığını, davacının aracı müvekkili şirketten hasarlı olarak satın alan 3 kişiden satın aldığını, davaya konu kaza nedeniyle de aracın pertinin uygun görüldüğünü ancak önceki kaza nedeniyle piyasa rayicinin düştüğünü müvekkili tarafından bu hususlar gözetilerek aracın piyasa rayicinin ve sovtaj bedelinin tespit edildiğini, araç davacıda kaldığından bakiye 11.000 TL’nin ödenerek sorumluluklarının yerine getirildiğini, davacının talebinin fahiş olduğunu, alacak likit olmadığından inkar tazminatına karar verilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalının Adıyaman 2. İcra Müdürlüğünün 2006/1435 sayılı dosyasına yönelik itirazının 9.500 TL asıl alacak yönünden iptali ile bu alacağa takip tarihinden işleyecek yasal faizi oranı üzerinden takibin devamına, şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı F. D. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının, davalı Axa Sigorta A.Ş vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı Axa Sigorta A.Ş vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, kasko sigortası sözleşmesine dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının 3.3.1.2 maddesi uyarınca, onarım masrafları, sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşar ya da taşıt onarım kabul etmez ise taşıt tam hasara uğramış sayılır. Aracın tam ziyana uğraması halinde sigortacının azami sorumluluk haddini geçmemek üzere, hasar anındaki gerçek değeri ödenir. HUMK. nun 275. maddesi hükmü uyarınca “Mahkemece, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir.”
Davacıya ait araç öncesinde 3. kişi adına trafikte kayıtlı iken 10.6.2005 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu ağır hasarlı sayılarak pert total işlemi uygulanmış, araç hasarlı olarak satın alan dava dışı Ö. F. Y.’dan davacı F. D. satın alarak aracı tamir ettirmiş ve bilahare 20.11.2005 tarihinde davaya konu kaza nedeniyle yine perti uygun görülecek şekilde hasarlanmıştır. Davacı aracı 15.3.2005 tarihinde trafiğe çıkarılan 2005 model Mondeo otomobildir. Önceki riziko nedeniyle düzenlenen hasar dosyası getirilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ilk kazadan sonra yapılan onarımla davalı şirkete kasko sigortası yapılmadan önce görülerek 50.000 TL üzerinden teminat altına alındığından onarımının gereken şekilde yapıldığı ancak değer kaybına da uğradığı kabul edilerek aracın 2. el piyasa değeri ve sovtaj değeri tespit edilmiş ise de, aracın önceki kaza nedeniyle meydana gelen hasar durumu ve bu hasar sebebiyle 2. el piyasa değeri yeterince irdelenmediğinden rapor hüküm temaya elverişli olmadığı gibi araç hasarı konusunda ne şekilde uzmanlığı bulunduğu anlaşılamayan sigortacı bilirkişiden rapor aldırılması da doğru görülmemiştir.
Bu durumda mahkemece İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden seçilecek uzman makine mühendisi bilirkişi kurulundan tüm dosya kapsamı ve sigortalı aracın önceki ( 10.6.2005 tarihli kaza sebebiyle oluşan ) hasarının da değerlendirilerek aracın 2.el piyasa rayiç değeri ile sovtaj değerinin tespit edildiği, gerekçeli denetime elverişli dosyadaki bilirkişi raporunun değerlendirildiği bir rapor aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru değildir.

SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı Axa Sigorta A.Ş vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Axa Sigorta A.Ş vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 111, 35.-TL fazla alınan peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı sigorta şirketine geri verilmesine, 03.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

T.C.
YARGITAY
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO. 2011/11129
KARAR NO. 2011/15029
KARAR TARİHİ. 10.10.2011

>ARAÇ KİRALAMA SÖZLEŞMESİ ( Kötü Kullanım Sebebiyle Araç Hasarı Nedeniyle Tazminat – Davalının Aracı Kullanım Süresi ve Araçta Oluşan Arızanın Boyutu Dikkate Alınarak Müterafik Kusurun da Değerlendirilmesi Suretiyle Oluşacak Sonuca Göre Karar Verileceği )
>KÖTÜ KULLANIM SEBEBİYLE ARAÇ HASARI NEDENİYLE TAZMİNAT ( Araç Kiralama Sözleşmesi – Davalının Aracı Kullanım Süresi ve Araçta Oluşan Arızanın Boyutu Dikkate Alınarak Müterafik Kusurun da Değerlendirilmesi Suretiyle Karar Verileceği )
>MÜTERAFIK KUSUR ( Araç Kiralama Sözleşmesi/Kötü Kullanım Sebebiyle Araç Hasarı Nedeniyle Tazminat – Araçta Oluşan Arızanın Boyutu Dikkate Alınarak Müterafik Kusurun da Değerlendirilmesi Suretiyle Oluşacak Sonuca Göre Karar Verileceği )
>ARAÇ HASARI NEDENİYLE TAZMİNAT ( Araç Kiralama Sözleşmesi/Kötü Kullanım Sebebiyle – Davalının Aracı Kullanım Süresi ve Araçta Oluşan Arızanın Boyutu Dikkate Alınarak Müterafik Kusurun da Değerlendirilmesi Suretiyle Karar Verileceği )
818/m.43,44,98/2

ÖZET: Dava araç kiralama sözleşmesinden doğan ve kötü kullanım sebebiyle araçta hasar meydana geldiği ileri sürülerek fazlaya dair hakların saklı tutularak tazminatın tahsiline karar verilmesi istenilmiştir. Taraflar arasında “rent a car” sözleşmesinin bulunduğu tartışmasızdır. Aracı kullanmak için teslim alan davalının seyir halindeyken aracın yağ lambasının yandığı, davalının motor yağı koyduğu, bir süre sonra ise araç motorundan sesler gelmeye başladığı, davalının Cumhuriyet Savcılığındaki ifadesinden anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının aracı kullanım süresi ve araçta oluşan arızanın boyutu dikkate alınarak, B.K.nun 98/2. maddesi delaletiyle aynı Kanunun 43 ve 44. maddeleri uyarınca müterafik kusurunda değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.

DAVA: Dava dilekçesinde 4.225 TL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

KARAR: Dava dilekçesinde; davacının araç kiralama işi yaptığı, 22.11.2009 tarihinde davalının … … … plakalı aracı kiraladığı, ancak kötü kullanımı sebebiyle araçta hasar meydana geldiği ileri sürülerek fazlaya dair hakların saklı tutularak 4.225,00 TL tazminatın tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

Taraflar arasında “rent a car” sözleşmesinin bulunduğu tartışmasızdır. Aracı kullanmak için teslim alan davalının seyir halindeyken aracın yağ lambasının yandığı, davalının motor yağı koyduğu, bir süre sonra ise araç motorundan sesler gelmeye başladığı, davalının Cumhuriyet Savcılığındaki 26.11.2009 tarihli ifadesinden anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının aracı kullanım süresi ve araçta oluşan arızanın boyutu dikkate alınarak, B.K.nun 98/2. maddesi delaletiyle aynı Kanunun 43 ve 44. maddeleri uyarınca müterafik kusurunda değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde temyiz edene iadesine, 10.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bilgiler: Tarih-Gönderici: hukukçu — 16 Ara 2014, 08:43