Etiket arşivi: takibinin

Yargıtay Hukuk Daireleri Kararları • İCRA TAKİBİNİN GEÇİCİ DURDURULMASI, TAZMİNAT VE PARA CEZASI

YARGITAY 12. Hukuk Dairesi
ESAS: 2013/8899
KARAR: 2013/17866

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

1- Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Alacaklının katılma yolu ile yapmış olduğu temyize ilişkin dilekçesinin kaydının olmadığı gibi harcının da yatırılmadığı anlaşıldığından temyiz dilekçesinin REDDİNE,

2- Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Borçlunun icra mahkemesine başvurusunda imzaya itirazının yanında borca ve borcun tüm fer’ilerine itiraz ettiği halde mahkemece anılan itirazlar yönünden inceleme yapılmaması ve olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi isabetsizdir.

Öte yandan, İİK.nun 170/3.maddesi uyarınca takip geçici olarak durdurulmuş ise itirazın reddi halinde borçlunun tazminata ve para cezasına mahkum edileceği hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda 04.05.2011 vadeli 7.600,00 TL miktarlı senede dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla yapılan takipte, alacaklı 7.600 TL asıl alacak ile birlikte 8.562,91 TL toplam alacak üzerinden takibe geçmiş olup imzaya itiraz üzerine takip mahkemenin tedbir kararıyla durdurulmuştur. Yapılan yargılama sonunda mahkemece imzaya itirazın reddine karar verilmiş, ayrıca takip durdurulduğundan takip konusu üzerinden %20 tazminata hükmedilmiştir. Yukarıda anılan madde hükmüne göre para cezası asıl alacak üzerinden verilmesi gerekirken takip konusu alacağın tamamı üzerinden verilmesi doğru değildir. Diğer taraftan her ne kadar hükümde para cezasının asıl alacak üzerinden verildiği belirtilmiş ise de hesaplamanın toplam alacak üzerinden yapılarak 856,30 TL para cezasına hükmedilmesi de isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bilgiler: Tarih-Gönderici: admin — 15 Oca 2015, 01:43


Yargıtay, Hükümdeki kalemlerin her biri ayrı ayrı ilamlı icra takibinin konusu olabilir

Yargıtay H.G.K. 2010/12-138 E. ve 2010/169 K. Sayılı İçtihatı – İlamların İcrası –
YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARIE.2010/12-138
K.2010/169

Taraflar arasındaki “Şikayet“ davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 4. İcra Hukuk Hukuk Mahkemesi`nce davanın kabulüne dair verilen 22.09.2008 gün ve 2008/922 E., 2008/840 K. sayılı kararın incelenmesi alacaklı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi`nin 09.03.2009 gün ve 2008/24958 E., 2009/4787 K. sayılı ilamı ile onanmış, alacaklı vekilinin karar düzeltme talebi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesi`nin 13.10.2009 gün ve 10422- 18967 sayılı ilamı ile;

( … Takip dayanağı Antalya 2. idare Mahkemesi`nin 25.04.2008 tarih ve 2005/833 Esas 2008/827 Karar sayılı ilamında, “240.000.-YTL maddi, 10.000.- YTL manevi tazminatın, 17.500.-YTL nispi vekalet ücretinin, ayrıca toplam 13.791,90.-YTL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine“ karar verildiği anlaşılmaktadır. Alacaklı tarafça mahkemece hükmedilen bu k yapılmıştır. Borçlu idare, ilamda hükmedilen kalemlerin üç ayrı ilamlı icra takibine konu edilmesini, mükerrer takibe sebebiyet verildiğinden dolayı şikayet konusu yapmıştır.
Dairemizin müstekar içtihatları gereği ilamda yazılı olan asıl alacak ve yargılama giderleri ile vekalet ücreti yönünden tek bir takip yapılabileceği gibi ayrı ayrı takip yapılması da mümkündür.İlamda hükmedilen asıl alacak ve buna bağlı fer`i alacaklar yönünden ayrı ayrı takip yapılmasını engelleyen yasa hükmü bulunmadığından, mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bu nedenle bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla; alacaklı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir… ),

Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu`nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu`nca da benimsenen özel daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının özel daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK`nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 24.03.2010 gününde ikinci görüşmede oyçokluğu ile karar verildi