Etiket arşivi: TESPİTİDAVA

Yargıtay Hukuk Daireleri Kararları • SOYBAĞININ TESPİTİ,DAVA AÇMA SÜRESİ,ANAYASA MAHK,İPTAL KARAR

T.C
YARGITAY
2.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO.2013/1161
KARAR NO.2013/2981
KARAR T.11.02.2013

>ERGİN ÇOCUK İLE BABA ARASINDAKİ SOYBAĞININ BELİRLENMESİ–DAVA AÇMA SÜRESİ–ANAYASA MAHKEMESİNİN İPTAL KARARI

4721 s. TÜRK MEDENİ KANUNU Madde 303

ÖZET:Ergin çocuğun babası ile arasındaki soybağının belirlenmesine ilişkin, çocuk hakkında bir yıllık dava açma süresi, çocuğa doğumdan sonra kayyım atanmışsa, atamanın kayyıma tebliği tarihinde; hiç kayyım atanmamışsa, çocuğun ergin olduğu tarihte işlemeye başlayacağı TMK.nın 303. maddesinde belirtilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin kararıyla hak düşürücü süre Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş, kararda yer alan bir yıllık erteleme süresinin sona ermesiyle iptal kararı yürürlüğe girmiş, bu süre yürürlükten kalkmıştır. İptal kararının yürürlüğe girmesinin ertelendiği süre içinde iptal hükmünün ortaya çıkardığı hukuki boşluk, yeni bir yasal düzenleme ile doldurulmadığından, iptal kararından sonraki yeni durum dikkate alınarak çocuk tarafından açılan babalık davasının hak düşürücü süre geçtiği gerekçesi ile reddi yerine, işin esası incelenerek bir karar vermek gerekir.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı, 15.3.1947′de evlilik haricinde doğmuş, Türk Kanunu Medenisi’nin 290. maddesine göre annesinin kızlık hanesine 11.11.1963 tarihinde tescil edilmiştir. Annesi Selvinaz “bekar”olarak ölmüştür. Davacı; annesinin, davalıların mirasbırakanın Tevfîk ile gayri resmi olarak karı koca gibi birlikte yaşadığını, kendisinin de bu gayriresmi ilişkiden doğduğunu ileri sürerek, babasının (ölü) Tevfik olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Buna göre dava, ergin çocuk ile baba arasındaki soybağının belirlenmesine (babalığa) ilişkindir. (TMK. m. 301) Mahkemece, “Türk Medeni Kanununun 303. maddesindeki hak düşürücü sürenin geçtiği” gerekçesiyle dava reddedilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir.

Çocuğun dava açma süresine ilişkin 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 303. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Çocuğa doğumdan sonra kayyım atanmışsa, çocuk hakkında bir yıllık süre, atamanın kayyıma tebliği tarihinde; hiç kayyım atanmamışsa, çocuğun ergin olduğu tarihte işlemeye başlar…” cümlesi Anayasa Mahkemesinin 27.10.2011 tarihli ve 2010/71 esas 2011/143 karar sayılı kararıyla Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş, iptal kararı 7.2.2012 tarihli 28197 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmış, kararda yer alan “bir yıllık” erteleme süresinin sona ermesiyle iptal kararı 07.02.2013 tarihinde yürürlüğe girmiştir. İptal hükmünün yürürlüğe girmesiyle, davanın reddinin dayandırıldığı 303. maddenin ikinci fıkrası artık yürürlükten kalkmıştır. (6216 s. Anayasa Mah. Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hk. Kanun m.66/3) Böyle bir durumda, iptal kararının yürürlüğe girmesinin ertelendiği süre içinde iptal hükmünün ortaya çıkardığı hukuki boşluk, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından yeni bir yasal düzenleme ile doldurulmadığına göre; artık mahkemece, iptal kararından sonraki yeni durum dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekecektir. Bu bakımdan davanın “hak düşürücü süre geçtiği” gerekçesiyle reddi, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe girmesiyle hukuki dayanağını yitirmiştir. O halde, çocuk tarafından açılan babalık davasını, iptal edilen kanun hükmü dışında hak düşürücü süreye tabi tutan başka bir yasal hüküm de bulunmadığına göre, bu husus nazara alınarak işin esası incelenmek ve hasıl olacak neticesine göre bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.

Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple (BOZULMASINA), temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 11.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bilgiler: Tarih-Gönderici: hukukçu — 20 Oca 2015, 08:53