Etiket arşivi: Y12HD

Y12HD 6.5.2010 E.2009/29889 – K.2010/11388


 Y12HD 6.5.2010 E.2009/29889 – K.2010/11388

– Haczedilmezlik (Vakıf Sandıkları Maaşı)
– Haczi Kabil Olmayan Mallar
– Vakıf Sandığının Statüsü (Haczedilmezlik Şikayeti)

SSK.128, Geç.20 – 5510 Sa.Ka.93/1

506 Sayılı Kanun`un geçici 20. maddesi kapsamında kurulan sandıklarca bağlanan aylıkların 5510 Sayılı Yasa`nın 93/1. maddesi uyarınca haczi mümkün değildir.

Borçlunun maaş aldığı vakıf sandığının statüsü incelenerek, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda haczedilmezlik şikayeti hakkında bir karar verilmesi gerekir.

DAVA ve KARAR:

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ KARARI:

506 Sayılı Kanun`un geçici 20. maddesi kapsamında kurulan sandıklar, 9.3.1983 gün ve 1983/1-1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da açıkça belirtildiği üzere, Sosyal Sigortalar Kurumu, Bağ-Kur ve T.C.Emekli Sandığı gibi sosyal güvenlik kuruluşlarındandır.

Geçici 20. madde kapsamında olan sandıklar; bağlı bulundukları kuruluşların personeli ile ilgili olarak, 506 Sayılı Kanun`un sistematiği içinde Sosyal Sigortalar Kurumu`nun yüklendiği görevleri ve sağladıkları hakları yerine getirmek üzere kuruldukları için, sosyal güvenlik hukukunun temel ilkelerinin bu sandıklar için de geçerli olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle 506 Sayılı Kanun`un geçici 20. maddesi kapsamında kurulan sandıklarca bağlanan aylıkların 5510 Sayılı Yasa`nın 93/1. maddesi uyarınca haczi mümkün değildir.

Ancak 506 Sayılı Kanun`un 128. maddesi uyarınca kurulmuş olan sandıklardan alınan maaşların ise haczi mümkündür.

O halde borçlunun maaş aldığı vakıf sandığının statüsü incelenerek, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda haczedilmezlik şikayeti hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir.

SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.

Y.12.H.D. 6.5.2010 E.2009/29889 – K.2010/11388

PicLensButton Y12HD 6.5.2010 E.2009/29889 – K.2010/11388

Y12HD 11.3.2010 E.2009/24095 – K.2010/5738


 Y12HD 11.3.2010 E.2009/24095 – K.2010/5738

– Bankanın 89/1 İhbarnamesinde Sorumluluğu (Borçlu Hesabının İşlemesi)
– Borçlu Hesabına 89/1 İhbarnamesi Gönderilmesi (Bankanın Sorumluluğu)
– Hacizli Banka Hesabının İşletilmesi
– Rehinli Banka Hesabının İşletilmesi

İİK.89

89/1 ihbarnamesi gönderilen banka hesabının banka nezdinde rehinli olduğu bildirildiği halde; hesap hareketlerinin sürdürüldüğü, hesaplardaki tutarların haciz ve rehinli olduğuna yönelik beyanına bankaca aykırı davranıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda 89/1 ihbarının tebliğinden sonraki borçlu lehine gerçekleştiğinden; bankanın hesap hareketleri miktarı kadar tazminatla sorumlu olması gerekir.
Mahkemece bu konuda yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak 3. şahıs Garanti Bankası Kadıköy Osmanağa Şubesi Müdürlüğünün sorumlu olduğu tazminat tutarına hükmedilmek gerekirken yazılı şekilde şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir.

DAVA ve KARAR:

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ KARARI:

Üçüncü şahıs bankaya gönderilen 89/1 ihbarına karşı verilen cevapta dosya borçlusunun şubelerinden kullandığı gayrimenkul kredileri ve çek karnesinden doğan bankalarının sorumluluğu nedeniyle bankamıza borçlu olduğu ve bildirilen 4 adet hesaplarda bulunan tutarların bankalarına rehinli olduğu bu nedenle bankalarının rehin, takas, mahsup haklarından sonra gelmek kaydıyla 4 adet hesaplardaki tutarlar üzerine haciz işlendiği bu nedenle başkaca borçlunun bir hak ve alacağı bulunmadığı bildirilmiştir.
Mahkemece 4 ayrı hesap üzerine yaptırılan bilirkişi hesap tutarlarının banka nezdinde rehinli olduğu bildirildiği halde hesap hareketlerinin sürdürüldüğü ve “ havale geliri, eft işlemleri maaş ödemesi vergi iadesi ödemesi ve hizmet bedeli komisyon tahsilatı gibi işlemlerin ” borçlu lehine üçüncü şahıs banka tarafından sürdürülerek hesaplardaki tutarların haciz ve rehinli olduğuna yönelik beyanına bankaca aykırı davranıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda 89/1 ihbarının tebliğinden sonraki borçlu lehine gerçekleştiğinden hesap hareketleri miktarı kadar tazminatla sorumlu olması gerektiğinden mahkemece bu konuda yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak 3. şahıs Garanti Bankası Kadıköy Osmanağa Şubesi Müdürlüğünün sorumlu olduğu tazminat tutarına hükmedilmek gerekirken yazılı şekilde şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir.

SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.

Y.12.H.D. 11.3.2010 E.2009/24095 – K.2010/5738

PicLensButton Y12HD 11.3.2010 E.2009/24095 – K.2010/5738

Y12HD 3.5.2010 E.2009/29850 – K.2010/10936


 Y12HD 3.5.2010 E.2009/29850 – K.2010/10936

– Anonim Şirket Hissesinin Haczi
– Hisse Senedi Çıkarılmış Olması Ya Da Olmaması Hallerinde Haciz
– Hisse Senedi Değerinin Takdiri

İİK.88,94

Borçluya ait hisse senetlerinin haczi ve İcra Müdürlüğünce verilen, kıymet takdiri talebinin reddine dair kararın iptali talebi ile açılan davada:
Şikayetçi şirketin hisse senedi çıkardığı yönündeki iddiası, resmi kayıtlar incelenerek İcra Mahkemesince tespit edilmemiştir.
Mahkemece gerektiğinde bilirkişi incelemesiyle şirketin resmi kayıt, defter ve belgeleri incelenerek hisse senedi çıkarılıp çıkarılmadığı araştırılarak ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. O halde eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

DAVA ve KARAR:

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ KARARI:

Alacaklı vekili, borçluya ait hisse senetlerinin haczi ve kıymet takdiri yapılması istediğini İcra Müdürlüğünce ret edildiğini reddin iptalini istemiştir.

Mahkemece, haczin zaten İİK`in 94. maddesi gereği yapıldığını, kıymet takdirinin İcra Müdürlüğünce yapılması gerektiği gerekçesiyle şikayetin kabulüne karar verilmiştir.
Anonim şirketlerde hisse senedi çıkarılması zorunluluğu yoktur. Hisse senedi çıkarılmış ise, bunlar menkul mallarla ilgili haciz ve muhafaza hükümlerini düzenleyen İİK`in 88. maddesi uyarınca İcra Müdürlüğünce haczedilebilir ve muhafaza altına alınır.

Hisse senedi çıkarılmamış ise, borçlunun 3. kişi nezdinde bulunan ve henüz kıymetli evraka bağlanmamış, hisse hakları İİK`in 94. maddesi gereğince İcra Müdürlüğü tarafından mahalline bizzat gidilerek ve pay defterine işlenmek suretiyle haciz işlemi yapılabilir.

Haciz keyfiyeti de borçlunun hissesini elinde bulunduran 3. şahıslara ihbar edilir. Anonim ve hisseli komandit şirketlerin henüz kıymetli evrak niteliğinde senede bağlanmamış hisselerinin haczinde İİK`in 94. maddesi doğrultusunda yapılan tebliğden sonra şirket idaresi itirazda bulunmamış veya itiraz reddedilmiş ise hisselerin borçlu adına ve hesabına şirket nezdinde ve mamelekinde bulunduğu kesinleşir.

Somut olayda, şikayetçi şirketin hisse senedi çıkardığı yönündeki iddiası, resmi kayıtlar incelenerek İcra Mahkemesince tespit edilmemiştir. Mahkemece gerektiğinde bilirkişi incelemesiyle şirketin resmi kayıt, defter ve belgeleri incelenerek hisse senedi çıkarılıp çıkarılmadığı araştırılarak ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. O halde eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenler BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.

Y.12.H.D. 3.5.2010 E.2009/29850 – K.2010/10936

PicLensButton Y12HD 3.5.2010 E.2009/29850 – K.2010/10936

Y12HD 11.1.2010 E.2009/29141 – K.2010/68


 Y12HD 11.1.2010 E.2009/29141 – K.2010/68

– Takibin İptali (Bono Vasfı – Hak Düşürücü Süre)
– Bono Vasfi (Takibin İptali – Hak Düşürücü Süre)
– Hak Düşürücü Süre (Bono Vasfı Sebebiyle Borca İtiraz) –

İİK.168

Borçlunun, senedin kambiyo senedi vasfını haiz olmadığına yönelik şikayetini yasal (5) günlük süre içerisinde icra mahkemesine bildirmesi gerekir. Söz konusu süre kesin süre olup, başvurulmaması halinde hak düşürücü süre sebebiyle sürenin uzatılması mümkün değildir.

DAVA ve KARAR:

Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine, bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ KARARI:

Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe karşı borçlu, söz konusu senetlerin bono vasfını haiz olmadığını belirterek takibin iptalini talep etmiştir.

İİK`nun 168/3. maddesi uyarınca, yapılan takibin şekline göre,  borçlu, senedin kambiyo senedi vasfını haiz olmadığına yönelik şikayetini  yasal (5) günlük süre içerisinde icra mahkemesine bildirmesi gerekir. Söz konusu süre kesin süre olup, başvurulmaması halinde hak düşürücü süre sebebiyle sürenin uzatılması mümkün değildir.

Somut olayda yapılan takiple ilgili olarak gönderilen 10 örnek ödeme emri, borçluya 7.1.2009 tarihinde tebliğ edilmiş olup, borçlu da tebliğ tarihinin 7.1.2009 olduğunu şikayet dilekçesinde belirtmiştir.

Bu durumda şikayetin yasal 5 günlük süre içerisinde (en geç 12.1.2009 tarihinde) yapılması gerekirken, bu süreden sonra 13.1.2009 tarihinde başvuruda bulunulduğundan ve bu hususun mahkemece re`sen gözetilmesi gerektiğinden, borçlu isteminin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken işin esası incelenerek istemin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.

Y.12.H.D. 11.1.2010 E.2009/29141 – K.2010/68

PicLensButton Y12HD 11.1.2010 E.2009/29141 – K.2010/68

Y12HD 11.1.2010 E.2009/29291 – K.2010/37


 Y12HD 11.1.2010 E.2009/29291 – K.2010/37

– Emekli Maaşının Haczi (İstirdat)

– Emekli Maaşı Haczinde İstirdat

– İcra Tetkik Merciinin Emekli Maaşı Haczinde İstirdat Kararı Vermesi –

SSK.121

Borçlu`nun SSK.`dan almakta olduğu emekli maaşına konulan haczin kaldırılmasına dair karar yasaya uygun ise de;
Şikayetten önce yapılan kesintilerin de iadesi için genel mahkemede açılacak istirdat davasında hüküm alınması zorunludur.
Merci tarafından borçlunun emekli maaşından yapılan kesintilerin, kesinti tarihinden itibaren alacaklıdan alınarak borçluya verilmesi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

DAVA ve KARAR:

Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine, bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ KARARI:

Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

Şikayetçi borçlu tarafından İcra Mahkemesine sunulan dilekçede SSK.`dan almakta olduğu emekli maaşına konulan haczin 506 sayılı Yasanın 121. maddesine aykırı olduğundan bahisle kaldırılması isteminde bulunulmuş ve mahkemece yasaya uygun bu istek kabul edilmiştir.

Ancak, mahkemece şikayetten önce yapılan kesintilerin de iadesi yönünde hüküm tesis edilmiş ise de, sözü edilen ödemelerin geri alınması ancak bu konuda genel mahkemede açılacak istirdat davası yoluyla mümkün olabilir. Açıklanan nedenlerle borçlunun emekli maaşından yapılan kesintilerin, kesinti tarihinden itibaren alacaklıdan alınarak borçluya verilmesi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.

Y.12.H.D. 11.1.2010 E.2009/29291 – K.2010/37  

PicLensButton Y12HD 11.1.2010 E.2009/29291 – K.2010/37

Y12HD 23.2.2010 E.2009/28384 – K.2010/4090


 Y12HD 23.2.2010 E.2009/28384 – K.2010/4090

– Yabancı Para Alacağının Tahsiline Dair İlamın Takibe Konulması
– Yabancı Para Alacağının Tahsili
– Yabancı Para Borcunda Faiz –

3095 Sa.Ka.4/a – 818 Sa.Ka.83/son

Takibe konu ilamda yabancı para alacağının, ilamda belirli dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun`un 4/a. maddesi dikkate alınarak faiz hesaplanmasına hükmedildiğinden, ilamla alacaklının Borçlar Kanunu`nun 83/son maddesinde belirtilen tercih hakkı ortadan kaldırılmış ve borcun ödenme şekli hükme bağlanmıştır.

Bu nedenle hükmedilen asıl alacağa, dava tarihinden takip tarihine kadar yabana para cinsinden faiz tahakkuk ettirildikten sonra bulunacak alacağın takip tarihi itibariyle TL.`ye çevrilmesi gerekmektedir.

DAVA ve KARAR:

Mahalli mahkemece verilen kararın onanmasını mutazammın 28.9.2009 tarih, 10853-17033 sayılı Daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine, bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ KARARI:

Borçlar Kanunu`nun 83/son maddesi hükmüne göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcu vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk Parası ile ödenmesini isteyebilir.

Takip dayanağı ilamda, 55.000.- Amerikan Doları`nın dava tarihi olan 24.12.2002 tarihinden itibaren devlet bankalarının dövize uyguladığı en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline” karar verilmiştir.

Takip talebinde ise 55.000.- Amerikan Doları`nın 24.12.2002 tarihinde geçerli döviz kurundan TL.`ye çevrildiği, bu tarihten 14.7.2008 olan takip tarihine kadar miktarı belirtilmeksizin yasal faiz talep edildiği görülmektedir.

Takibe konu ilamda yabancı para alacağının, ilamda belirli dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun`un 4/a. maddesi dikkate alınarak faiz hesaplanmasına hükmedildiğinden, ilamla alacaklının Borçlar Kanunu`nun 83/son maddesinde belirtilen tercih hakkı ortadan kaldırılmış ve borcun ödenme şekli hükme bağlanmıştır. Bu nedenle hükmedilen asıl alacağa, ilam dava tarihinden takip tarihine kadar yabana para cinsinden faiz tahakkuk ettirildikten sonra bulunacak alacağın takip tarihi itibariyle TL.`ye çevrilmesi gerekmektedir.

Mahkemece yaptırılan ve gerekçede yer verilen 20.2.2009 tarihli rapor yukarıda belirtilen ilkelere uygun olup, bu rapor esas alınarak icra emrinin düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, bu raporun yorumlanmasında hataya düşülerek şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla, borçlu vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.

SONUÇ: Borçlu vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 28.9.2009 tarih ve 2009/10853 E. – 2009/17033 K. sayılı onama ilamının kaldırılarak mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.

Y.12.H.D. 23.2.2010 E.2009/28384 – K.2010/4090

PicLensButton Y12HD 23.2.2010 E.2009/28384 – K.2010/4090

Y12HD 5.4.2010 E.2009/26582 – K.2010/8064


 Y12HD 5.4.2010 E.2009/26582 – K.2010/8064

– Yurt Dışından Alınan Emekli Maaşının Haczi (İçtihat Değişikliği)
– Kısmen Haczi Caiz Olan Şeyler (Emekli Maaşı)
– Emekli Maaşının Haczi (Yurt Dışından Alınan) –

İİK.83

Yurt dışından alınan “emekli maaşının” haczedilemeyeceği yönünde özel bir yasa hükmü bulunmadığından, işbu emekli maaşlarının -tamamen- haczinin mümkün olduğuna dair içtihat terk edilerek; yurt dışından alınan emekli maaşlarının İİK.m.83 mucibince kısmen (1/4 inden az olmamak üzere) haczedilebileceğine karar verilmiştir.

DAVA ve KARAR:

“Borçlunun Almanya İşçi Emeklilik Sigorta Kurumunda emekli maaşı aldığı hususu tartışmasızdır.”

Her ne kadar Dairemizin, yurtdışından alınan emekli maaşının tamamının haczini engelleyen özel bir yasa hükmü bulunmadığından bahisle, yurtdışı emekli maaşlarının tamamının haczedilebileceğine dair içtihatları bulunmakta ise de,

Yargıtay HGK. nun, önüne gelen benzer bir konuda verdiği 2009/12-166 Esas sayılı 10.6.2009 tarihli kararından sonra bu görüş değiştirilerek yurtdışından bağlanan emekli maaşları, İİK.nun 83. maddesi kapsamında değerlendirilmeye başlanılmıştır.
“Kısmen haczi caiz olan şeyler” başlığını taşıyan söz konusu maddede “… tekaüt maaşları … borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra müdürünce lüzumlu olarak takdir edilen miktar tenzil edildikten sonra haczolunabilir. Ancak haczolunacak miktar bunların dörtte birinden az olamaz. Birden fazla haciz var ise sıraya konur. Sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz için kesintiye geçilemez…” düzenlemesine yer verilmiştir.

Bu bağlamda; Yargıtay HGK. nun 10.6.2009 tarihli kararı Dairemizce de benimsenerek, anılan karar doğrultusunda içtihat değişikliğine gidilmiştir.

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ KARARI:

Somut olayda borçlunun yurtdışından aldığı emekli maaşının tamamının üzerine haciz konulduğu görülmektedir. Borçlu İcra Mahkemesine başvurarak emekli maaşının tamamının haczedilerek kesildiğini, mağdur duruma düştüğünü, maaşı üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece borçlu şikayetinin yukarıda açıklanan kıstaslara uygun olarak incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile şikayetin kabul edilerek haczin tümü ile kaldırılmasına dair hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.

Y.12.H.D. 5.4.2010 E.2009/26582 – K.2010/8064

PicLensButton Y12HD 5.4.2010 E.2009/26582 – K.2010/8064

Y12HD 9.2.2010 E.2009/21230 – K.2010/2520


 Y12HD 9.2.2010 E.2009/21230 – K.2010/2520

–  ÇEKTE TAHSİL CİROSU (Çek Hamilinin Hakları)

– ÇEK HAMİLİNİN HAKLARI (Tahsil Cirosu)

– VEKİL HAMİL (Tahsil Cirosu) –

TTK.600/1-2,730

Çeki lehtarın tahsil cirosu ile devralan alacaklı; vekil hamil durumunda olup, senet üzerinde mülkiyet hakkı olmadığı için cirantayı takip edemez.
Ancak keşideciyi takip edebilir.

Bir diğer anlatımla, çeki tahsil cirosu ile alan hamil, kendi cirantasını takip edemez ise de diğer cirantalar ve keşideci hakkında kambiyo senetlerine mahsus yol ile takip yapmasına yasal engel yoktur.

DAVA ve KARAR:

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp, düşünüldü:

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ KARARI:

Alacaklı K. Tekstil San. Tic. A.Ş. vekili tarafından 20.10.2008 ve 4.11.2008 keşide tarihli çeklere dayalı olarak A. Dış Tic. A.Ş. ve A. Tekstil İşl. San. ve Tic. A.Ş. hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine geçilmiş ve adı geçenlere örnek 10 numaralı ödeme emri tebliğ edilmiştir.

Takip dayanağı çeklerin incelenmesinde, kaşidecinin A. Dış Tic. A.Ş. lehtarı ise A. Tekstil İşl. San. ve Tic. A.Ş. olduğu, lehdarın cirosu ile takip alacaklısının eline geçtikleri, cirolarda “Bedeli tahsil için K. Tekstil San. Tic. A.Ş. Firması`na ciro edilmiştir” açıklamasının yapıldığı görülmektedir.

TTK.`nın 730. maddesini göndermesi ile çekler hakkında da uygulanması gereken aynı Kanunun 600/1. maddesi gereğince ciro, “Bedeli tahsil içindir”, “Kabız içindir”, “Vekaleten de” ibarelerini veya tevkifi ifade eden diğer herhangi bir kaydı ihtiva ederse, hamil poliçeden doğan bütün hakları kullanabilir. Fakat kendisi tarafından yapılan bir ciro ancak tahsil cirosu hükmündedir.

Aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca ise “Poliçeden mesul olanlar bu halde ancak cirantaya karşı ileri sürebilecekleri defilen hamile karşı dermeyan edebilirler.
Çeki lehtarın tahsil cirosu ile devralan alacaklı vekil hamil durumunda olup, senet üzerinde mülkiyet hakkı olmadığı için cirantayı takip edemez. Ancak keşideciyi takip edebilir.” Bir diğer anlatımla, çeki tahsil cirosu ile alan hamil kendi cirantasını takip edemez ise de diğer cirantalar ve keşideci hakkında kambiyo senetlerine mahsus yol ile takip yapmasına yasal engel yoktur.

Somut olayda takip alacaklısına yapılan ciro şerhinde yukarıda yazılan maddede öngörülen koşul vardır. Bu nedenle alacaklı vekilinin borçlu A. Tekstil İşl. San. Tic. A.Ş. yönünden temyiz itirazları yerinde değil ise de;

Takip dayanağı çekleri lehtar A. Tekstil İşl. San. Tic. A.Ş.`den tahsil cirosu ile alan alacaklı K. Tekstil San. Tic. A.Ş. yetkili hamil olmakla, çeklerin kaşidecisi olan borçlu A. Dış Tic. A.Ş. hakkında kambiyo senetlerine mahsus yol ile takip yapmasında yasaya aykırılık bulunmamaktadır.

Ancak, çekleri tahsil cirosu ile iktisap eden alacaklıya karşı, borçlu kaşideci, lehdar ile arasındaki ilişkiden kaynaklanan def’ileri ileri sürebilir. Çeklerin kaşidecisi olan borçlu A. Dış Tic. A.Ş. tarafından bu yönde bir iddia bulunmadığına göre mahkemece adı geçen borçlu yerine şikayetin reddi gerekirken kabulü isabetsizdir.

SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazların kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.

Y.12.H.D. 9.2.2010 E.2009/21230 – K.2010/2520

PicLensButton Y12HD 9.2.2010 E.2009/21230 – K.2010/2520