Etiket arşivi: Y1CD

Y1CD 4.3.2011 E.2008/9648 – K.2011/1245

– Kaldırım Taşı (Silah) – Silah (Kaldırım Taşı) – Silahla Yaralama (Kaldırım Taşı) TCK.6/1-f, 86/1, 3-e Kaldırım taşı silahtan sayılır. DAVA ve KARAR: Ü. L.`yi kasten yaralamaktan sanık S. C.`in yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (S.) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14.5.2008 gün ve ./. sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahil vekili taraflarından […]

Y1CD 31.3.2011 E.2009/5311 – K.2011/1961

– Uykudaki Adamı Öldürme – Beden Veya Ruh Bakımından Kendisini Savunamayacak Durumda Bulunma (Uykudaki Adamı Öldürme) – Tasarlayarak Öldürme (Suç İşlemeye Karar Verme Tarihi) – Tahrik (Cezada İndirimin Takdiri Yönünden) TCK.29, 82/1-d,e Maktulün uyku halinde olması nedeniyle, “beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda” bulunduğu anlaşılmakla, sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK.nun 82/1-e maddesi kapsamında değerlendirilmesi […]

Y1CD 13.7.2011 E.2011/1267 – K.2011/4491

– Meşru Müdafaada Sınırın Aşılması (Mazur Görülebilecek Bir Heyecan Korku Ve Telaş İle) – Haksız Tahrik – Takdiri İndirim Nedenleri – Kasten Öldürmenin Nitelikli Halleri CMK.223/2-c – TCK.25, 27/2, 29, 62, 82/1-d Kararda açıklanan olaylar zinciri içinde; Sanığın, ırzına yönelik ısrarlı saldırılardan vazgeçilmeyeceği ve (babası olan) maktulün o an için son verdiği saldırılarının, tekrarının muhakkak […]

Y1CD 14.7.2011 E.2010/939 – K.2011/4508

– Olası Kasıtla Kasten Öldürme (Kalabalığa Öldürülmek Tehlikesi Ve Korkusu Altında Ateş Etmek) – Meşru Savunma Sınırının Aşılması (Öldürülmek Tehlikesi Ve Korkusu Altında) – Kalabalığa Öldürülme Tehlikesi Ve Korkusu Altında Ateş Etmek CMK.223/3-c – TCK.21/2, 27/2, 29, 62, 81, 86/1 – 1412 Sa.Ka.318 Sanığın, kendisinin ve yanında bulunan eşi ile üç çocuğunun vücut bütünlüğüne yönelmiş, […]

Y1CD 27.4.2011 E.2011/3298 – K.2011/2610

– Yargılamanın İadesi (Ceza Hukukunda – Kesinleşen Kararı Veren Hakimler)
– Kesinleşen Kararı Veren Hakimler (Yargılamanın İadesi Davasında)
– Yargılamanın İadesi Davasında Hakimler

CMK.23/3, 309, 318/1 – TCK.35/2,62/1,82/1-h, 109/2,3/a-b, 86/2, 149/1-c – 6136 Sa.Ka.13/1

Yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığına ilişkin kararın aynı mahkemece, fakat asıl kararı veren başkan ve üyeler dışındaki hakimlerden oluşturulan heyetçe verilmesi gerekir. Asıl Kararı veren heyette başkan ve üye olarak görev yapan hakimlerin yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar veren heyette de görev alması CMK.nun 23/3. maddesine aykırılık oluşturmaktadır.

DAVA ve KARAR:

Kasten öldürme, yağma, hürriyeti kısıtlama ve kasten yaralamaya teşebbüs suçlarından sanık Hikmet Özen’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 82/1-h, 149/1-c, 109/2 (iki kez), 109/3-a-b (iki kez), 86/2,35/2,62/1 (beş kez) maddeleri gereğince müebbet hapis, 10 yıl hapis, 5 yıl hapis (ikikez) ve 1 ay 20 gün hapis;
Kasten öldürme, hürriyeti kısıtlama ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a muhalefet suçlarından sanık Givan Gelil’in, 5237 sayılı Kanun’un 82/1-h,109/2 (iki kez), 109/3-a-b (iki kez), 6136 sayılı Kanun’un 13/1, 62/1 (dört kez) maddeleri gereğince müebbet hapis, 5 yıl hapis (iki kez), 1 yıl 3 ay hapis ve 375,00.- Yeni Türk Lirası adli para cezası ile;

Cezalandırılmalarına dair Uşak Ağır Ceza Mahkemesinin 20.2.2008 tarihli ve 2006/182 Esas – 2008/44 sayılı Kararının Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 30.6.2009 tarihli ve 2008/11011 Esas, 2009/4037 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilerek kesinleşmesini müteakip, adı geçenlerin yargılamanın yenilenmesi talebini reddine ilişkin aynı Mahkemenin 15.3.2010 tarihli ve 2006/182 Esas, 2008/44 sayılı ek kararına karşı itirazın reddine ilişkin Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 22.10.2010 tarihli ve 2010/375 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 23/3. maddesinde yer alan,

“Yargılamanın yenilenmesi halinde önceki yargılamada görev yapan hakim aynı işte görev alamaz.” şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun’un 318/1. maddedeki,

“Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir. ” şeklindeki düzenlemeler karşısında, ilk kararı veren heyetin olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşünün ilk hükümle belirginleştiği, yeniden yargılama aşamasında ya da bu aşamaya götürecek talebin kabule değer olup olmadığına dair vereceği kararda önceki kanaat ve görüşünün etkisi altında kalabileceği, bu sebeple adil yargılama hakkının bir uzantısı olarak olaya tamamen yabancı, farklı bir heyetin yargılamanın yenilenmesine ilişkin istemi incelemesi gerektiği, ilk hükümde görev alan mahkeme heyetindeki hakimlerin yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin 15.3.2010 tarihli karara iştirak edemeyecekleri gözetilmeden, yazılı şekilde verilen karara karşı itirazın bu yönden kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden söz edilerek, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 11.1.2011 gün ve B.03.0.CİG.0.00.00.04-105-64-5896- 2009/250/1804 sayılı yazılı istemlerine müsteniden anılan kararın 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi gereğince kanun yararına bozulmasına ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 3.2.2011 tarih 43298 sayılı tebliğnamesine bağlı dosyası Dairemize gönderilmekle okundu; gereği konuşulup düşünüldü.

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ KARARI:

I) Olay:

Kasten öldürme, yağma, hürriyeti kısıtlama ve kasten yaralamaya teşebbüs suçlarından sanık Hikmet Ö…’in 5237 sayılı Yasanın 82/1-h,149/1-c,109/2 (iki kez), 109/3-a-b (iki kez), 86/2,35/2,62 (beş kez) ve 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçlarından mahkumiyetine ilişkin sanık Givan Gelil’in 5237 sayılı Yasanın 82/1-h, 109/2(iki kez), 109/3-a-b (iki kez) 6136 sayılı Yasanın 13/1, 62 maddeleri gereğince (4 kez) olmak üzere hapis ve adli para cezasıyla tecziyelerine dair Uşak Ağır Ceza Mahkemesince karar verildiği, heyette başkan olarak Ömer Erdoğmuş (34485) üye olarak Fazilet Tuna (35222) ve Hasan Akpolat’ın (36837) yer aldığı, Ağır Ceza Mahkemesi kararının Yargıtay 1. Ceza Dairesince 30.6.2009 gün 2008/11011 Esas, 2009/4037 sayılı ilamla onanarak kesinleştiği, yargılamanın yenilenmesine ilişkin hükümlülerin istemlerinin anılan mahkemenin aynı heyeti tarafından 15.3.2010 gün 2006/182-2008/44 sayılı ilk kararın esas ve karar numarası üzerinden reddine karar verildiği, bu karara vaki itirazın Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 22.10.2010 gün 2010/375 sayılı kararıyla reddedildiği anlaşılmıştır.

II) Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:

Sanıklar hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararlarını veren mahkeme heyetinde yer alan başkan ve üyelerin, sanıkların yargılamanın yenilenmesi talebini inceleyip incelenemeyeceği hususu uyuşmazlık konusunu oluşturmaktadır.

III) Hukuksal Değerlendirme:

Uşak Ağır Ceza Mahkemesinin 20.2.2008 gün 2006/182 Esas, 2008/44 sayılı ilamıyla sanıklar hakkında verildiği mahkumiyet kararı, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 30.6.2009 gün 2008/11011 Esas, 2009/4037 sayılı ilamıyla onanarak kesinleşmiştir.

Sanıkların yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmaları üzerine ilk hükmü veren Uşak Ağır Ceza Mahkemesi heyeti talebi yerinde bulmayarak15.3.2010 tarihinde bu talebi reddetmiş, vaki itiraz üzerine inceleme yapanAlaşehir Ağır Ceza Mahkemesi de 22.10.2010 tarihli ve 2010/375 D. İş kararıyla itirazı yerinde görmeyerek reddetmiştir.

5271 sayılı CMK.nun 23/3. maddesi uyarınca

“Yargılamanın yenilenmesi halinde önceki yargılamada görev yapan hakim aynı işte görev alamaz.”

Yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığına ilişkin kararın aynı mahkemece, fakat asıl kararı veren başkan ve üyeler dışındaki hakimlerden oluşturulan heyetçe verilmesi gerekir. Asıl kararı veren heyette başkan ve üye olarak görev yapan hakimlerin yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar veren heyette de görev alması CMK.nun 23/3. maddesine aykırılık oluşturmaktadır. Bu nedenle yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine dair kararın ortadan kaldırılmasına ve talebin kabulüne karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesinin usule aykırı olduğu saptanmıştır.

Bu nedenlerle;

Uşak Ağır Ceza Mahkemesinin 15.3.2010 tarihli ve 2006/182 Esas – 2008/44 Karar sayılı yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine dair karara yönelik itirazın kabulü yerine, reddine ilişkin Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 22.10.2010 tarihli ve 2010/375 D. İş sayılı kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Bu nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının istemi yerinde görüldüğünden, Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 22.10.2010 tarih, 2010/375 D. İş sayılı kararının BOZULMASINA, diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oybirliği ile karar verildi.

Y.1.C.D. 27.4.2011 E.2011/3298 – K.2011/2610

Y1CD 1.2.2011 E.2009/8618 – K.2011/339


 Y1CD 1.2.2011 E.2009/8618 – K.2011/339

– Ceza Miktarının Takdiri (Adam Öldürmeğe Teşebbüs)
– Adam Öldürmeğe Teşebbüs (Ceza Miktarının Takdiri – Tabanca İle)
– Suçta Tekerrür
– Mükerrerliğe Özgü İnfaz Rejiminin Uygulanması
– Tabanca İle Yaralama (Adam Öldürmeğe Teşebbüs)

– Ateşli Silahlar Kanununa Muhalefet –

TCK.35,58/1,2-b – 6136 Sa.Ka.13 – 1412 Sa.Ka.322

Sanığın tabanca ile ateş ederek, mağduru sol üst kadran bölgesinden isabetle, ince bağırsakta ve inen kolon mezo damarlarında yaralanmaya, yaşamsal tehlike geçirmesine neden olacak şekilde yaraladığı olayda, teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası uygulanırken, meydana gelen zararın ağırlığı nazara alınarak makul bir ceza yerine 10 yıl hapis cezasına hükmedilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında 7.2.2009 tarihinde işlediği 6136 sayılı Kanuna Muhalefet suçundan, hapis cezası yanında, temel ceza olarak 30 gün adli para cezasına hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Mükerrerlere özgü infaz rejimi uygulandığı sırada, tekerrüre esas alınan mahkumiyet ilamının hüküm fıkrasında açıkça gösterilmesi gerekir.

DAVA ve KARAR:

E… A…`ı kasten öldürmeye teşebbüsten ve izinsiz silah taşımaktan sanık S… D…`ın yapılan yargılanması sonunda, hükümlülüğüne ilişkin

(…) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.4.2009 gün ve 121/117 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle gereği düşünüldü:

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ KARARI:

1- Sanığın tabanca ile ateş ederek, mağduru sol üst kadran bölgesinden isabetle, ince bağırsakta ve inen kolon mezo damarlarında yaralanmaya, yaşamsal tehlike geçirmesine neden olacak şekilde yaraladığı olayda, teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı TCK. nun 35. maddesi ile uygulama yapıldığı burada meydana gelen zararın ağırlığı nazara alınarak makul bir ceza yerine 10 yıl hapis cezasına hükmedilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

2- Sanık hakkında 7.2.2009 tarihinde işlediği 6136 sayılı Kanuna Muhalefet suçundan, hapis cezası yanında 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunla değişik 6136 sayılı Kanunun 13. maddesinde yapılan değişiklik dikkate alınarak temel ceza olarak 30 gün adli para cezasına hükmedilmesinde isabetsizlik görülmediğinden, sanığa 450.- TL. adli para cezası verilmesi gerektiğine ilişen tebliğnamedeki düşünce benimsenmemiştir.

3- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık S… D…`ın kasten öldürmeye teşebbüs ve 6136 sayılı Kanuna Muhalefet suçlarının sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suçlarının niteliği tayin, cezayı azaltıcı tahrik ve takdiri indirim sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde düzeltme nedeni dışında isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin eksik incelemeye, meşru müdafaa şartlarının varlığına, suç vasfına vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesi uyarınca mükerrerlere özgü infaz rejimi uygulandığı sırada tekerrüre esas alınan mahkumiyet ilamının hüküm fıkrasında açıkça gösterilmemesi yasaya aykırı ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasında tekerrür ile ilgili uygulamanın yapıldığı bölümdeki “5237 sayılı TCK.nun 58/1,2-b” ibaresinden önce gelmek üzere “sanığın Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.3.2005 tarihli, 244-184 sayılı kararı ile hapis cezasına mahkum olduğu, cezanın 1.2.2007 tarihinde infaz edildiği anlaşılmakla” ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle düzeltilen,

SONUÇ: Hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA, ceza miktarına ve tutukluluk süresine göre sanığın tahliye isteminin REDDİNE, oybirliği ile karar verildi.

Y.1.C.D. 1.2.2011 E.2009/8618 – K.2011/339

PicLensButton Y1CD 1.2.2011 E.2009/8618 – K.2011/339

Y1CD 2.3.2010 E.2008/9961 – K.2010/1250


 Y1CD 2.3.2010 E.2008/9961 – K.2010/1250

– Sanıklar Arasında Menfaat Çatışması Bulunması (Aynı Vekille Temsil)
– İddianamenin Tebliği Tarihi (Savunma Hakkının Kısıtlanması)
– İddianamede Suç Ve Sevk Maddelerinin Açıkca Belirtilmemesi –

1136 Sa.Ka.38/b – 1412 Sa.Ka.321 – CMK.152,170/3, 176,190/2,302

1. Sanıkların aralarında menfaat çatışması olduğu anlaşıldığı halde, her iki sanığın da aynı müdafii ile temsil ettirilerek kamu davasının yürütülüp sonuçlandırılması suretiyle, CMK.`nun 152 ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu`nun 38/b maddelerine muhalefet edilmesi;

2. Sanığa iddianame tebliğinden itibaren bir hafta süre geçmeden ve duruşmaya ara verilmesini istemeye hakkı bulunduğu hatırlatılmadan savunma hakkının kısıtlanması;

3. İddianamede, sanıklara atfedilen eylem ve suçların açıkça belirlenip, sevk maddelerinin ayrı ayrı gösterilmesi sağlandıktan sonra hüküm kurulması; usule aykırıdır.

DAVA ve KARAR:

Fatma`yı taammüden öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanık Zeki ile İdris`in yapılan yargılanmaları sonunda;

Hükümlülüklerine ilişkin (DİYARBAKIR) İkinci Ağır Ceza Mahkemesi`nden verilen 7.4.2008 gün ve 469/165 sayılı hükmün Yargıtay`ca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş, sanık Zeki müdafii duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile dairemize gönderilmekle; sanık Zeki hakkında duruşmalı, sanık İdris`in temyizi veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ KARARI:

1- Kardeş olan sanıklardan İdris`in, soruşturma aşamasında maktuleyi abisi sanık Zeki`nin azmettirmesi sonucu öldürdüğünü, sanık Zeki ise kardeşini azmettirmediği yönündeki savunmalarına karşın, kovuşturma aşamasında, sanık İdris müsnet suçu tek başına işlediğini, sanık Zeki de müsnet suçu işlemediğini, kardeşinin maktuleyi öldürdüğünü beyan etmesi karşısında, sanıkların aralarında menfaat çatışması olduğu anlaşıldığı halde, her iki sanığın da aynı müdafii ile temsil ettirilerek kamu davasının yürütülüp sonuçlandırılması suretiyle,
CMK.`nun 152 ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu`nun 38/b maddelerine muhalefet edilmesi,

2- Tutuklu sanık Zeki`ye iddianamenin 16.1.2007 tarihinde tebliğ edildiği ve bir haftalık süre geçmeden 19.1.2007 tarihli duruşmada, huzurda iddianamenin okunmasından sonra duruşmaya ara verilmesini istemeye hakkı bulunduğu hatırlatılmadan savunma hakkının kısıtlanması suretiyle, CMK.`nun 176, 190/2. maddelerine aykırı davranılması,

3- Sanıklar hakkında adam öldürmeye teşebbüs suçundan kamu davası açıldıktan sonra mağdurenin 31.12.2006 tarihinde öldüğü, iddianamede öldürme suçuna ilişkin unsurlardan bahsedilmediği anlaşılmakla, mahkemece usulünce ek iddianame düzenlettirilerek, sanıklara atfedilen eylem ve suçların açıkça belirlenip, sevk maddelerinin ayrı ayrı gösterilmesi sağlandıktan sonra hüküm kurulması gerekirken, 5271 sayılı CMK.`nun 170/3. ve diğer maddelerinde belirtilen yasal unsurları içermeyen iddianameye dayanılarak hüküm kurulması;

SONUÇ: Usule aykırı olup, sanık İdris ve Zeki müdafiinin sanık Zeki yönünden duruşmalı incelemede ve temyiz dilekçesindeki temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, kısmen re`sen de incelemeye tabi hükümlerin sair cihetleri incelenmeksizin, öncelikle bu nedenle, tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.

Y.1.C.D. 2.3.2010 E.2008/9961 – K.2010/1250

PicLensButton Y1CD 2.3.2010 E.2008/9961 – K.2010/1250

Y1CD 3.3.2010 E.2009/4015 – K.2010/1277


 Y1CD 3.3.2010 E.2009/4015 – K.2010/1277

– Kan Gütme Saikiyle Adam Öldürme (Gerekçede Tanık Beyanlarının Değerlendirilmemesi)
– Gerekçede Tanık Beyanlarının Değerlendirilmemesi
– Tanık Beyanlarının Önemi (Kan Gütme Saikiyle Adam Öldürme)
– Duruşmada Okunan Beyanın Dosyada Bulunmaması
– Tanık Koruma Kanununa Muhalefet
– Gizli Tanık Beyanı –

CMK.230/1-b – TCK.82/1-e – 5726 Sa.Ka.9/8 – 6136 Sa.Ka.13/1

1. Dinlenilen tanıkların yeminli beyanlarının gerekçeli kararda yazılmaması ve bu tanıkların ifadelerine itibar edilip edilmediğinin gerekçede tartışmasız bırakılması isabetsizdir.

2. 25.4.2008 günlü celsede gizli tanığın ifadesi alındıktan sonra, savcılık beyanının okunduğu yazılı ise de, dosya arasında savcılık beyanının bulunmaması, bozmayı gerektirmiştir.
DAVA ve KARAR:

Cumali Çiftçi`yi kangütme saikiyle öldürmekten, Sinan Şiş`i olası kastla yaralamaktan ve izinsiz silah taşımaktan sanık İlyas Demir`in yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (ŞANLIURFA) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 5.12.2008 gün ve 77/347 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay`ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile dairemize gönderilmekle; duruşmalı olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi:

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ KARARI:

A) 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükümde, suç tarihi; itibariyle adli para cezasının, 8.2.2008 gün ve 5728 sayılı Yasa ile değişik 6136 sayılı Yasanın 13/1. maddesi uyarınca 30 günden aşağı olamayacağının nazara alınmaksızın 450.-YTL. adli para cezasına hükmedilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

B) Dosyanın incelenmesinde;

1) Mahkemede dinlenilen tanıklar İbrahim Halil Çiftçi, Suphi Kas ve Yıldız Cesur`un yeminli beyanlarının gerekçeli kararda yazılmaması ve bu tanıkların ifadelerine itibar edilip edilmediğinin gerekçede tartışmasız bırakılması suretiyle CMK.nun 230/1-b maddesine aykırı davranılması,

2) Hakkında koruma tedbiri kararı alınan tanık beyanının hükme tek başına esas teşkil etmeyeceği gözetilmeyerek tek başına bu tanık beyanına dayanılarak hüküm kurulması suretiyle 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu` nun 9/8. maddesine aykırı davranılması,

3) 25.4.2008 günlü celsede gizli tanığın ifadesi alındıktan sonra, savcılık beyanının okunduğu yazılı ise de dosya arasında savcılık beyanının bulunmaması,

4) Kabule göre de; suç tarihinde maktulün 18 yaşından küçük olması nedeniyle 5237 sayılı TCK.`nun 82/1. maddesinin “e” bendinin de uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,

SONUÇ: Bozmayı gerektirmekle, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede ileri sürdüğü temyiz itirazlarının bu itibarla kabulüyle, kısmen re`sen de temyize tâbi bulunan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, ceza miktarı ve tutuklulukta kalınan süre nazara alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, oybirliği ile karar verildi.

Y.1.C.D. 3.3.2010 E.2009/4015 – K.2010/1277

PicLensButton Y1CD 3.3.2010 E.2009/4015 – K.2010/1277