Etiket arşivi: Y4CD

Y4CD 2.2.2010 E.2009/28225 – K.2010/1616


 Y4CD 2.2.2010 E.2009/28225 – K.2010/1616

– Yargılama Giderleri (Beraat Eden Sanık)
– Beraat Veya Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Kararı Verilmesi (Yargılama Giderleri)
– Suça Sürüklenen Çocuklar –

CMK.327

Yargılama sürecinde düzenlenen davetiye ve müzekkere giderlerinin, hakkında beraat kararı verilen kişilerin, kendi kusurundan ileri gelen giderlerden olmadığı anlaşıldığından, beraat eden suça sürüklenen çocukların yargılama giderine mahkum edilmesi hukuka aykırıdır.

DAVA ve KARAR:

Görevi yaptırmamak için direnme suçundan suça sürüklenen çocuklar Ş.. A.. ve M.. B.. B.. haklarında yapılan yargılama sonunda beraatlerine, 60.- Türk Lirası yargılama giderinin suça sürüklenen çocuklardan eşit olarak alınmasına dair Bergama Çocuk Mahkemesinin 24.7.2009 tarihli ve 2008/245 Esas – 2009/154 sayılı Kararının Adalet Bakanlığınca 9.11.2009 gün ve 2009/63070 sayılı yazısı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 8.12.2009 gün ve 2009/272069 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu`nun 327.maddesi uyarınca beraat eden kişilerin yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Gereği görüşüldü:

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ KARARI:

5271 sayılı Ceza Yargılama Yasasının 327/1.maddesi uyarınca “Hakkında beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen kişi, sadece kendi kusurundan ileri gelen giderleri ödemeye mahkum edilir.”
Suça sürüklenen çocuklar Ş.. A.. ve M.. B.. B.. hakkında açılan görevliye direnme suçuna ilişkin kamu davasının yargılaması sonucunda beraatlere hükmedilmiş, dosya içinde belgelendirilmiş davetiye giderlerinden oluşan yargılama gideri olan 60.- TL.nın mahkum olan suça sürüklenen çocuk Suat Korkmaz ile yukarıda adı geçen çocuklardan eşit olarak alınmasına ve hazineye gelir kaydına karar verilmiştir.
Yargılama sürecinde düzenlenen davetiye ve müzekkere giderlerinin, hakkında beraat kararı verilen kişilerin, kendi kusurundan ileri gelen giderlerden olmadığı anlaşıldığından, beraat eden suça sürüklenen çocukların yargılama giderine mahkum edilmesi hukuka aykırıdır.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, yapılan açıklamalar ışığında yerinde görüldüğünden, Bergama Çocuk Mahkemesince verilip temyiz edilmemekle kesinleşen 24.7.2009 tarih ve 2008/245 esas ve 2009/154 karar sayılı kararın, 5271 sayılı CYY.nın 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.

Y.4.C.D. 2.2.2010 E.2009/28225 – K.2010/1616 

PicLensButton Y4CD 2.2.2010 E.2009/28225 – K.2010/1616

Y4CD 30.3.2010 E.2008/10315 – K.2010/5566


 Y4CD 30.3.2010 E.2008/10315 – K.2010/5566

– İddianamedeki Anlatım Ve Sevk Maddesi
– Hüküm (İddianamede Unsurları Gösterilen Suç)
– İddianamede Unsurları Gösterilen Suç
– Lehe Kanun Uygulanmasını Talep (Erteleme Ve Takdiri İndirim)
– Erteleme (Lehe Kanun Uygulamasını Talep)
– Takdiri İndirim (Lehe Kanun Uygulamasını Talep) –
CMK.225 – TCK.51,62,106

1. Hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilir.
2. Sanık müdafiinin, oturumda lehe hükümlerin uygulanması yolundaki istemi, 5237 sayılı TCK.nun 62.maddesindeki takdiri indirim uygulaması ile aynı Kanunun 51.maddesinde düzenlenen erteleme talebini de kapsar. Bu konularda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi, yasaya aykırıdır.

DAVA ve KARAR:

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ KARARI:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Sanık hakkında yürütülen davanın dayanağını oluşturan iddianamede, sevk maddesi TCK. 106/2-a olarak gösterilmekle beraber silahlı tehdit suçunun işlendiğine dair anlatıma yer verilmemiş olması karşısında bu suçtan açılmış bir dava var sayılamayacağı gözetilmeden, CMK.nun 225.maddesindeki “hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilir.” şeklindeki yasal düzenlemeye aykırı biçimde,
5237 sayılı TCK.nun 106/2-a maddesi uyarınca hükümlülük kararı verilmesi,
2) Kabule göre de; sanık müdafiinin 30.5.2006 tarihli oturumda lehe hükümlerin uygulanması yolundaki isteminin,
5237 sayılı TCK.nun 62.maddesindeki takdiri indirim uygulaması ile aynı sayılı TCK.nun 51.maddeyi de kapsadığı gözetilmeden, bu konularda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,

SONUÇ: Yasaya aykırı ve sanık İsmali Mersin müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce kısmen değişik gerekçe ile yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.

Y.4.C.D. 30.3.2010 E.2008/10315 – K.2010/5566

PicLensButton Y4CD 30.3.2010 E.2008/10315 – K.2010/5566

Y4CD 30.3.2010 E.2010/3201 – K.2010/5539


 Y4CD 30.3.2010 E.2010/3201 – K.2010/5539

–  Muhafaza Görevini Kötüye Kullanmak Suçu

– Adli Para Cazasından Çavrilen Hapsin İnfazı

– Tekerrür (Hapis ve Doğrudan Adli Para Cezası) –

3167 Sa.Ka.16 – 5275 Sa.Ka.106,108 – CMK.223,232 – TCK.50,51,52,58,289

1. Adlî para cezasından çevrilen hapsin infazı ertelenemez ve bunun infazında koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz.
Hapse çevrilmiş olmasına rağmen hak yoksunlukları bakımından esas alınacak olan adlî para cezasıdır.
2. Sanığın mahkum olduğu, 3167 sayılı Yasanın 16/1.maddesine aykırı davranmak suçundan verilen doğrudan adli para cezası, sonradan işlenen suçta tekerrüre esas alınamaz.

DAVA ve KARAR:

Muhafaza görevini kötüye kullanmak suçundan sanık M. A. K..`nın,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu`nun 289/1-son maddeleri uyarınca belirlenen 1 ay 15 gün hapis 2 gün adlî para cezasının, aynı Kanun`un 50/1-a,  52/2. maddeleri uyarınca 37 gün hapis ve 2 gün adlî para cezasına ve günlüğü 20 yeni Türk lirası üzerinden 740 yeni Türk lirası ve 20 yeni Türk lirası adli para cezasına çevrilmesine,

58. maddesi gereğince cezasını mükerrirlere özgü infaz rejimine göre yerine getirmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmasına dair Mersin 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 26.3.2009 tarihli ve 2008/851 esas, 2009/333 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca  26.1.2010 gün ve 3757 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 3.2.2010 gün ve 19359 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:

Tebliğnamede “Dosya kapsamına göre,
1- Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun`un 289/1-son maddesi uyarınca belirlenen 1 ay 15 gün hapis ve 2 gün adli para cezasının aynı Kanun`un 51/a-son ve 52/2. maddeleri gereğince günlüğü 20 yeni Türk lirası üzerinden 900 yeni Türk lirası ve 40 yeni Türk lirası adli para cezasına çevrilmesi yerine,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu`nun 232/6. maddesinde yer alan:
“Hüküm fıkrasında, 223 üncü maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının,  başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir. ” hükmü uyarınca, sanık hakkında temel cezanın belirlenmesinden sonra indirim nedeni ve maddesi gösterilmeden 1 ay 15 gün hapis cezasının 37 gün kabul edilerek günlüğü 20 yeni Türk lirasından olmak üzere 740 yeni Türk lirası; 2 gün adli para cezası karşılığı 20 yeni Türk lirasına hükmedilmesinde,
2- 5237 sayılı Kanun`un 58, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun`un 106 ve 108. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde adlî para cezasına hükmedilen sanık hakkında hükmedilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirine karar verilmesinin mümkün olmadığının gözetilmemesinde, İsabet görülmemiştir. ” denilmektedir.
Gereği görüşüldü;

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ KARARI:

5275 sayılı CİGTY`nın Adlî Para Cezasının İnfazı başlıklı 106. Maddesi
“(1)  Adlî para cezası, Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen usule göre tayin olunacak bir miktar paranın  Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.
(9)  (Değişik fıkra: 1.3.2008 – 5739 S.K..5. md.) Adlî para cezasından çevrilen hapsin infazı ertelenemez ve bunun infazında koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz. Hapse çevrilmiş olmasına rağmen hak yoksunlukları bakımından esas alınacak olan adlî para cezasıdır.” hükmünü öngörmektedir.
6.4.2006 tarih ve 26131 sayılı Resmi Gazete`de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük”ün adli para cezalarının infazını düzenleyen 56/9.maddesinde ise,
“(9) 5237 sayılı Kanunun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi saklı kalmak üzere, adlî para cezasından çevrilen hapsin infazı ertelenemez ve bunun infazında koşullu salıverilme hükümleri uygulanamaz. Hapse çevrilmiş olmasına rağmen hak yoksunlukları bakımından esas alınacak olan adlî para cezasıdır.” hükmü öngörülmektedir.
Aynı yasanın mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ilişkin  108. maddesinde ise
“(1) Tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan;
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının otuzdokuz yılının,
b) Müebbet hapis cezasının otuzüç yılının,
c) Süreli hapis cezasının dörtte üçünün,
İnfaz kurumunda iyi hâili olarak çekilmesi durumunda, koşullu salıverilmeden yararlanılabilir.
(2) Tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar,  tekerrüre esas alman cezanın en ağırından fazla olamaz……” hükmüne yer verilmiştir.
Bu durumda,
1-    5275 sayılı Yasanın 108. Maddesinde
“Tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın tekerrüre esas alman cezanın en ağırından fazla olamayacağının ve aynı Yasanın  106. Maddesinde adlî para cezasının infaz edilememesi nedeniyle çevrilen hapsin infazında koşullu salıverilme hükümleri uygulanmayacağının belirtilmesi karşısında; sanığın mahkum olduğu Mersin 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 19.3.2008 tarih ve 2007/452, 2008/185 sayılı kararı ile 3167 sayılı Yasanın 16/1.maddesine aykırı davranmak suçundan verilen 2350 TL`lık doğrudan adli para cezasının,  sonradan işlenen suçta tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi;
2- Sanık hakkında muhafaza görevini kötüye kullanma suçuna ilişkin  TCY.`nın 289/1-son maddesi uyarınca verilen 1 ay 15 gün hapis ve 2 gün adli para cezasının aynı Yasanın 50. ve 52. maddeleri gereğince günlüğü 20 TL`den 900 TL ve 40 lira yerine, yalnızca 740 TL adli para cezasına çevrilerek eksik cezaya hükmolunması,
Hukuka aykırılık oluşturmaktadır.

SONUÇ: Açıklanan nedenlerle M.. 2. Sulh Ceza Mahkemesinin  26.3.2009 tarih ve 2008/851 esas, 2009/333 karar sayılı kararının BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi.

Y.4.C.D. 30.3.2010 E.2010/3201 – K.2010/5539

PicLensButton Y4CD 30.3.2010 E.2010/3201 – K.2010/5539

Y4CD 17.2.2009 E.2008/21052 – K.2009/2650


 Y4CD 17.2.2009 E.2008/21052 – K.2009/2650

– BELEDİYE ENCÜMENİ ÜYELERİNİN HAKSIZ GEÇ ÖDEME YAPMALARI

– KAMUYA TAHSİS (Belediyeye Ait Banka Hesapları)

– BELEDİYE ENCÜMEN KARARI (Kamu Zararı – Ölenin Mirasçılarına Eş Zamanlı Ödeme Yapılmaması Nedeniyle Kişisel Mağduriyete Yol Açıp Açmadıklarının Değerlendirilmemesi)

– KAMU ZARARI (Belediye Encümen Kararı – Geç Ödeme Sebebiyle Doğan) –

1580 Sa.Ka.70,83,93,100

Belediye encümeninin kamu yararına tahsis kararı alma yetkisinin bulunmadığı yolundaki İdare Mahkemesinin kararının Danıştay 8. Dairesince onanarak hükme bağlanmasından sonra;  gecikerek ödeme yapılması sonucu sanıkların, ölenin mirasçılarına belediyenin fazla icra ve faiz gideri ödenmesine yol açarak kamu zararına neden olup olmadıkları ve benzer durumda olan belediyeden emekli kişilere ödeme yapıldığı halde ölenin mirasçılarına eş zamanlı ödeme yapılmaması nedeniyle kişisel mağduriyete yol açıp açmadıkları;

Değerlendirilip tartışılmadan, eksik ve yetersiz gerekçeyle soyut suç kasdı olmadığından söz edilerek beraata hükmolunması, isabetsizdir.

DAVA ve KARAR:

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ KARARI:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi:

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Elmadağ Belediye Başkanı Encümen Üyesi olan sanıkların 16.5.2002 tarihinde vefat eden İ. K.`ın kıdem tazminatına ilişkin icra takibini sonuçsuz bırakmak için belediyeye ait banka hesaplarına yönelik olarak 1580 sayılı Yasanın 70,83,93,100. maddelerinde belediye encümeninin kamu yararına tahsis kararı alma yetkisi “öngörülmediği halde kamu yararına tahsis niteliği taşıyan 3.10.2002 tarih 435 sayılı Belediye Encümen Kararını aldıkları, karar hakkında A. 5. İdare Mahkemesince 20.8.2003 tarihli yürütmeyi durdurma kararı verilmesine karşın 17.4.2003 tarih 97 sayılı encümen kararıyla belediye banka hesaplarının tekrar kamu yararına tahsisine karar verdikleri, belediye encümeninin kamu yararına tahsis kararı alma yetkisinin bulunmadığı yolundaki Ankara 5. İdare Mahkemesinin 2003/772 – 544 sayılı kararının Danıştay 8. Dairesince 2004/1955-4659 sayılı 3.12.2004 tarihli kararıyla onanarak hükme bağlanmasından sonra gecikerek ödeme yapılması sonucu sanıkların, ölen İ. K. mirasçılarına belediyenin 21.220.260.548.- Lira fazla  icra ve faiz gideri ödenmesine yol açarak kamu zararına neden olup olmadıkları benzer durumda olan belediyeden emekli H. S. ve S. S. adlı kişilere ise ödeme yapıldığı halde ölen İ. K. mirasçılarına eş zamanlı ödeme yapılmaması nedeniyle kişisel mağduriyete yol açıp açmadıkları değerlendirilip tartışılmadan, eksik ve yetersiz gerekçeyle soyut suç kasdı olmadığından söz edilerek beraat kararlarına hükmolunması,

SONUÇ: Yasaya aykırı ve katılanlar Ç. K., A. K. ile Ş. K. vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden  HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, oybirliği ile karar verildi.

Y.4.C.D. 17.2.2009 E.2008/21052 – K.2009/2650

PicLensButton Y4CD 17.2.2009 E.2008/21052 – K.2009/2650