SÖZLEŞMENİN FESHİ

T.C.
YARGITAY
Onbeşinci Hukuk Dairesi

E: 2006/756

K: 2006/2546

T: 01.05.2006

SÖZLEŞMENİN FESHİ
Özet: Somut olayda mahkemece 11.06.2002 tarihli cel­sede, davacılara mehil verilmesi nedeniyle yükleniciye düşen parselden pay iktisap eden 3. kişiler davaya dahil edilmişler ise de, davacıların fazlaya ilişkin dava ve talep haklarını saklı tutmuş olmaları inşaatın getirilmiş olduğu seviye ve imara aykırı olarak yapılmış olması karşısında, 25.01.1984 gün ve 3/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca arsa sahipleri vekilinin 02.03.2004 tarihli celsede zapta geçen beyanları da dikkate alındığında, sözleşmenin geriye dönük olarak feshi yerine, dahilî davalılar hakkında hüküm kurulamayacağı da gözetilmeyerek ve MK’ nın 2. maddesinden söz edilerek sözleşmenin ileriye dönük olarak feshine karar verilmesi, dahilî davalılar hakkında da hüküm kurulmuş olması doğru değildir.

818 s. BORÇLAR KANUNU [Madde 355]
818 s. BORÇLAR KANUNU [Madde 360]
4721 s. TÜRK MEDENÎ KANUNU [Madde 2]

Mahalli mahkemesinden verilen hükmün temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edildikten sonra gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı arsa sahipleri 04.02.2000 tarihinde davalı yüklenici aleyhine açmış oldukları davada, yüklenici ile akdedilen ve kat karşılığı inşaat yapımına ilişkin olan düzenleme şeklindeki 21.07.1994 tarihli sözleşmenin feshine, söz­leşmeden doğan sair dava ve talep haklarının saklı tutulmasına karar veril­mesini istemiştir.

Davalı yüklenici, usulen tebligat yapıldığı halde davaya cevap verme­miştir.

Mahkemece, davalı yüklenicinin sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmediği, inşaat süresinde bitmediği gibi, imara aykırı olması nedeniyle ilgili Belediyesince yıkımına karar verildiği, davacıların fesih talebinde haklı olduğu kabul edilerek sözleşmenin ileriye dönük olarak feshine, davalıdan bağımsız bölüm satın alan ve dahilî dava edilen şahıslar hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiş, karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Taraflar arasındaki sözleşme 21.07.1994 tarihli olup davacılara ait 5 ve 7 nolu parseller üzerine kat karşılığı inşaat yapılacak, 7 parseldeki bina tümüyle arsa sahiplerine, 5 parseldeki bina ise tümüyle davalı yükleniciye ait olacaktır. Sözleşmeye göre 3 ay içinde inşaat ruhsatı alınarak inşaata başlanacak ve ruhsat tarihinden itibaren inşaat 30 ay içinde bitirilip teslim edilecektir. Buna göre inşaatın 21.04.1997 tarihinde bitirilerek teslim edilmesi gerekirken arsa sahiplerine ait 7 nolu parsel üzerindeki inşaat %60 sevi­yesinde, yüklenici şirkete ait olacak 5 nolu parsel üzerindeki inşaat ise %38 seviyesinde iken inşaat terkedilmiş, binaların İmar Kanunu’na aykırı yapılması nedeniyle Belediyece yıkımına karar verildiği saptanmıştır. İnşaatların geti­rilmiş olduğu seviye ve imara aykırı olarak yapılması nedeniyle sözleşmenin arsa sahipleri tarafından feshinin talep edilmesi haklı nedenlere dayalı ise de, feshin ileriye veya geriye etkili sonuç doğuracağının tespiti somut olayda önem taşımaktadır. Davalı yüklenici, dava tarihinden önce arsa sahipleri tarafından kendisine devredilen 5 nolu parselden tapuda kat irtifakının kurulmasından sonra 3. kişilere pay devrinde bulunmuş, arsa sahipleri bu durumu bildikleri halde 3. kişileri davalı olarak göstermedikleri gibi, davalı şirket temsilcisi adına olan tapunun iptalini de istemeden sözleşmenin feshini talep ederek sair dava ve talep haklarını da saklı tutmuşlardır. Mahkemece 11.06.2002 tarihli celsede davacılara mehil verilmesi nedeniyle yükleniciye düşen parselden pay iktisap eden 3. kişiler davaya dahil edilmiş iseler de, davacıların fazlaya ilişkin dava ve talep haklarını saklı tutmuş olmaları inşaatın getirilmiş olduğu seviye ve imara aykırı olarak yapılmış olması karşısında Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 25.01.1984 gün 3/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca arsa sahipleri vekilinin 02.03.2004 tarihli celsede zapta geçen beyanları da nazara alınarak sözleşmenin geriye dönük olarak feshi yerine, dahilî davalılar hakkında hüküm kurulamayacağı da gözetilmeyerek ve MK’nın 2. maddesinden söz edilerek sözleşmenin ileriye dönük olarak feshine karar verilmesi dahilî davalılar hakkında da hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden dava­cılar yararına (BOZULMASINA), ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 01.05.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir