TAPU İPTALİ VE TESCİL / KARİNE OLMA NİTELİĞİ / VERGİ KAYITLARI

T.C.
YARGITAY
Ondördüncü Hukuk Dairesi
E. 2006/2179
K. 2006/6797
T. 13.6.2006
TAPU İPTALİ VE TESCİL
KARİNE OLMA NİTELİĞİ
VERGİ KAYITLARI
3402 s. KADASTRO KANUNU [Madde 16]
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.3.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve mera olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair verilen 29.12.2004 günlü hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı Hazine vekili duruşmasız olarak İl Özel İdare Müdürlüğü tarafından istenilmekle, tayin olunan 13.6.2006 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı hazine vekili Av.Keriman Altay ile karşı taraftan davacı vekili Av.H.Hüseyin Yıldız geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Davacı Belediye, 1996 yılında yapılan kadastroda ham toprak cinsi ile hazine adına tespit edilip tutanakları kesinleşen ve tapuya işlenmelerinden sonra satış suretiyle Sivas İl Özel İdaresi mülkiyetine geçen 2453, 2454, 2455, 2456, 2457, 2458, 2459 ve 2460 parsel numaralı taşınmazların aslında özel mülkiyete konu teşkil eden niteliklerinin bulunmadığını, 1937 yılında yapılan vergi yazımında 1297, 1303 ve 1305 numaralı vergi kayıtları ile KALIN Köyü Tüzel Kişiliğinin merası olarak belirlendiğini, bu yerlerin özünde de mera niteliklerini koruduğunu ileri sürerek meraların özel mülkiyete konu teşkil etmeyeceklerini vurgulamak suretiyle davalı idare adına olan kayıtların iptali ile mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmesini istemiş, davalı idare davanın reddini savunmuş, mahkemece, davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmesi üzerine hükmün kabule yönelik bölümü Hazine ve özel idare vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Az yukarıda da vurgulandığı üzere davaya konu taşınmazlar 1996 yılında kadastroya tabi tutulmuşlar ve iktisabı sağlayan zilyetlik süresince herhangi bir şahıs tarafından kullanılmadığı belirtilerek ham toprak cinsi ile hazine adına tespit edilmişlerdir. Davacı idare davayı açarken sadece 1937 yılında yapılan vergi yazımındaki tahrir kayıtlarına dayanarak bu kayıtlar kapsamında olduğunu kabul ettiği dava konusu parsellerin mera olarak sınırlandırılmasını istemektedirler. Dava dilekçesinde delil olarak dayanılan herhangi bir mera tahsis kararından bahsedilmemiştir. Bundan ayrı uyuşmazlık konusu taşınmazların Kalın Belediyesi ( ki bu belde Kalın Köyünün belediyeye dönüşmesiyle oluşmuştur. ) tüzel kişiliğinin kadim merası olduğu iddiasına da yer verilmemiştir. Yapılan yargılama boyunca kadimden söz edilmediği gibi vergi kayıtları dışında bir delil uygulaması da yapılmamıştır. Vergi kayıtları tek başına mülkiyete yeterli delil olmayıp tasarrufa karine oluştururlar. Somut olayda, 1937 tahrir numaralı vergi kayıtları mera cinsi ile yazılı olduğuna göre bunlara karineden öte bir güç tanımak mümkün değildir. Vergi kayıtları fiilen kullanma biçimi ile örtüşmedikleri sürece karine olma niteliklerini de yitirirler. Mahallinde yapılan keşiflerde uyuşmazlık konusu yerlerin kadimden beri mera olarak kullanıldığını söyleyen tanık ve bilirkişi de olmamıştır. Açıklanan bu yönler davacı iddiasının kanıtlanamadığını göstermekte olup davanın reddine karar verilecek yerde kararda yazılı gerekçe ile davanın kabulü doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı özel idare ve hazine vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 450 YTL duruşma vekalet ücretinin ayrı ayrı alınarak davacıdan alınarak davalılara verilmesine, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 13.06.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir