TAPU İPTALİ VE TESCİL / ÖNALIM DAVASI

T.C.
YARGITAY
Altıncı Hukuk Dairesi
E: 2006/4670
K: 2006/6674
T: 12.6.2006
TAPU İPTALİ VE TESCİL
ÖNALIM DAVASI

4721 s. TÜRK MEDENÎ KANUNU [Madde 732]
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davacı-davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava konusu payın iptali ve tesciline ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş, hükmü davacı ve davalı temyiz etmiştir.
1- Dosya kapsamına toplanan delillere hükmün dayandığı gerekçelere göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince:
Davacı vekili dava dilekçesinde, önalıma konu payın bulunduğu dava konusu 2 nolu bağımsız bölümün 66/104 hissesinin müvekkiline ait bulunduğunu, 38/104 hisseye sahip K.E. payını 3.6.2003 tarihinde davalıya sattığını, önalıma konu payın devir ve temlikini önlemek için tedbir konmasını belirterek önalım hakkının tanınmasını istemiştir. Davalı vekili ise davanın süresinde açılmadığım, 2001-2002 yıllarında nüvene dayalı olarak 53.000.000.000.-Tl’ye ve satın aldığım, satın aldıktan sonrada rızai taksim yapılarak kullanılmaya başlandığını davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davacı vekili davalıya 3.6.2003 tarihinde satılan 38/104 paya ilişkin önalım hakkının tanınmasını ve üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için tedbir konması işlemiyle 20.9.2004 tarihinde süresinde iş bu davayı açmıştır. Onarıma konu payın bulunduğu taşınmaza ilişkin tapu kaydının incelenmesinde dava konusu pay üzerine 1.10.2004 tarihinde tedbir konulduğu ve bilahare aynı .paya 9.12.2004 tarihinde Şişli 1. İcra Müdürlüğünün 2004/20137 sayılı yazısı ve 15.5.2005 tarihinde ise Bakırköy 1. İcra müdürlüğünün 2005/2091 sayılı yazılarıyla haciz şerhi konduğu anlaşmaktadır. Onarıma konu payın 1.500.000.000.-TL ye satılmasına rağmen dava açılması üzerine satış bedelinin kat kat üzerinde iki icra dosyasında toplam 51.500.000.000.-TL haciz konmasında davalının tamamen kötü niyetli olduğu ve işlemin davacının önalım hakkının önlenmesine yönelik olduğu ortadadır. Bu nedenle davanın açılmasından sonra davalı payı üzerine konulan haciz şerhinin iyi niyetli olarak konulduğundan bahsedilemez. Bu durumda payın haciz şerhiyle yükümlü tutulmadan davacı adına tescili gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi kabule göre de 38/104 payın iptaline karar vermek gerekirken 38/100 payın iptaline karar verilmesi de isabetsiz olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Hükmün yukarıda 2 nolu bentte yazılı nedenle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 12.3.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir