TASARRUFUN İPTALİ DAVASI / TASARRUFUN İPTALİ ŞARTLARI / GEÇİCİ ACİZ VESİKASI / İPTAL DAVASI AÇMA HAKKI

T.C.
YARGITAY
Onbeşinci Hukuk Dairesi
E: 2005/6110
K: 2006/1677
T: 23.03.2006
TASARRUFUN İPTALİ DAVASI
TASARRUFUN İPTALİ ŞARTLARI
GEÇİCİ ACİZ VESİKASI
İPTAL DAVASI AÇMA HAKKI
2004 s. İCRA VE İFLAS KANUNU (1)(2) [Madde 105]
2004 s. İCRA VE İFLAS KANUNU (1)(2) [Madde 277]
2004 s. İCRA VE İFLAS KANUNU (1)(2) [Madde 278]
2004 s. İCRA VE İFLAS KANUNU (1)(2) [Madde 279]
2004 s. İCRA VE İFLAS KANUNU (1)(2) [Madde 280]
Davacı … Bankası Ç. Şubesi ile davalılar 1- İ., 2- C. arasındaki davadan dolayı Ç. Asliye Hukuk Hakimliği’nce verilen 14.07.2004 gün ve 2002/466-2004/593 sayılı hükmü onayan dairemizin 07.06.2005 gün ve 2005/3604-3455 sayılı ilâmı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kâğıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık İİK’nun 277 vd. maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine dair verilen karar dairemizce borçlu hakkında kesin aciz belgesi alınmadığı ve geçici aczi gösteren bir belgenin de sunulmadığı gerekçesiyle onanmış, davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Bozma kararından sonra dosyaya ibraz olunan 25.07.2005 tarihli haciz tutanağı ile borçlunun evinde yapılan hacizde, borçlunun başkaca haczi kabil malı bulunmadığı belirlenmiştir. Bu belge İİK’nun 105/II. maddesinde düzenlenen geçici aciz vesikası hükmünde olup aynı kanunun 277. maddesi uyarınca alacaklıya iptâl davasını açma hakkını vermektedir. Her ne kadar temyiz aşamasında aciz hali belgelendirilmemiş ise de daha sonra dava şartının yerine getirilmesi halinde davaya devamla hüküm kurulması gerektiğinin dava ekonomisine uygun düşeceği dairemizce kabul edilmektedir. Mahkemece olayda İİK’nun 278, 279 ve 280. maddelerinde belirtilen iptâl şartlarının oluşup oluşmadığı incelenmeden karar verilmiştir. Örneğin bedeller arasında fark olup olmadığı, davalılar arasında yakın akrabalık bulunup bulunmadığı ya da işlemin mal kaçırma amacıyla yapıldığına dair borçlunun iradesinin diğer davalı alıcı tarafından bilinip bilinmediği yani, mal kaçırma kastıyla hareket edilip edilmediği üzerinde de durulmamıştır. Bu haliyle işin esasına yönelik inceleme de hüküm tesisine yeterli değildir.
Bu durumda mahkemece dava ön şartının gerçekleştiği kabul edilerek işin esası yönünden de yeterli inceleme yapılması ve hasıl olacak sonuç dairesinde karar verilmelidir. Belirtilen sebeplerle karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle dairemizin 07.06.2005 günü 2005/3604 E. ve 3455 K. sayılı onama kararının kaldırılarak mahkemenin davanın reddine dair 14.07.2004 gün ve 2002/466 E., 2004/593 K. sayılı kararının davacı yararına BOZULMASINA, 23.03.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir