TEDAVİ MASRAFLARININ TAHSİLİ

T.C.
YARGITAY
Onuncu Hukuk Dairesi
E: 2006/159
K: 2006/9871
T: 27.6.2006

1479 s. ESNAF VE SANATKARLAR VE DİĞER BAĞIMSIZ ÇALIŞANLAR … [Ek Madde 12]
Fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 19.500.000.000 lira tedavi masrafının yasal faizi ile birlikte tahsili davasının yapılan yargılaması sonunda; ilâmda yazılı nedenlerle davanın reddine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı Avukatı tarafından istenilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 27/06/2006 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir.Duruşma günü davacı adına Av.Ö…….. ile karşı taraf adına Av. N…….. geldiler. Duruşmaya başlandı.Hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. Koroner arter hastalığı teşhisiyle, 29.01.2003-08.02.2003 tarihleri arasında İstanbul M…… Hastanesi’nde tedavi gören sigortalı tarafından karşılanan tedavi giderlerinin, sağlık sigortası kapsamında davalı Kurumdan tazminine yönelik davanın yargılaması sonucunda, “…sağlık yardımından yararlanılabilmesi için sağlık ve sigorta primi borcu bulunmaması…” gereğine ilişkin koşulun gerçekleşmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Davanın yasal dayanaklarından olan 1479 Sayılı Yasanın Ek 12. Maddesi hükmü ile sağlık sigortası yardımlarından faydalanabilmek ; Kuruma “…sağlık ve sigorta prim borcu bulunmaması” koşuluna bağlanmıştır. Ancak, davacının özlük dosyası içeriğindeki belgelerin incelenmesinden, davacının 1479 sayılı Yasa uyarınca tescilinin, 14.4.1992 tarihli giriş bildirgesine dayalı olarak, 20.4.1982 tarihi itibariyle ve 6. basamaktan yapıldığı, sonradan intikal eden 506 sayılı Yasaya tabi sigortalılık süreleri gözetildiğinde ise, tescil tarihinin 01.01.1985, tescile esas basamağının ise 8 olarak değiştirildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca, 15.4.1992 tarihinde prim ödemeye başlayan sigortalının, özellikle 24.9.2001 tarihinden tedavinin başladığı tarihe kadarki dönemde düzenli prim ödemesinin bulunduğu anlaşılmakla birlikte, 25.12.2002 tarihli ekstrede 874.005.650 TL fazla ödemesi,Ocak 2003 tarihli ekstrede ise 988.256.534 TL fazla ödemesi, bunun yanında tecilli borcunun bulunduğu görünmektedir. Davacının tescil tarihi ve basamağı konusunda yapılan intibak işlemleri, tecilli borcun kaynağı, borç ve fazla ödemenin aynı anda varlığının gerekçeleri araştırılmaksızın; yapılacak inceleme ve araştırmada ortaya çıkan borcun, yaşamın olağan akışı içerisinde göz ardı edilebilecek cüzî miktarda olduğu veya sigortalının düzenli prim ödeme konusundaki iradesini ortaya koyarak ödemesini sürdürdüğü dönemde, Kurumun intibak işlemlerini de kapsayan hesap hatası veya yanılgısından kaynaklanmış olduğunun tespiti durumunda, bu olguyu sigortalının sağlık yardımından yararlanmasını engelleyen prim borcu olarak kabulünün, Anayasal sosyal güvenlik ilkesi ve Medeni Kanun’un 2.maddesinde belirtilen objektif iyiniyet kuralıyla bağdaştırılmasının mümkün olmayacağı yönleri üzerinde durulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla sonuca varılmış olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Davacı Avukatı yararına takdir edilen 450,00 YTL duruşma avukatlık parasının davalıya yükletilmesine, temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, 27.06.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir