TÜZEL KİŞİ / KESİN YETKİ

T.C.
YARGITAY
Onbirinci Hukuk Dairesi
E: 2005/2994
K: 2006/3114
T: 23.03.2006
TÜZEL KİŞİ
KESİN YETKİ
Özet: HUMK’nın 17. maddesi gereğince, tüzel kişi olan kooperatif ile üyeleri arasındaki davaların, kooperatifin ika– metgahı mahkemesinde görülmesi gerekir. Bu yetki kuralı, kamu düzenine ilişkin ve kesindir. TMK’nın 51. maddesinde ise, tüzel kişilerin ikametgahının kuruluş belgelerinde aksine bir hüküm bulunmadıkça işlerinin yönetildiği yer olduğu belirtilmiştir.
1086 s. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU [Madde 17]
4721 s. TÜRK MEDENÎ KANUNU [Madde 51]
2004 s. İCRA VE İFLAS KANUNU (1)(2) [Madde 67]
Taraflar arasında görülen davada (Sincan Sulh Hukuk Mahkemesi)’nce verilen 22.12.2004 tarih ve 2004/1271-2004/1032 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tasfiye halindeki kooperatifin üyesi bulunan davacının, su borcunun tahsili için başlatılan icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, kooperatifin kaçak su kullanımı yüzünden 500.000.000 TL ceza ödediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davanın ilk açıldığı Ankara Sulh Dördüncü Hukuk Mahkemesince; dava açıldıktan sonra, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 10.06.2004 gün 289 sayılı kararı uyarınca, Ankara ili, Etimesgut ilçesi, adli yargı çevresi olarak, Ankara Adliyesi’nden alınarak Sincan Adliyesi’ne bağlandığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
Dosyanın gönderildiği Sincan Sulh Hukuk Mahkemesince de kooperatif ana sözleşmesinde, kooperatif merkezinin Ankara yazılı olduğu gerekçesiyle HUMK’nın 17. maddesi gereğince kesin yetki nedeniyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, İİK’nın 67. maddesi kapsamında itirazın iptali istemine ilişkin olup, Ankara Sulh Dördüncü Hukuk Mahkemesi’nin kesinleşmiş yetkisizlik kararı üzerine dosya mahkemeye gelmiştir.
HUMK’nın 17. maddesi hükmü gereğince, tüzel kişi olan kooperatif ile üyeleri arasındaki davaların, kooperatifin ikametgahı addolunan mahal mahkemesinde görülmesi gerekir. TMK’nın 51. maddesine göre de hükmi şahsın ikametgahı, kuruluş belgesinde aksine bir hüküm bulunmadıkça işlerinin yönetildiği yer olarak belirtilmiştir. HUMK’nın 17. maddesindeki bu yetki kuralı, kamu düzenine ilişkin kesin yetki kuralı olup, mahkemece re’sen dikkate alınması gerekir.
Ancak somut olayda, dava, cevap ve replik dilekçesinde, davalının kooperatif üyesi olmadığı, konutu, dava dışı müteahhitten satın aldığı belir­tilmiştir.
Bu durumda mahkemece, öncelikle, davada taraflar arasında kooperatif üyeliği ilişkisinin bulunup bulunmadığı araştırılarak, bu ilişkinin varlığı halinde, anasözleşmede kooperatif merkezinin Ankara olarak yazılmış olmasına göre, Ticaret Sicilinden kooperatifin ikametgah adresinin sorulması ve HUMK’nın 17. maddesi kapsamında kesin yetki kuralının buna göre değerlendirilmesi; taraf­lar arasında üyelik ilişkisinin bulunmadığının anlaşılması halinde ise, bu kez davalı tarafça bir yetki itirazında bulunulmaması ve davalının ikametgahının Eryaman olması nedenleriyle davanın esasına girilmesi gerekirken, yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına (BOZULMASINA), ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.03.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir