VASİYETNAMENİN İPTALİ / TENKİS DAVASI / MİRASÇILIK VE MİRASIN GEÇİŞİ

T.C.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
E. 2006/2-64
K. 2006/93
T. 22.3.2006
VASİYETNAMENİN İPTALİ – TENKİS DAVASI
MİRASÇILIK VE MİRASIN GEÇİŞİ
4721 s. TÜRK MEDENÎ KANUNU [Madde 538]
4721 s. TÜRK MEDENÎ KANUNU [Madde 557]
Taraflar arasındaki “vasiyetnamenin iptali-tenkis”davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; B. Asliye 5. Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 11.11.2003 gün ve 2003/321 E. 1291 K. sayılı kararın incelenmesi davalı K. tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 21.09.2004 gün ve 2004/10661-10339 sayılı ilamı ile;
( …1- 4722 Sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 17. maddesi; mirasçılık ve mirasın geçişinin miras bırakanın ölümü tarihinde yürürlükte olan hükümlerine göre belirleneceğini hükme bağlamıştır. Miras bırakan 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girdiği 01.01.2002’den sonra 23.11.2002’de ölmüştür. Miras bırakanın ölümünden önce yürürlüğe giren Medeni Kanunun 538. maddesi el yazılı vasiyetnamede tanzim yerini 743 Sayılı Medeni Kanunun 485. maddesinden farklı düzenlemiş, tanzim yerini geçerlilik şartları arasından çıkartmıştır. Mahkemece vasiyetnamenin bu gerekçe ile iptaline karar verilmesi isabetsizdir.
2- Vasiyetnamenin korkutma, zorlama sonucu yapılması ve şekil eksikliğinin bulunması sebebine de dayanılarak iptali istenilmiştir. ( MK:md.557 ) Mahkemece bu yönünden dikkate alınıp incelenmesi, tarafların delilleri toplanıp sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken bu yönlerin dikkate alınmaması da usul ve yasaya aykırıdır… )
Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
KARAR :
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
SONUÇ : Davalı K. ‘in temyiz İtirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 22.03.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir