Y11HD 11.1.2010 E.2008/8642 – K.2010/150


  Y11HD 11.1.2010 E.2008/8642 – K.2010/150

– Şirketten Çıkmaya İzin
– Şirketin Fesih Ve Tasfiyesini Talep (Şirket Ortaklarının Tesbiti)
– Islah (Hükmün Konusu)
– Şirkete 35 Tebligatı –
HUMK.83 – 7201 Sa.Ka.35 – TTK.549,551

1. Dava, davalı şirketin feshi ve tasfiyesine ilişkin olarak açılmış ise de bilahare davacı taraf davasını ıslah ederek davaya şirketten çıkmaya izin verilmesi davası olarak bakılmasını istemiştir. Bu itibarla mahkemece davaya ıslah edilmiş haliyle bakılmak gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi doğru değildir.
2. Mahkemece davalı şirketin 2 ortaklı olduğu sonucuna varılmış ise de, dosya içerisinde bulunan Ticaret Sicili Gazetesinin incelenmesinden davalı şirketin ortakları olarak üç kişi gösterildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla mahkemece gerektiğinde Ticaret Sicil Memurluğundan davalı şirketin kaç ortaklı olduğu sorularak, şayet iki ortaktan daha fazla ortağı var ise davacının ıslah edilmiş haliyle şirketten çıkma talebi incelenerek neticesine göre bir karar verilmek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.

DAVA ve KARAR:

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesi`nce verilen 21.4.2008 tarih ve 2006/287-2008/186 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Sultan Gümüş Başaran tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ KARARI:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı şirketin 26.2.1997 tarihinde kurulup genel kurul yapılmadığını, yönetim ve denetim kurullarının seçilemediğini, 29.11.2000 tarihinde ortaklar kurulu kararı alınarak hisse devrinin kabulüne karar verildiğini, sermayesinin yasaların öngördüğü asgari sermayenin altında kaldığını, kuruluşundan beri hiçbir ticari faaliyette bulunmadığını, münfesih duruma düştüğünü ileri sürerek, davalı şirketin hükmen fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslahla müvekkilinin yurt dışında yaşıyor olması ve diğer ortaklara ulaşamaması sebebiyle ortaklıktan çıkma talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Davalı şirkete Tebligat Kanunu`nun 35. maddesine göre tebligat yapılmış, davaya yanıt verilmemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket iki ortaklı olup TTK.nun 549. ve 551. maddeleri uyarınca iki ortaklı limited şirketlerden çıkma halinde şirketin tek ortaklı olarak devamının mümkün olmadığı, çıkma halinin fesih ve tasfiyeyi de kapsadığı, yaptırılan bilirkişi incelemesinde de şirketin defterlerine ulaşılamadığı, ticaret sicili kayıtlarına göre de şirketin 26.6.1997 tarihinden beri faaliyette olmadığı, münfesih duruma düştüğü gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile davalı İskender C. Turizm Tekstil San. Tic. Ltd. Şti`nin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalı şirketin feshi ve tasfiyesine ilişkin olarak açılmış ise de bilahare davacı taraf davasını ıslah ederek davaya şirketten çıkmaya izin verilmesi davası olarak bakılmasını istemiştir. Bu itibarla mahkemece davaya ıslah edilmiş haliyle bakılmak gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi doğru değildir.

Ayrıca mahkemece davalı şirketin 2 ortaklı olduğu sonucuna varılmış ise de, dosya içerisinde bulunan 5.12.2000 tarihli Ticaret Sicili Gazetesinin incelenmesinden davalı şirketin ortakları olarak davacı Sevgi Ö. ile Osman E. ve Ömer Kemal T.`ın gösterildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla mahkemece gerektiğinde Ticaret Sicil Memurluğundan davalı şirketin kaç ortaklı olduğu sorularak, şayet iki ortaktan daha fazla ortağı var ise davacının ıslah edilmiş haliyle şirketten çıkma talebi incelenerek neticesine göre bir karar verilmek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.

Y.11.H.D. 11.1.2010 E.2008/8642 – K.2010/150  

PicLensButton  Y11HD 11.1.2010 E.2008/8642 – K.2010/150

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir