Y11HD 14.12.2009 E.2008/8165 – K.2009/12904


 Y11HD 14.12.2009 E.2008/8165 – K.2009/12904

– HİSSE SENEDİ TALEP FORMU (Şirket Ortaklığının Gerçekleşme Şartları – Ödenen Paranın Geri İstenmesi)

– HİSSE SENEDİ DEVRİ (Nominal Değer Şartı)

– PRİMLİ HİSSE SENEDİ ÇIKARILMASI

– ŞİRKET ORTAKLIĞININ TESBİTİ –

HUMK.438 – TTK.329,405/2

Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.

Davalılar vekili, davalının ortak olduğunu kabul ederek ortaklık pay defterinin davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur. Anılan bu belgeye göre, davacının beher pay değeri 50.000.- TL. olmak üzere toplam 114 pay sahibi olduğu ve bu payların toplam değerinin 5.700.000.- TL. tutarında bulunduğu anlaşılmaktadır.

Bu durum karşısında, mahkemece, uzman bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirket defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılıp, davacının davalı şirkete ne şekilde ortak olduğu, şirket ortaklığının kazanılıp kazanılmadığı, pay senedi almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğunun tespiti, şayet yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise, davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğunun araştırılması, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir karar bulunup bulunmadığının belirlenmesi, aksi sonuca varıldığında `çoğun içinde az da` vardır kuralı gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve davalıların hukuki durumlarının buna göre tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

DAVA ve KARAR:

Taraflar arasında görülen davada Yozgat Asliye 2. Hukuk Mahkemesi`nce verilen 11.12.2007 tarih ve 2007/41-2007/641 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olup dava konusu meblağ 11.830.- TL.`nın altında bulunduğundan HUMK.`nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ KARARI:

Davacı vekili, davalı şirketin yöneticilerinin müvekkilinden istenildiğinde çekilmesi ve yüksek faiz şartıyla para tahsil ettiğini, hisse senedi talep formu karşılığında ödeme yapıldığını, müvekkilinin verdiği paranın iade edilmediğini ileri sürerek, müvekkili ile davalı şirket arasında geçerli bir hisse devri yapılamayacağının ve geçerli surette kurulmuş bir ortaklığın bulunmadığının tespitine ve 9.450.00.- YTL.`nın faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara göre, davacının davalı şirketin ortağı olduğu, TTK.`nun 405/2 nci maddesi uyarınca şirkete vermiş olduğu sermayeyi isteyemeyeceği, yönetim kurulu üyesi olan diğer davalının şahsın sorumluluğunun bulunmadığı, ortaklığın kurulmasında bir etkisinin olmadığı, husumet düşmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. TTK.`nun 329. ve 405 nci maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Yetkili kurulların bir kararı olmadıkça pay senetleri de nominal bedellerinin üzerinde arz edilmezler.

Somut olayda davacı vekili, müvekkiline hisse talep formu imzalatılarak 10.000.- DM. ödeme yaptığını, geçerli şekilde davalı şirkete ortak olmadığını iddia etmiştir. Bu talep formu davalı şirketin unvanını taşımakta olup, `Kabul Edilebilecek Birim Fiyatı 25.000.000.- TL.` ve ödenen miktarın 10.000.- DM. olduğu açıklamasını içermekte, davacı ile başkasının imzasını taşımaktadır. Ancak, davacının imzası dışındaki imzanın davalılarla nasıl bir bağlantısının olduğuna yönelik bilgiye yer vermemiştir. Davalılar vekili, davalının ortak olduğunu kabul ederek ortaklık pay defterinin davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur. Anılan bu belgeye göre, davacının beher pay değeri 50.000.- TL. olmak üzere toplam 114 pay sahibi olduğu ve bu payların toplam değerinin 5.700.000.- TL. tutarında bulunduğu anlaşılmaktadır.

Bu durum karşısında, mahkemece, uzman bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirket defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılıp, davacının davalı şirkete ne şekilde ortak olduğu, şirket ortaklığının kazanılıp kazanılmadığı, pay senedi almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğunun tespiti, şayet yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise, davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğunun araştırılması, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir karar bulunup bulunmadığının belirlenmesi, aksi sonuca varıldığında `çoğun içinde az da` vardır kuralı gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve davalıların hukuki durumlarının buna göre tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.

Y.11.H.D. 14.12.2009 E.2008/8165 – K.2009/12904

PicLensButton Y11HD 14.12.2009 E.2008/8165 – K.2009/12904

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir