Y11HD 15.12.2008 E.2007/11071 – K.2008/13969


 Y11HD 15.12.2008 E.2007/11071 – K.2008/13969

– TAVZİH (Hükme Etkisi – Faizin Başlangıç Tarihi)

– FAİZİN BAŞLANGIÇ TARİHİ (Tavzih)

– MAHKEMENİN DAVADAN EL ÇEKMESİ (Tavzih) –

HUMK.455, 459

Dava, hükümdeki faiz başlangıcının diğer davalılar yönünden tavzihen düzeltilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece, tavzih isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Bir hükmün hangi hallerde tavzihinin istenebileceği, HUMK.`nun 455 nci maddesinde düzenlenmiştir.

Tavzih yolu, bir hükmün anlaşılmayacak biçimde müphem bulunması veya açıklıkla anlaşılamaz (gayri vazıh) ve çelişik (mütenakız) fıkraları taşıması durumunda, hükümdeki gerçek anlamın meydana çıkarması amacıyla başvurulan bir yasal yoldur.

Mahkeme, hükmü yalnız tavzih etmekle yetinir, yoksa kesinleşmiş bir hüküm, hükmün açıklanması (tavzihi) yoluyla sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.

DAVA ve KARAR:

Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Sulh Hukuk Mahkemesi`nce verilen 2.11.2006 tarih ve 2005/250 – 2006/11937 sayılı kararın Yargıtay`ca incelenmesi davalı Ankara Sigorta A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ KARARI:

Davacı vekili tavzih dilekçesi ile, mahkemenin 2.11.2006 tarih 2005/250 Esas – 2006/1937 Karar sayılı ilamının birinci bendinde “… diğer davalılar yönünden” faiz başlangıcının dava tarihi olarak belirlendiğini, oysa bu tarihin 17.9.2002 tarihi olması gerektiğini ileri sürerek, anılan ilamın tavzihini talep ve dava etmiştir.

Davalılar, tavzih istemine cevap vermemiştir.

Mahkemece; dosya kapsamına göre, davacının dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğu, bu talep içerisinde ferilerinin de bulunduğu gerekçeleriyle, tavzih isteminin kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalılardan Ankara Sigorta A.Ş. vekili temyiz etmiştir.

Dava, hükümdeki faiz başlangıcının diğer davalılar yönünden tavzihen düzeltilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece, tavzih isteminin kabulüne karar verilmiştir.

Oysa, davadan el çekilmiş olunması karşısında, yargılamanın iadesine karar verilmedikçe veya hüküm temyiz edilip bozulmadıkça mahkemece verilen bu karar, artık hiçbir şekilde değiştirilemez. HUMK.`nun 455 nci maddesinde düzenlenen tavzih veya aynı Yasa`nın 459 ncu maddesinde düzenlenen maddi hataların düzeltilmesi yoluyla da hükmün değiştirilmesi söz konusu olamaz. Bir hükmün hangi hallerde tavzihinin istenebileceği, HUMK.`nun 455 nci maddesinde düzenlenmiştir. Tavzih yolu, bir hükmün anlaşılmayacak biçimde müphem bulunması veya açıklıkla anlaşılamaz (gayri vazıh) ve çelişik (mütenakız) fıkraları taşıması durumunda hükümdeki gerçek anlamı meydana çıkarması amacıyla başvurulan bir yasal yoldur. Mahkeme, hükmü yalnız tavzih etmekle yetinir, yoksa kesinleşmiş bir hüküm, hükmün açıklanması (tavzihi) yoluyla sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.

Somut olaya gelince, tavzih dilekçesi ile “…diğer davalılar yönünden…” faiz başlangıcının 17.9.2002 olması gerekirken, dava tarihi olarak belirlendiği iddia edilmiş, mahkemece, tavzih isteminin kabulüne karar verilmiş olup, bu bağlamda, mahkemece, faiz başlangıcının yazılı şekilde tavzih yolu ile değiştirilmesi doğru görülmemiş, hem tavzih kurumunun özüne ve amacına aykırı tavzih kararının davalılardan Ankara Sigorta A.Ş. yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenle, davalılardan Ankara Sigorta A.Ş. vekilinin tavzih kararına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile tavzih kararının bu davalı yararına BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.

Y.11.H.D. 15.12.2008 E.2007/11071 – K.2008/13969

PicLensButton Y11HD 15.12.2008 E.2007/11071 – K.2008/13969

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir