Y11HD 15.3.2010 E.2010/2383 – K.2010/2824


 Y11HD 15.3.2010 E.2010/2383 – K.2010/2824

– Kooperatiften İstifa (Ödenen Aidatların İadesinde Faiz Uygulaması)
– Kooperatife Yapılan Ödemelerin İadesi (Kooperatiften İstifa – Faiz Uygulaması – Genel Kurulun Erteleme Kararı) –

1163 Sa.Ka.15/1,17/2

1. Dava, ortaklıktan ayrılan davacının, kooperatife yaptığı ödemelerin iadesi istemine ilişkin olup mahkemece, davalı kooperatifin 29.6.2003 tarihli erteleme kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2. Davacı ortak tarafından, erteleme süresinin sonunda açılacak davada, ayrıldığı yılın bilançosunun kesinleştiği genel kurul toplantısından bir ay sonraki tarihten itibaren, alacağına temerrüt faizi yürütülmesi talep edilebilir.
Somut uyuşmazlıkta da davacı vekili tarafından, üç yıllık erteleme süresinin dolmasından sonra 1.9.2006 tarihinde dava açıldığına göre mahkemece, davacının işbu dava ile artık yaptığı ödemelerin iadesini isteyebileceği kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

DAVA ve KARAR:

Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye 2. Ticaret Mahkemesi`nce verilen 3.4.2008 tarih ve 2006/49 – 2008/91 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ KARARI:

Davacı vekili, davalı kooperatif ortağı olan müvekkilinin noterden keşide ettiği 15.10.2002 tarihli ihtarname ile ortaklıktan istifa ettiğini, 18.10.2002 tarihli Yönetim Kurulu Kararı ile de istifasının kabul edildiğini, buna göre 29.6.2006 tarihinde yapılan ve 2002 yılı bilançosunun kabul edildiği genel kurul toplantısından 1 ay sonra 29.7.2003 tarihinde temerrüde düştüğü halde davalı kooperatifçe müvekkilinin ödemelerinin iade edilmediğini, her ne kadar anılan genel kurul toplantısında geri ödemelerin 3 yıl ertelenmesine dair karar alınmışsa da bu kararın Kooperatifler Kanunu`nun 17/2. maddesindeki şartlar oluşmadan alındığını ileri sürerek, (6.200.-) YTL.`nın 29.7.2003 tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, 14.4.2002 tarihli genel kurulda seçilen yeni yönetim kurulunun, müvekkili kooperatifte bir çok usulsüz harcama yapıldığını tespit ettiğini, 29.6.2003 tarihli erteleme kararının haklı olduğunu, davacının payına isabet eden genel gider ve zarar miktarının alacağından düşülmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı kooperatifin 29.6.2003 tarihli genel kurul toplantısında verilen erteleme kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, ortaklıktan ayrılan davacının, kooperatife yaptığı ödemelerin iadesi istemine ilişkin olup mahkemece, davalı kooperatifin 29.6.2003 tarihli erteleme kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, davalı kooperatifçe 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu`nun 17/2 nci maddesine dayalı olarak erteleme kararı alınsa da, bu karar davalı kooperatife sadece yapacağı geri ödemeleri üç yıla kadar erteleme hakkını verir. Bu sürenin sonunda, davacı ortak yine aynı yasa maddesi ile anasözleşmenin 15/1 nci maddesi uyarınca, yaptığı ödemelerin iadesini, ayrıldığı yılın bilançosu tarihinden itibaren bir ay geçtikten sonra geri isteyebilir. Diğer bir deyişle, davacı ortak tarafından, erteleme süresinin sonunda açılacak davada, ayrıldığı yılın bilançosunun kesinleştiği genel kurul toplantısından bir ay sonraki tarihten itibaren, alacağına temerrüt faizi yürütülmesi talep edilebilir. Dairemiz`in emsal uygulamaları da bu yöndedir. (Yargıtay 11. H.D. 21.12.2005 tarih ve 2004/15052 E. – 2005/12661 K.)
Somut uyuşmazlıkta da davacı vekili tarafından, üç yıllık erteleme süresinin dolmasından sonra 1.9.2006 tarihinde dava açıldığına göre mahkemece, davacının işbu dava ile artık yaptığı ödemelerin iadesini isteyebileceği kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Ancak, yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin mahkemece hükmedilen vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) no.`lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) no.`lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) no.`lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin mahkemece hükmedilen vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, oybirliği ile karar verildi.

Y.11.H.D. 15.3.2010 E.2010/2383 – K.2010/2824

PicLensButton Y11HD 15.3.2010 E.2010/2383 – K.2010/2824

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir