Y11HD 21.2.2010 E.2008/9072 – K.2010/591


 Y11HD 21.2.2010 E.2008/9072 – K.2010/591

– Haksız Rekabet (Ticari Faaliyete Zarar Verici Eylemler)

– Tüketicinin Malı İnternet Ortamında Kötülemesi (Haksız Rekabet)

– İnternet Ortamında Alınan Malın Kötülenmesi (Haksız Rekabet)

– Objektif İyiniyet

– Dürüstlük Kuralı –

 

TMK.2,56,57

 

Haksız eylemin özel bir türü olan haksız rekabeti oluşturan eylemin kim tarafından, hangi şekilde, hangi yolla meydana getirilmiş olduğunun bu eylemin sübutu açısından bir önemi bulunmayıp, yapılan eylemin haksız olarak bir ticari işletmeye, ticari faaliyete zarar verip vermediği, güven içinde devam etmesi, işlemesi gerekli ticari rekabet ortamını bozup bozmadığı hususu üzerinde durulmalıdır.

 

Bu durumda, somut olaya gelindiğinde davalının davacının ticari faaliyetine zarar verici nitelikteki eylemlerinin tespiti halinde tacir olmaması bu durumun haksız rekabet sayılmasını engellemeyeceğinden mahkemece tarafların dayandıkları delillerin toplanması, gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle davalının eylemlerinin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde yasal olmayan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

 

DAVA ve KARAR:

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14.Asliye Ticaret Mahkemesi`nce verilen 17.3.2008 tarih ve 2007/126 – 2008/153 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin  gereği görüşülüp, düşünüldü:

 

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ KARARI:

 

Davacı vekili,

davalının müvekkili şirket tarafından üretilen Polaris markalı ürünleri, Polaris markasını, müvekkili şirketi ve şirket çalışanlarını aşağılayarak, yanlış, yanıltıcı ve lüzumsuz yere incitici beyanlarla kötüleyerek müvekkili şirketin ticari itibarını zedelediğini,

 

davalının elektronik posta yolu ile gönderdiği beyanların müvekkili şirketin tüketiciler ve toplum nezdinde yıllardır kazandığı haklı itibarını bozduğunu, davalının işbu eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek,

davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespiti, önlenmesi ve men`i ile 50.000,00 YTL manevi, fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 YTL maddi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.

 

Davalı vekili,

müvekkilinin bankada çalışmakta olup, hayatı boyunca ticaretle iştigal etmemiş bulunduğunu, müvekkilinin mesleği dikkate alındığında davacı taraf ile haksız rekabete girmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin davaya konu maili internet ortamında yaymadığını, mailde aldığı ürünün kalitesiz çıktığını belirttiğini, yoksa Polaris`in tüm ürünlerinin kalitesiz olduğu yönünde bir iddiasının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

 

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre

davalının tacir olmayıp, davacı şirket ile rekabet ortamında bulunmasını gerektirir bir durumunun olmadığı, bu nedenle bir ticari rekabetin bulunmadığı anlaşıldığından davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin  kabul edilemeyeceği sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, haksız rekabetin önlenmesi, men`i ve tazminat istemlerine ilişkindir.

 

Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.  Davacı şirket, ürünlerine, markasına, şirkete ve çalışanlarına yönelik olarak davalı tarafından internet ortamında gönderilen mesajların, yazılan yazıların haksız rekabet oluşturduğunu, bu olaydan dolayı şirketinin, ürünlerinin ve markasının zarar gördüğünü, tüketiciler nezdinde itibar kaybına uğradığını ileri sürmüştür.

 

TTK.nun 56. maddesinde haksız rekabetin aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimali olduğu düzenlenmiş,

57. maddede ise hüsnüniyet kaidelerine aykırı hareketler sınırlayıcı olarak değil ” hususiyle ” denilmek suretiyle örnekleyici olarak sayılmıştır.

 

Anılan maddenin 1 numaralı bendinde başkalarını veya onların emtiasını,  iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya  lüzumsuz yere incitici beyanlarla kötülemenin hüsnüniyet kaidelerine  aykırı hareketler olduğu belirtilmiştir.

 

Gerek haksız rekabete ilişkin yasal düzenlemeler gerekse Medeni Kanun`un 2. maddesinde belirtilen herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğu yönündeki tüm özel hukuk ilişkilerinde uygulama alanı bulunan temel hüküm uyarınca bir ticari işletmeye, şirkete yönelik olarak yapılan eylemlerin haksız rekabet oluşturması için bu eylemleri yapanların tacir olmaları veya haksız rekabete maruz kalan şahıs, şirket veya işletme ile aynı konularda iştigal etmeleri gerekmemektedir.

 

Haksız eylemin özel bir türü olan haksız rekabeti oluşturan eylemin kim tarafından, hangi şekilde, hangi yolla meydana getirilmiş olduğunun bu eylemin sübutu açısından bir önemi bulunmayıp, yapılan eylemin haksız olarak bir ticari işletmeye, ticari faaliyete zarar verip vermediği, güven içinde devam etmesi, işlemesi gerekli ticari rekabet ortamını bozup bozmadığı hususu üzerinde durulmalıdır.

 

Bu durumda, somut olaya gelindiğinde davalının davacının ticari faaliyetine zarar verici nitelikteki eylemlerinin tespiti halinde tacir olmaması bu durumun haksız rekabet sayılmasını engellemeyeceğinden mahkemece tarafların dayandıkları delillerin toplanması, gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle davalının eylemlerinin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde yasal olmayan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

 

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi.

 

Y.11.H.D. 21.2.2010 E.2008/9072 – K.2010/591

PicLensButton Y11HD 21.2.2010 E.2008/9072 – K.2010/591

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir