Y1HD 14.1.2009 E.2008/11520 – K.2009/261


 Y1HD 14.1.2009 E.2008/11520 – K.2009/261

– DAVA DİLEKÇESİ TEBLİĞ EDİLMEDEN DURUŞMA AÇILMASI

– TARAFLARA YARGILAMA GÜNÜNÜN TEBLİĞİ ZORUNLULUĞU

– TARAF TEŞKİLİ ELATMANIN ÖNLENMESİ (Taraf Teşkili)

– ECRİMİSİL (Taraf Teşkili)
HUMK.73 – 82An.36

Davacı, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebinde bulunmuştur.
Yargılamanın sağlıklı yürütülebilmesi için öncelikle tarafların yargılama gününden haberdar edilmesi gerekir. Mahkeme, kanuni istisnalar haricinde iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için tarafları duruşmaya davet etmeden karar veremez.
Somut olayda, dava dilekçesini de içeren duruşma gününü bildiren çağrı kağıdı davalıya tebliğ edilememesine rağmen yargılamaya devam edilerek esas hakkında karar verilmiştir. Tebligat yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

DAVA ve KARAR:
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki bulunduğu 71 parseldeki 16 no`lu bölümü, 4331 Sayılı Yasanın geçici 6. maddesi uyarınca 30 günlük süre içinde kira sözleşmesini yenilemediği için davalının haksız olarak işgal ettiğini ileri sürerek, el atmanın önlenmesi ve ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Davalıya tebligat yapılamamıştır.

Mahkemece, davalının müdahalesinin haksız olduğu gerekçesi ile el atmanın önlenmesi isteminin kabulüne, ecrimisil talebinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi`nin raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü:

YARGITAY 1. HUKUK DAİRESİ KARARI:

Dava, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece çıkartılan dava dilekçesini içeren çağrı kağıdı, davalının adreste bulunamadığı şerhi ile iade edilmesine karşın, yargılama sürdürülerek el atmanın önlenmesi isteminin kabulüne, ecrimisil talebinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu itibarla dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun tebliğ edilerek, ona savunma hakkının tanındığını söyleyebilme olanağı yoktur.
Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırılabilmesi, öncelikle tarafların yargılama gününden haberdar edilmesi ile mümkündür. Kişinin hangi yargı merciinde duruşmasının bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilebilmesi, usulüne uygun olarak tebligat yapılması ile sağlanabilir. Anayasa`nın 36 ve HUMK.`nun 73. maddeleri hükümlerinde çok açık bir şekilde vurgulanan temel kurala göre, mahkeme, tarafları dinlemeden, onları iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hükmünü veremez. Bu bakımdan davetin ve bunun yazılı şeklinin (davetiyenin) davadaki önemi büyüktür.

Asıl olan tarafların huzurunda yargılamanın yürütülmesi olmakla birlikte, hukuk mahkemelerinde, taraflar yargılamaya katılmasalar bile mutlaka duruşmadan haberdar edilmelidirler. Duruşmaya gelinmese dahi ilgilinin yokluğunda davaya devam edilip karar verilmesine usulün olanak tanıdığı hallerde, açıklanan biçimdeki uyarıyı taşıyan davetiyenin tebliğ edilmesinden ve yasaya uygun biçimde taraf teşkilinin tamamlanmasından sonra işin esasına girilmesi, deliller toplanarak bir sonuca ulaşılması gereklidir.

Hal böyle olunca, davalıya dava dilekçesinin usulüne uygun bir biçimde tebliğ edilerek; kendisine savunma yapabilme olanağının tanınması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, tebligat yapılmaksızın yazılı olduğu üzere karar verilmesi isabetsizdir.

SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.

Y.1.H.D. 14.1.2009 E.2008/11520 – K.2009/261

PicLensButton Y1HD 14.1.2009 E.2008/11520 – K.2009/261

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir