Y2CD 20.1.2010 E.2009/55418 – K.2010/613


 Y2CD 20.1.2010 E.2009/55418 – K.2010/613

– Alkol Ve Sigara İçmekten Yasaklanma (Seçenek Yaptırım)
– Kısa Süreli Hapis Cezasına Seçenek Yaptırımlar
– Hükmün Açıklanması Ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
– Uyarlama Yargılaması (Lehe Kanun Uygulaması)
– Lehe Kanun Uygulaması (Uyarlama Yargılaması) –
CMK.231,309/4-d – TCK.50/1-d,86/2-3-a – 5560 Sa.Ka.23

Mahkemece, kısa süreli hapis cezası, 5237 sayılı yasanın 50. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca seçenek yaptırıma çevrilirken, hükmolunan “alkol ve sigara içmekten yasaklanması” tedbirinin, denetime elverişli olmaması nedeniyle infaz yeteneği bulunmadığı gibi süresi de belirlenmemekle, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

DAVA ve KARAR:

Kasten yaralama suçundan sanık Erdoğan Akbolat`ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun`un 86/2-3-a. maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun`un 50/1-d maddesine göre alkol ve sigara içmekten yasaklanma seçenek yaptırımına çevrilmesine dair Pendik 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 23.1.2008 tarihli ve 2007/472 Esas, 2008/30 sayılı Karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 13.11.2009 gün ve 2009/13011-64300 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 8.12.2009 gün ve 2009/272032 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu:

Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu`nun “Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar” başlıklı 50/1-d maddesinde “Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama süresinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlemesindeki özelliklere göre; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya, çevrilebilir “hükmünün yer aldığı, sanığa tayin edilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın seçenek yaptırıma çevrilirken, kanun koyucunun amacına uygun, akla ve mantığa aykırı olmayan tarafları tatmin edici, denetime elverişli bir seçenek yaptırıma hükmedilmesi gerektiği, kanunî, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan, sanığın kişiliğini ve suçun işlenmesindeki özellikleri değerlendirmeden ve belirli bir süre belirtilmeden sanığa kanunda öngörülmeyen yükümlülük getirmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında,
2- Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun`la değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu`nun 231. maddesi uyarınca, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilip verilemeyeceğinin değerlendirilmemesinde, isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ KARARI:

1- Kanun yararına bozma, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan gerek usul, gerekse maddi hukuka ilişkin hukuka aykırılıkların giderilmesi ile sınırlı olağanüstü yasa yolu olup, hüküm tarihinden sonra gerçekleşen yasa değişikliklerine dayanılarak bu yasa yoluna başvurulamaz.
5271 sayılı Yasanın 231. maddesinin, 5560 sayılı Yasanın 23. maddesi ile eklenen ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan son fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlarla ilgili olarak uygulanabileceğinin öngörülmesi karşısında, sanık hakkında, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olmayan, TCK.`nın 86/2,3-a maddesi kapsamındaki eşini kasten yaralama suçu yönünden, hükümden sonra 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMY.`nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususu ancak uyarlama yargılamasına konu olabileceğinden ve hüküm tarihi itibariyle mahkemece değerlendirilmesi mümkün bulunmadığından, tebliğnamenin (2) no`lu kanun yararına bozma isteminin REDDİNE,
2- 1 no`lu kanun yararına bozma istemine gelince;
5237 sayılı yasanın 50. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre, aynı fıkranın (a) bendi uyarınca adli para cezasına veya diğer bentlerdeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilebilir. Seçenek yaptırımın, infazının olanaklı olması yanında denetlenebilir olması da önem taşımaktadır.
Mahkemece, kısa süreli hapis cezası, 5237 sayılı yasanın 50. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca seçenek yaptırıma çevrilirken, hükmolunan “alkol ve sigara içmekten yasaklanması” tedbirinin, denetime elverişli olmaması nedeniyle infaz yeteneği bulunmadığı gibi süresi de belirlenmemekle, kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden,

SONUÇ: (PENDİK) 1.Sulh Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 23.1.2008 gün ve 2007/472, 2008/30 sayılı kararın BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.

Y.2.C.D. 20.1.2010 E.2009/55418 – K.2010/613  

PicLensButton Y2CD 20.1.2010 E.2009/55418 – K.2010/613

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir