Y2HD 9.4.2009 E.2009/625 – K.2009/6776


 Y2HD 9.4.2009 E.2009/625   K.2009/6776

– MİRAS PAYINA MAHSUBEN YAPILAN KAZANDIRMALAR (Denkleştirme Davası)

– DENKLEŞTİRME (İADE) DAVASI (Mirasçılar Arasında – Miras Payına Mahsuben Kazandırmanın İsbatı Zorunluluğu)

– İADE (DENKLEŞTİRME) DAVASI (Mirasçılar Arasında – Miras Payına Mahsuben Kazandırmanın İsbatı Zorunluluğu)

– MİRASÇILAR ARASINDA MİRASTA DENKLEŞTİRME

– İSTİHKAK DAVASI (Mirasta Denkleştirme)

– TEREKEDEN EŞYA GÖTÜRMEK (Mirasta Denkleştirme)

– PAYLAŞMA İSTEĞİNİN BULUNMAMASI (Mirasta Denkleştirme) –

TMK.599/1, 637, 640, 669/1

Davacı, miras bırakanın 18.4.2005 tarihinde davalı (eşine) aktardığı paranın, miras payına mahsuben verildiğine ilişkin bir delil getirememiştir. O halde, davalıya aktarılan para ile ilgili denkleştirme isteğinin reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Dava konusu eşyaların miras bırakana ait olduğu hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık yoktur. Bu eşyalar, miras bırakan tarafından sağlığında davalıya verilmemiş, ölümünden sonra, davalı bu eşyaları ortak konuttan alıp götürmüştür. Gerçekleşen bu durum karşısında, eşyalar yönünden Türk Medeni Kanunu`nun 669. maddesi koşulları bulunmamaktadır.

DAVA ve KARAR:

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:

YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ KARARI:

1- Yasal mirasçılar, miras bırakandan miras paylarına mahsuben elde ettikleri sağlararası karşılıksız kazandırmaları, denkleştirmeyi sağlamak için terekeye geri vermekle birbirlerine karşı yükümlüdürler (TMK.m.669/1). Bu hükme göre, altsoy dışındaki yasal mirasçıların miras bırakandan elde ettikleri sağlararası karşılıksız kazandırmaların denkleştirmeye (iadeye) tabi olması için, bunların miras payına mahsuben verildiğinin kanıtlanması gerekir. Davacı, miras bırakanın 18.4.2005 tarihinde davalı (eşine) aktardığı paranın, miras payına mahsuben verildiğine ilişkin bir delil getirememiştir. O halde, davalıya aktarılan para ile ilgili denkleştirme isteğinin reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.

2- Dava konusu eşyaların miras bırakana ait olduğu hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık yoktur. Bu eşyalar, miras bırakan tarafından sağlığında davalıya verilmemiş, ölümünden sonra, davalı bu eşyaları ortak konuttan alıp götürmüştür. Gerçekleşen bu durum karşısında, eşyalar yönünden Türk Medeni Kanunu`nun 669. maddesi koşulları bulunmamaktadır. Davalı da davacıyla birlikte yasal mirasçı olduğuna ve davalının bu menkul malları elinde bulundurması yasal mirasçılık sıfatına dayandığına göre, eşyalara ilişkin istek, Türk Medeni Kanunu`nun 637. maddesine de dayanmamaktadır. Mirasçılar, miras bırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak kanun gereği kazanırlar (TMK.m.599/1). Birden çok mirasçı bulunması halinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hakları ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Mirasçılar, terekeye elbirliğiyle sahip olurlar (TMK.m.640). Davacının, dava konusu menkul eşyalara ilişkin bir paylaşma isteği de bulunmamaktadır. Öyleyse, menkul eşyalara ilişkin talebin de reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.

Y.2.H.D. 9.4.2009 E.2009/625 – K.2009/6776

PicLensButton Y2HD 9.4.2009 E.2009/625   K.2009/6776

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir