Y4CD 30.3.2010 E.2010/3201 – K.2010/5539


 Y4CD 30.3.2010 E.2010/3201 – K.2010/5539

–  Muhafaza Görevini Kötüye Kullanmak Suçu

– Adli Para Cazasından Çavrilen Hapsin İnfazı

– Tekerrür (Hapis ve Doğrudan Adli Para Cezası) –

3167 Sa.Ka.16 – 5275 Sa.Ka.106,108 – CMK.223,232 – TCK.50,51,52,58,289

1. Adlî para cezasından çevrilen hapsin infazı ertelenemez ve bunun infazında koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz.
Hapse çevrilmiş olmasına rağmen hak yoksunlukları bakımından esas alınacak olan adlî para cezasıdır.
2. Sanığın mahkum olduğu, 3167 sayılı Yasanın 16/1.maddesine aykırı davranmak suçundan verilen doğrudan adli para cezası, sonradan işlenen suçta tekerrüre esas alınamaz.

DAVA ve KARAR:

Muhafaza görevini kötüye kullanmak suçundan sanık M. A. K..`nın,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu`nun 289/1-son maddeleri uyarınca belirlenen 1 ay 15 gün hapis 2 gün adlî para cezasının, aynı Kanun`un 50/1-a,  52/2. maddeleri uyarınca 37 gün hapis ve 2 gün adlî para cezasına ve günlüğü 20 yeni Türk lirası üzerinden 740 yeni Türk lirası ve 20 yeni Türk lirası adli para cezasına çevrilmesine,

58. maddesi gereğince cezasını mükerrirlere özgü infaz rejimine göre yerine getirmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmasına dair Mersin 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 26.3.2009 tarihli ve 2008/851 esas, 2009/333 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca  26.1.2010 gün ve 3757 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 3.2.2010 gün ve 19359 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:

Tebliğnamede “Dosya kapsamına göre,
1- Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun`un 289/1-son maddesi uyarınca belirlenen 1 ay 15 gün hapis ve 2 gün adli para cezasının aynı Kanun`un 51/a-son ve 52/2. maddeleri gereğince günlüğü 20 yeni Türk lirası üzerinden 900 yeni Türk lirası ve 40 yeni Türk lirası adli para cezasına çevrilmesi yerine,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu`nun 232/6. maddesinde yer alan:
“Hüküm fıkrasında, 223 üncü maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının,  başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir. ” hükmü uyarınca, sanık hakkında temel cezanın belirlenmesinden sonra indirim nedeni ve maddesi gösterilmeden 1 ay 15 gün hapis cezasının 37 gün kabul edilerek günlüğü 20 yeni Türk lirasından olmak üzere 740 yeni Türk lirası; 2 gün adli para cezası karşılığı 20 yeni Türk lirasına hükmedilmesinde,
2- 5237 sayılı Kanun`un 58, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun`un 106 ve 108. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde adlî para cezasına hükmedilen sanık hakkında hükmedilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirine karar verilmesinin mümkün olmadığının gözetilmemesinde, İsabet görülmemiştir. ” denilmektedir.
Gereği görüşüldü;

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ KARARI:

5275 sayılı CİGTY`nın Adlî Para Cezasının İnfazı başlıklı 106. Maddesi
“(1)  Adlî para cezası, Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen usule göre tayin olunacak bir miktar paranın  Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.
(9)  (Değişik fıkra: 1.3.2008 – 5739 S.K..5. md.) Adlî para cezasından çevrilen hapsin infazı ertelenemez ve bunun infazında koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz. Hapse çevrilmiş olmasına rağmen hak yoksunlukları bakımından esas alınacak olan adlî para cezasıdır.” hükmünü öngörmektedir.
6.4.2006 tarih ve 26131 sayılı Resmi Gazete`de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük”ün adli para cezalarının infazını düzenleyen 56/9.maddesinde ise,
“(9) 5237 sayılı Kanunun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi saklı kalmak üzere, adlî para cezasından çevrilen hapsin infazı ertelenemez ve bunun infazında koşullu salıverilme hükümleri uygulanamaz. Hapse çevrilmiş olmasına rağmen hak yoksunlukları bakımından esas alınacak olan adlî para cezasıdır.” hükmü öngörülmektedir.
Aynı yasanın mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ilişkin  108. maddesinde ise
“(1) Tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan;
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının otuzdokuz yılının,
b) Müebbet hapis cezasının otuzüç yılının,
c) Süreli hapis cezasının dörtte üçünün,
İnfaz kurumunda iyi hâili olarak çekilmesi durumunda, koşullu salıverilmeden yararlanılabilir.
(2) Tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar,  tekerrüre esas alman cezanın en ağırından fazla olamaz……” hükmüne yer verilmiştir.
Bu durumda,
1-    5275 sayılı Yasanın 108. Maddesinde
“Tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın tekerrüre esas alman cezanın en ağırından fazla olamayacağının ve aynı Yasanın  106. Maddesinde adlî para cezasının infaz edilememesi nedeniyle çevrilen hapsin infazında koşullu salıverilme hükümleri uygulanmayacağının belirtilmesi karşısında; sanığın mahkum olduğu Mersin 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 19.3.2008 tarih ve 2007/452, 2008/185 sayılı kararı ile 3167 sayılı Yasanın 16/1.maddesine aykırı davranmak suçundan verilen 2350 TL`lık doğrudan adli para cezasının,  sonradan işlenen suçta tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi;
2- Sanık hakkında muhafaza görevini kötüye kullanma suçuna ilişkin  TCY.`nın 289/1-son maddesi uyarınca verilen 1 ay 15 gün hapis ve 2 gün adli para cezasının aynı Yasanın 50. ve 52. maddeleri gereğince günlüğü 20 TL`den 900 TL ve 40 lira yerine, yalnızca 740 TL adli para cezasına çevrilerek eksik cezaya hükmolunması,
Hukuka aykırılık oluşturmaktadır.

SONUÇ: Açıklanan nedenlerle M.. 2. Sulh Ceza Mahkemesinin  26.3.2009 tarih ve 2008/851 esas, 2009/333 karar sayılı kararının BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi.

Y.4.C.D. 30.3.2010 E.2010/3201 – K.2010/5539

PicLensButton Y4CD 30.3.2010 E.2010/3201 – K.2010/5539

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir