Y4HD 13.7.2010 E.2009/12689 – K.2010/8574


 Y4HD 13.7.2010 E.2009/12689 – K.2010/8574

– Avukatlık Kimliğinin Bankada Kabul Edilmemesi
– Avukata Saygısız Ve Haksız Muamele (Manevi Tazminat)
– Banka Çalışanının Avukata Saygısız Ve Haksız Muamelesi (Manevi Tazminat)
– Manevi Tazminat (Banka Çalışanının Avukata Saygısız Ve Haksız Muamele Etmesi) –

HUMK.438 – 1136 Sa.Ka.9

Davacı avukat, vekil edenine ait çek bedelini, almak amacıyla davalı banka şubesine giden davacı, yeterli para bulunmadığı gerekçesi ile kuralsız (keyfi) olarak bekletildiğini, daha sonra avukatlık kimliğinin geçerli belge olarak kabul edilmediğini,  işini görmesinin engellendiğini, banka görevlilerince azarlanıp küçük düşürüldüğünü belirterek, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir.
Davalı banka çalışanlarının Yönetmelikte sayılan belgelerin sunulmasını istemelerinde yasaya aykırılık yok ise de;
sergiledikleri tutum ve davranışlar davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğundan davacı yararına manevi tazminat takdir edilmiş olması yerindedir.

DAVA ve KARAR:

Davacı Selma B. vekili Avukat Lütfürrahman Başöz tarafından,  davalı A. T.  A.Ş aleyhine 21.2.2008 gününde verilen dilekçe ile haksız eyleme dayalı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 7.5.2009 günlü kararın

Yargıtay`ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü,

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ KARARI:

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.

2- Diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.

Vekil edenine ait çek bedelini, almak amacıyla davalı banka şubesine giden davacı, yeterli para bulunmadığı gerekçesi ile kuralsız (keyfi) olarak bekletildiğini,  daha sonra avukatlık kimliğinin geçerli belge olarak kabul edilmediğini,  işini görmesinin engellendiğini, banka görevlilerince azarlanıp küçük düşürüldüğünü belirterek, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir.
Davalı ise, çek karşılığı kadar tutar bulunmadığından ödemenin geciktiğini, davacının sunduğu avukatlık kimliğinin 4208 sayılı Kara Paranın Aklanmasının Önlenmesine Dair Yasa ve bu Yasa`nın uygulanmasına ilişkin Yönetmelik ile Danıştay kararı gereğince geçerli olmadığını, 2.000,00 TL üzerindeki işlemler için nüfus kimlik belgesi, ehliyet ve pasaport gibi bir kimlik belgesi sunmayan davacının çek bedelini alamadığını ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.

Yerel mahkemece, Avukatlık Yasasının 9. maddesinde avukatlık kimliğinin tüm resmi ve özel kuruluşlarca kabul edileceğine ilişkin düzenleme yer aldığı, yönetmelik ve yönergelerin yasaya aykırı olamayacağı; ayrıca, seslerini yükseltip el-kol hareketleri yaparak “…nereye şikayet edersen et…” biçiminde sözler söyleyerek karşılıklı saygı sınırlarını aşan banka görevlilerinin  söz ve eylemlerinin avukata olan davacının meslek ve kişilik haklarına saldırı oluşturduğu gerekçesi ile istemin bir bölümü kabul edilmiştir.

Dava konusu olayda; davalı banka çalışanlarının Yönetmelikte sayılan belgelerin sunulmasını istemelerinde yasaya aykırılık yok ise de, sergiledikleri tutum ve davranışlar davacının kişilik haklarına  saldırı oluşturduğundan davacı yararına manevi tazminat takdir edilmiş olması yerindedir.

Ne var ki, davacı yararına takdir edilen 5.000,00 TL manevi tazminat fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası`nın 438/son maddesi gereğince, davacı yararına 2.500,00 TL manevi tazminat takdir olunmak suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasının manevi tazminat takdirine ilişkin 1 notu bendinde yer alan “…5.000,00…” biçimindeki sayı  dizisi silinerek yerine “…2.500,00…”  sayı dizisinin yazılmasına;
harç alınmasına ilişkin 2 nolu bendinin tümden silinerek yerine 2 nolu bent olarak “2-Peşin alınan harç  alınması gereken  harcı karşıladığından yeniden harç  alınmasına yer olmadığına,” biçimindeki tümcenin yazılmasına;
davacı yararına avukatlık ücreti takdirine ilişkin 3 nolu bendinde yer alan “…600,00…” biçimindeki sayı dizisi silinerek yerine “…575,00…” sayı dizisinin yazılmasına;
davalı yararına avukatlık ücreti takdirine ilişkin 4 nolu bendinde yer alan  “…600,00…”  biçimindeki  sayı dizisi silinerek  yerine “…575,00…”  sayı  dizisinin yazılmasına;
öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş  bu biçiminin ONANMASINA, oybirliğiyle karar verildi.

Y.4.H.D. 13.7.2010 E.2009/12689 – K.2010/8574

PicLensButton Y4HD 13.7.2010 E.2009/12689 – K.2010/8574

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir