Y9HD 2.7.2010 E.2008/29733 – K.2010/21586


 Y9HD 2.7.2010 E.2008/29733 – K.2010/21586

– Vekaletname Verme Zorunluluğu
– Vekaletnamesiz Vekilin Yaptığı İşlemler

HUMK.67

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde mazeret bildirdiği, mahkemenin mazeret istemini reddederek vekalet ibrazı için davalıya 10 günlük süre verdiği ve bu husus davalıya tebliğ etmeksizin takip eden duruşmada cevap dilekçesini hükümsüz sayarak dosyanın karara çıkarıldığı gözönüne alındığında, mahkemece vekaletnamenin ibrazı için kesin süre koşuluna uyulmaksızın savunmayı kısıtlayacak şekilde yargılamaya devamla karar verilmesi hatalıdır.

DAVA ve KARAR:

Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İ. Polat tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ KARARI:

Davacı vekili Müvekkilinin davalı işyerinde çalışırken, haklı neden olmaksızın işten çıkarıldığını ileri sürerek kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai ve izin ücreti olmak üzere toplam 2550.- TL.’nin faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.

Davalı vekili, zaman aşımı def`inde bulunduğu gibi esastan da davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davalı vekilince vekalet verilmediği için cevap dilekçesi dikkate alınmaksızın iddia, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

Davalı iş akdinin haksız feshine dayalı kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai ve izin ücretine ilişkindir.

Açılmış bir davayı vekil sıfatıyla takip etmek isteyen kişi, vekaletnamesinin var olduğunu bildirse bile, vekaletnamesinin aslını veya örneğini mahkemeye vermeden, yargılama ile ilgili hiç bir görev yapamaz (HMUK`nun m. 67.1 c.1)

Ancak istisna olarak mahkeme, gecikmesinde zarar görülen hallerde (mesela davalının cevap süresini kaçırması ihtimali varsa) kesin bir süre içinde vekaletnamesini getirmek koşuluyla, vekilin usul işlemleri yapmasına örneğin davalı adına cevap dilekçesi vermesine) izin verebilir (H.M.U.K`nun 67/1.c.2)

Vekil kendisine verilen bu kesin süre içinde vekaletnamesini mahkemeye verirse, vekil tarafından yapılan yapılmış olan işlemler geçerli olur ve artık o vekil hazır olduğu halde yargılamaya devam edilir. Vekil kendisine verilen bu kesin süre içinde vekaletnamesini vermez ve fakat asil aynı süre içinde yapılan işlemleri kabul ettiğini dilekçe ile mahkemeye bildirirse vekaletnamesiz vekil tarafından yapılmış olan işlemler yine geçerli olur.

Vekil kendisine verilen kesin süre içinde vekaletnamesini mahkemeye vermez ve aynı süre içinde asilde yapılan işlemleri kabul ettiğini dilekçe ile mahkemeye bildirmezse, vekaletnamesiz vekil tarafından yapılmış olan işlemler hükümsüz kalır. (HMUK`nun m. 67/1 c.3).

Bu açıklamalardan sonra somut olaya değerlendirildiğine, davalı vekilinin cevap dilekçesinde mazeret bildirdiği, mahkemenin mazeret istemini reddederek vekalet ibrazı için davalıya 10 günlük süre verdiği ve bu husus davalıya tebliğ etmeksizin takip eden duruşmada cevap dilekçesini hükümsüz sayarak dosyanın karara çıkarıldığı gözönüne alındığında, mahkemece vekaletnamenin ibrazı için kesin süre koşuluna uyulmaksızın savunmayı kısıtlayacak şekilde yargılamaya devamla karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.

Y.9.H.D. 2.7.2010 E.2008/29733 – K.2010/21586   

PicLensButton Y9HD 2.7.2010 E.2008/29733 – K.2010/21586

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir