Y9HD 25.3.2010 E.2008/21894 – K.2010/8111

– İşverenin Haklı Nedenle Derhal Fesih Hakkı (Ahlaka Aykırı Davranışlar)
– Evli Olan İşçinin Başka Bir Çalışanla İlişkiye Girmesi (İş Akdinin Haklı Nedenlerle Feshi – Ahlaka Aykırı
Hareketler)
– Ahlaka Aykırı Davranışlar (İş Yerinde Çalışan Başka Bir İşçi İle İlişkiye Girmek)

İK.25/II-e

Evli olan davacının, iş yerinde çalışan diğer işçi ile uygun olmayan ilişkiye girmesi; işverene, iş akdini
(ahlaka aykırı olduğu tartışmasız bulunan eylemi nedeni ile) süresinde haklı nedenlerle fesih imkanı verir.

Disiplin Kurulu Kararında ve fesih bildirim yazısında, davacının eyleminin açıkça belirtilmiş olması karşısında,
feshin yasal dayanağı olarak “4857 sayılı İş Kanununun 25/II-e maddesi” nin gösterilmesi, haklı feshi ortadan
kaldırmaz.

Bu nedenle evli olan davacının iş akdinin, işveren tarafından ahlaka aykırı olduğu tartışmasız bulunan eylemi
nedeni ile süresinde feshinin haklı nedene dayandığı anlaşıldığından davacının ihbar ve kıdem tazminatı
isteğinin reddi gerekirken yazılı gerekçelerle kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

DAVA ve KARAR:

Davacı, ihbar ve kıdem tazminatları ile izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini talep etmiş.

Yerel Mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. Göçer
tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ KARARI:

1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının
aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Davacı vekili davacının davalı Kooperatif nezdinde 22.4.2002 – 24.10.2004 tarihleri arasında çalıştığını,
davacının hizmet akdinin kötüniyetli olarak, bildirim öneline uyulmadan haksız yere feshedildiğini, yıllık
ücretli izinlerinin kullandırılmadığını iddia ederek ihbar ve kıdem tazminatları ile izin ücreti alacaklarının
ödetilmesine karar verilmesini talep etmiş,

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;

Davacının, müvekkili işyerinde çalışmakta iken 23.10.2004 tarihinde 12.00 -22.00 vardiyasında çalışmakta iken
saat:20.20 sıralarında, işletme çalışanlarından Ayşe Ç. adlı bayan işçi ile gayri ahlaki vaziyette yakalanması
ve durumun tutanaklarla tespit edilmesi üzerine hizmet akdinin savunması da alındıktan sonra 4857 sayılı İş
Kanununun 25/II. maddesi ile Personel Yönetmeliğinin 51/2. ve 52/e maddeleri uyarınca haklı nedenle
feshedildiğini, akdin feshinden sonra hak edip de kullanmadığı 2 yıllık izin ücretinin de ödendiğini, fesih
haklı sebeplere dayandığından ve hak ettiği izin ücretleri ödendiğinden davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece;

Davacının İş Sözleşmesinin işyerinde çalışan bayan işçi ile gayri ahlaki vaziyette yakalanması ve durumunun
tutanaklar ile tespit edilmesi üzerine, feshedildiği anlaşılmaktadır.

Ayşe Ç.`in ifade tutanağı ile tanık Kezban Y. ve Şenol G.`in anlatımlarına göre, davacının Ayşe Ç. ile numune
odasında duygusal yakınlık içerisinde bulundukları bir vaziyette gördüklerini, Ayşe Ç.’in üstünü başını
düzelttiğini, davacı ve Ayşe Ç. ise aralarındaki duygusal ilişkiyi ve olay anındaki vaziyetlerini ifadelerini
doğruladıklarını olay anında sevişmediklerini ancak görgü tanığı diğer işçiler gelmesi idi ilerleyen zaman
içerisinde sevişebileceklerini ve zaman bulamadıklarını söylemişlerdir.

4857 sayılı İş Kanunun 25/II-e maddesine göre işçinin işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak
işverenin mesleki sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan, davranışlarda bulunması hali
işverene iş sözleşmesini haklı ve bildirimsiz olarak fesih hakkını vermektedir.

Davacının iş akdi de bu maddeye dayanılarak feshedildiğinden, iş yerinde çalışan bir işçinin diğer işçi ile
uygun olmayan ilişkiye girdiğinin bu madde kapsamında değerlendirilmesi olanağı da bulunmadığından Yargıtay 9.
Hukuk Dairesinin İçtihadına göre bir işçinin işyerinde çalışan diğer bir işçi ile uygun olmayan ilişkiye
girmesinin haklı fesih sebebi yapılamayacağını kabul etmiş ve feshe dayanak yapılan işyerindeki sevişme olayının
geçerli bir fesih nedeni olarak gerektiğine ve geçerli sebeple feshin hukuki sonuçlarına göre davacının ihbar ve
kıdem tazminatı alacaklısı olduğuna karar verildiğinden davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacağının bulunduğu,
davacının 20 günlük izin ücreti alacağının bulunduğu gerekçesi ile ihbar ve kıdem tazminatları ile yıllık
ücretli izin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Hüküm davalı Şirket Vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.

Evli olan davacının işyerinde, mesai saatleri içerisinde yine davalı işverenin işçisi olan Ayşe Ç. ile karanlık
haldeki numune odasında uygunsuz vaziyette yakalandığı taraflar arasında ihtilafsız olduğu gibi Mahkemenin de
kabulündedir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının sabit olan ahlaka aykırı bu eyleminin haklı fesih sebebi olup
olmayacağı, fesih yazısında feshin yasal dayanağı olarak “4857 sayılı İş Kanununun 25/II-e maddesi” olarak
gösterilmesinin haklı feshi ortadan kaldırıp, kaldırmayacağıdır.

4857 sayılı İş Kanununun 25. maddesinin II. bendinde, ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve
belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığında işverenin haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır.

Mahkemenin davacının eyleminin feshe dayanak maddeye uymadığı gibi somut olayla ne şekilde uyum sağladığı
anlaşılamayan bir başka dosyaya ilişkin Dairemiz kararı dayanak yapılarak feshin haksız olduğuna ilişkin gerekçe
ve kararı dosya içeriğine uygun görülmemiştir.

Davacının iş akdinin feshine ilişkin disiplin kurulu kararında ve fesih bildiriminde eylemi açıkça
belirtilmiştir.

Disiplin kurulu kararında ve fesih bildirim yazısında davacının eyleminin açıkça belirtilmiş olması karşısında
feshin yasal dayanağı olarak “4857 sayılı İş Kanununun 25/II-e maddesi” olarak gösterilmesi haklı feshi ortadan
kaldırmayacağı gibi işverenin fesih sebebini değiştirmesi de söz konusu değildir.

Bu nedenlerle evli olan davacının iş akdinin işveren tarafından ahlaka aykırı olduğu tartışmasız bulunan eylemi
nedeni ile süresinde feshinin haklı nedene dayandığı anlaşıldığından davacının ihbar ve kıdem tazminatı
isteğinin reddi gerekirken yazılı gerekçelerle kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.

Y.9.H.D. 25.3.2010 E.2008/21894 – K.2010/8111

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir