YARGITAY 13.H.D E: 2007/7267 K: 2007/11091 İCRA TAKİBİNDEN SONRA DAVADAN ÖNCE BORÇLUNUN ÖDEMİŞ OLDUĞU MİKTARIN MAHSUBU GEREĞİ –

 T.C. YARGITAY

13.Hukuk Dairesi

Esas: 2007/7267

Karar: 2007/11091

Karar Tarihi: 26.09.2007

 

İTİRAZIN İPTALİ DAVASI – İCRA İNKAR TAZMİNATI – İCRA TAKİBİNDEN SONRA DAVADAN ÖNCE BORÇLUNUN ÖDEMİŞ OLDUĞU MİKTARIN MAHSUBU GEREĞİ – İCRA İNKAR TAZMİNATININ ASIL ALACAK ÜZERİNDEN BELİRLENMESİ GEREĞİ

 

(2004 S. K. m. 67)

 

 

 

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak tem­yiz edilmesi üzerine, temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

 

Davacı, davalı ile 25.05.2005 tarihli sözleşme yaptıklarını, davalının sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmediğini, alacağının tahsili için giri­şilen icra takibine davalının itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, takipten sonra davalı tarafından ödenen 20.000 USD'lik ödeme de düşülmek suretiyle davalının itirazının iptal edilerek takibin devamına ve davalının ayrıca %40 icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini istemiştir.

 

Davalı, davanın reddini dilemiştir.

 

Mahkemece, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu benimsenerek, davalının toplam 67.634,14 YTL alacağa itirazının iptaline, davalı tarafça takip tarihinden sonra yapılan 20.000 USD'nin taraflarca icra dosyasına beyan edilip belgelendirildiği takdirde bu ödemenin icra müdürlüğünce nazara alınmasına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

 

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

 

2- Davacı, sözleşmeden doğan alacağının tahsili için davalı aleyhine ilamsız icra takibine girişmiş, davalının borca itirazı üzerine, 28.10.2005 tari­hinde eldeki dava açılmıştır. Dava dilekçesinde açıkça, davalı borçlu tarafından takip tarihinden sonra 06.06.2005 tarihinde 20.000 USD davacıya ödemede bulunulduğu kabul edilmiş ve bu ödeme düşüldükten sonra bakiye alacak için itirazın iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Uyuşmazlık, icra takibinden sonra ve davadan önce yapılan ödemelerin borçtan düşülmesinin gerekip gerek­mediği ve dolayısıyla %40 icra inkar tazminatına esas alacağın hangi miktar olması gerektiği noktasında toplanmaktadır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan, alacaklı alacağının var­lığını HUMK'ya göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Burada borçlu, ödeme emrine itiraz ederken tüm itiraz sebeplerini bildireceğinden, mahke­menin borcun sonradan ödendiği itirazını da araştırarak, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gere­kecektir. Alacak miktarının takip veya dava tarihindeki koşullara göre belir­lenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilen icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır. İtirazın iptali davası açılmadan önce borcun kısmen ödendiği hallerde, alacaklının ödenen kısım yönünden dava açmakta hukuki yararı olmayacağından, ödenen miktar göz önüne alınmaksızın bu kısım için de icra inkar tazminatına hükmedilemeyecektir. Alacağın varlığının dava tarihi itibariyle belirlenip icra inkar tazminatına hükmedilmesi dava ekonomisi ve yararlar dengesine de uygundur. Hal böyle olunca, icra takibinden sonra ve itirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından yapılan 20.000 USD'lik kısmi ödemenin düşülmek suretiyle dava tarihine göre belirlenecek bakiye alacak tutarı üze­rinden karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

 

3- İcra inkar tazminatına sadece asıl alacak üzerinden hükmedilmesi gerekirken, mahkemece işlemiş faizi de kapsayan tüm alacak üzerinden inkar tazminatına karar verilmiş olması da ayrıca usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

 

Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle davalının diğer temyiz taleplerinin reddine, temyiz olunan kararın 2. ve 3. bentte açıklanan neden­lerle davalı lehine BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26.09.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir