Yargıtay Ceza Daireleri Kararları • HIRSIZLIK,BÜYÜK VE KÜÇÜKBAŞ HAVAN ÇALMA

T.CK- MADDE 142
Nitelikli hırsızlık

(1) Hırsızlık suçunun;
a) Kime ait olursa olsun kamu kurum ve kuruluşlarında veya ibadete ayrılmış yerlerde bulunan ya da kamu yararına veya hizmetine tahsis edilen eşya hakkında,
b) (Mülga: 18/6/2014-6545/62 md.)
c) Halkın yararlanmasına sunulmuş ulaşım aracı içinde veya bunların belli varış veya kalkış yerlerinde bulunan eşya hakkında,
d) Bir afet veya genel bir felaketin meydana getirebileceği zararları önlemek veya hafifletmek maksadıyla hazırlanan eşya hakkında,
e) Adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında,
f) (Mülga: 2/7/2012-6352/82 md.)
İşlenmesi hâlinde, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(1)
(2) Suçun;
a) Kişinin malını koruyamayacak durumda olmasından veya ölmesinden yararlanarak,
b) Elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle ya da özel beceriyle,
c) Doğal bir afetin veya sosyal olayların meydana getirdiği korku veya kargaşadan yararlanarak,
d) Haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletle kilit açmak veya kilitlenmesini engellemek suretiyle,(1)
e) Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle,
f) Tanınmamak için tedbir alarak veya yetkisi olmadığı halde resmi sıfat takınarak,
g) (…) (1) büyük veya küçük baş hayvan hakkında,(1)
h) (Ek: 18/6/2014-6545/62 md.) Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında,
İşlenmesi hâlinde, beş yıldan on yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Suçun, bu fıkranın (b) bendinde belirtilen surette, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan kimseye karşı işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranına kadar artırılır.(1)
(3) Suçun, sıvı veya gaz hâlindeki enerji hakkında ve bunların nakline, işlenmesine veya depolanmasına ait tesislerde işlenmesi halinde, beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Bu fiilin bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, ceza yarı oranında artırılır ve onbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. (2)
(4) (Ek: 6/12/2006 – 5560/6 md.) Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlâli veya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet aranmaz.
(5) (Ek: 18/6/2014-6545/62 md.) Hırsızlık suçunun işlenmesi sonucunda haberleşme, enerji ya da demiryolu veya havayolu ulaşımı alanında kamu hizmetinin geçici de olsa aksaması hâlinde, yukarıdaki fıkralar hükümlerine göre verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır.

T.C.
YARGITAY-13. CEZA DAİRESİ
ESAS NO. 2013/5573
KARAR NO. 2014/7491
KARAR TARİHİ. 5.3.2014

> BÜYÜK VE KÜÇÜKBAŞ HAYVANLAR HAKKINDA HIRSIZLIK SUÇU

5237/m.142/2

ÖZET : Sanık hakkında görülen dava hırsızlık suçuna ilişkindir. Aşamalarda suçu inkar eden sanığın, katılana ait çaldığı iddia olunan ineği kendisine sattığına dair hazırlıkta şüpheli sıfatıyla beyanı alınan tanık ifadesiyle yine sanığın kendisine ait ahırı kullanmak isteyerek 3 adet ineği ahırına yerleştirdiğine dair hazırlıkta şüpheli sıfatıyla beyanı alınan tanık ifadeleri karşısında, kendisini birinin aramasıyla anlaşarak suça konu ineği naklettiğine dair beyanı bulunan tanığın sanıkla yüzleştirilmek suretiyle nakliye de bulunan ve anlaştığını ifade ettiği kişinin sanık olup olmadığı hususunda beyanı alındıktan sonra delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmayla yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

DAVA : Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

KARAR : I- )Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının temyiz incelemesinde;
C.M.K.nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar temyizi kabil olmayıp itiraza tabi olduğu anlaşılmakla, dosyanın itiraz merciince incelenmek üzere mahalline iadesine,

II-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;

1- )Aşamalarda suçu inkar eden sanığın, katılana ait çaldığı iddia olunan ineği kendisine sattığına dair hazırlıkta şüpheli sıfatıyla beyanı alınan tanık A. B. ifadesiyle yine sanığın kendisine ait ahırı kullanmak isteyerek 3 adet ineği ahırına yerleştirdiğine dair hazırlıkta şüpheli sıfatıyla beyanı alınan tanık A. B. ifadeleri karşısında, kendisini A. K. adında birinin aramasıyla anlaşarak suça konu ineği naklettiğine dair beyanı bulunan tanık M. K.`ın sanıkla yüzleştirilmek suretiyle nakliye de bulunan ve anlaştığını ifade ettiği kişinin sanık olup olmadığı hususunda beyanı alındıktan sonra delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmayla yazılı şekilde karar verilmesi,

2- )Kabule göre de;
7.2.2011 tarihli keşif zaptı, 24.2.2011 havale tarihli bilirkişi raporu ve krokisiyle olay yeri fotoğraflarından, suça konu hayvanların, katılanın ikamet ettiği binanın eklentisi niteliğindeki ahırdan çalındığının anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin 5237 Sayılı T.C.K.nın 142/1-b. maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı biçimde hüküm kurulması,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanık A. K.`ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeple tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 05.03.2014 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ :
T.C.K.nın 142. maddesinin 2. Fıkranın ( g ) bendine göre; hırsızlık suçunun barınak yerlerinde, sürüde veya açık yerlerde bulunan büyük veya küçükbaş hayvan hakkında işlenmesi, daha ağır cezayla cezalandırılmayı gerektiren daha özel ve nitelikli unsur olarak tanımlanmıştır.
765 Sayılı eski T.C.K.nın 491/5. bendi mandıra, ağıl gibi hayvanata mahsus yerlerde bulunan yahut lüzumuna göre açık yerlerde veya kırlarda bırakılan hayvanlar hakkında işlenen hırsızlık suçunu düzenlerken aynı T.C.K.nın 492/9. bendi, konutun eklentisinden yapılan hayvan hırsızlığını düzenlemiş ve daha nitelikli hal kabul etmiştir. Kanun koyucu 5237 Sayılı yeni T.C.K.nın 142/2. fıkrasının ( g ) bendiyle böyle bir ayrıma gitmeden, tüm büyük ve küçükbaş hayvan hırsızlıklarını tek bir bent içerisinde toplamıştır; gerek madde metni ve gerekse gerekçesinde konutun eklentisinden ya da bağımsız bir barınaktan hırsızlık gibi bir ayrıma da yer verilmemiştir. Dolayısıyla böyle bir ayrıma yorumla ulaşılmaktadır. Bu yeni düzenlemeyle geçimini hayvancılıktan sağlayan köylü ve çiftçi vatandaşların hakkının korunması amaçlanmıştır. ( Madde üzerinde 15.9.2004 tarihinde genel kurulda ki görüşme tutanakları )
Yeni T.C.K.da önceki tanımlarda yer verilen "Mandıra, ağıl ve konutun eklentisi" gibi kavramlardan vazgeçilmiş; uygulamada kolaylık sağlanması amacıyla bu üç yapıyı ( bina ) kapsayacak şekilde "Barınak" kavramına yer verilmiştir.
Türk Dil Kurumu sözlüğü ve benzer sözlüklerde barınak; "barınılacak, sığınılacak, içinde yaşanacak yer" olarak tanımlanmıştır. Barınak kimi zaman yaşanılacak büyük bir konut olabileceği gibi kimi zamanda sığınacak küçük bir kulübe de olabilir. Aynı şekilde hayvan barınağı da; etrafı basit bir tel örgüyle çevrili korunak olabileceği gibi konutun altında ki ya da eklentisinde ki ahır veya etrafı çit ya da duvarla çevrili bir ağılda pekala olabilir. Dolayısıyla barınak kavramını sadece "konutun eklentisi" anlayışıyla sınırlı tutmak ve bu şekilde dar yorumlamak maddenin düzenleniş amacına uygun düşmeyecektir.
Somut olayda ya da benzer hırsızlıklarda tek bir fiille aynı maddenin birden fazla fıkra ve bendinin ihlal edildiği anlaşılmaktadır. Bir fiille hem T.C.K.nın 142/1. fıkrasının hem de 142/2. fıkrasının ihlal edildiğine dair uygulamadan ayrı ayrı örnek verilecek olursa;

Mağdurun evinin eklentisi niteliğinde olan bahçesinde sara nöbeti geçirmesi sırasında ya da bayılmış halde iken dışarıdan mağdurun bayıldığını gören sanığın bahçe kapısını kırıp bahçeye girerek mağdurun üzerinden ya da evinden eşya çalması eylemi T.C.K.nın 142/2-a bendi kapsamında değerlendirilmekte;
Hastanede muayene sırasını bekleyen mağdurun cebinden cüzdanının çekilmesi eyleminde T.C.K.nın 142/2-b bendi;
Binada çıkan yangın sırasında bu korku ve kargaşadan yararlanan sanığın, mağdurun konutundan ya da eklentisinden eşya çalması eylemi T.C.K.nın 142/2-c bendi; Bina içerisinde bulunan çelik kasadan anahtar uydurmak suretiyle para yada ziynet eşyasının çalınması eylemi T.C.K.nın 142/2-d bendi;
Sanığın polis memuru olmamasına rağmen polis kıyafeti giymek suretiyle mağdurun evinde arama yapma bahanesiyle içeri girip malını çalması eylemi T.C.K.nın 142/2-f bendi gereğince uygulama yapılmaktadır.

Örnek uygulamalar çoğaltılabilir. Görülüyor ki bu açıklamalara göre tek bir fiille bina ya da eklentisinden işlenen hırsızlık suçunun işleniş şekline göre T.C.K.nın 142/1-b maddesinde ki suçun oluştuğu durumlarda ayrıca daha özel ve nitelikli hal olan T.C.K.nın 142/2. fıkrasında ki diğer a, b, c, d, e ve f bendinde ki suçların da oluşması halinde daha ağır ceza gerektiren fıkra uyarınca hüküm kurulmakta; koşulları var ise ayrıca T.C.K.nın 116 ve 151. maddelerinde düzenlenen suçlardan da cezalandırılması cihetine gidilmekte iken aynı fıkranın "g" bendi yerine 142/1-b bendi gereğince uygulama yapılması diğer bentlerde ki uygulama çelişkisini ortaya koymaktadır.
Özetle "büyük ve küçükbaş hayvanlar hakkında hırsızlık" suçu olarak tanımlanan T.C.K.nın 142/2-g maddesine göre binanın eklentisi olarak kabul edilen ahırdan büyükbaş hayvan çalınması eyleminin yukarda verilen örneklerde ki fiillerden suçun işleniş biçimi itibariyle hiçbir farkı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerden dolayı yerel mahkemenin T.C.K.nın 142/2-g maddesine göre yapmış olduğu uygulaması usul ve yasaya uygun olduğundan ( 2 ) numaralı bozma düşüncesine katılmıyorum.

Bilgiler: Tarih-Gönderici: hukukçu — 10 Oca 2015, 14:50


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.