Yargıtay Hukuk Daireleri Kararları • İCRA TAKİBİNDE YETKİ İTİRAZI,İTİRAZIN İPTALİ DAVASINDA BAĞLAYCI DEĞİLDİR

İ. İ. K- MADDE 50 .(Değişik madde: 03/07/1940 – 3890/1 md.)

Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe salahiyetlidir.

Yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır. icra mahkemesi tarafından önce yetki meselesi tetkik ve kati surette karara raptolunur.

İki icra mahkemesi arasında yetki noktasından ihtilaf çıkarsa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 25 inci maddesi hükmü tatbik olunur.

T.C
YARGITAY
22.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2012/26309
KARAR NO: 2013/19219
KARAR TARİHİ: 19.09.2013

Davacı, davalı aleyhine Aydın 2. İcra Müdürlüğünde takip başlatmış, davalı borçlu yetkiye ve borca itiraz etmiş; davacı, itirazın iptali davasını Çine Asliye Hukuk Mahkemesinde ikame etmiş; davalı, yetki itirazında bulunarak yetkili mahkemenin Çine mahkemeleri, yetkili icra müdürlüğünün Çine icra müdürlüğü olduğunu savunmuştur.

Mahkemece, ilamsız icra takiplerinde yetkili icra müdürlüğü hususunda genel yetki kurallarına atıf yapıldığı, davalı borçlunun icra takibine yapmış olduğu yetki itirazının yerinde olduğu, takibin öncelikle yetkili icra müdürlüğü olan Çine icra müdürlüğünde yapılması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

YARGITAY; icra takibindeki yetki itirazının, itirazın iptali davasında bağlayıcı olmadığını belirterek; 5521 sayılı Kanun m.5 hükmü gereği davanın esasına girilerek yargılama yapılması gerektiğinden bahisle yerel mahkeme kararını bozmuştur.

"Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptaliyle icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.

Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili, davalı aleyhine 5.4.2011 tarihinde Aydın 2. İcra Müdürlüğünün 2011/____ esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, davalı borçlunun takibe haksız itiraz ettiğini, borçlunun yetki itirazını kabul etmediklerini, borcun ifa edileceği yerin borç para borcu olduğundan ve götürecek borçlardan olduğundan alacaklının ikametgahında takip yapılabileceğini, ayrıca davalı borçlunun sözleşmedeki edimlerin hiçbirini yerine getirmediğini, bu sebeple borca yapmış olduğu itirazların da kabul edilemeyeceğini belirterek, itirazın iptaline ve inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

Davalı vekili, yetki itirazında bulunduklarını ifade ederek, yetkili icra dairesinde takip yapılmadığını, yetkili mahkemenin Çine mahkemeleri, yetkili icra müdürlüğünün Çine icra müdürlüğü olduğunu, davacının sözleşme tarihinde Çine’de ikamet ettiğini, ayrıca sözleşmenin 13. maddesinde Çine mahkemelerinin ve icra dairelerinin yetkili olduğunun kabul edildiğini, ayrıca borca itiraz dilekçesinde de belirtildiği üzere müvekkilinin karşı tarafa hiç bir borcu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, ilamsız icra takiplerinde yetkili icra müdürlüğü hususunda genel yetki kurallarına atıf yapıldığı, iş mahkemesinde görülen bu davada borçlunun ikametgahı ya da işin yapıldığı yer icra dairelerinin yetkili olduğu, borçlunun ikametgahının ve işin yapılacağı yerin Çine ilçesi olduğu, davalı borçlunun icra takibine yapmış olduğu yetki itirazının yerinde olduğu, takibin öncelikle yetkili icra müdürlüğü olan Çine İcra Müdürlüğünde yapılması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı temyiz etmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, mahkemenin yetkili olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

5521 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu 5. maddesinde iş uyuşmazlıklarında yer itibariyle yetkili iş mahkemelerini belirlemiştir. Buna göre, "İş mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi, işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabilir. Bunlara aykırı sözleşme muteber sayılmaz."

İş mahkemesine açılan dava, dava tarihinde davalının ikametgahının bulunduğu veya işçinin işini yaptığı yerdeki iş mahkemesi veya iş davalarına bakmakla görevli mahkemede açılmalıdır.

İş mahkemesinin yetkisi kamu düzeniyle ilgili olduğundan davalı tarafça süresinde yapılmasa da hakim tarafından kendiliğinden bu husus göz önünde bulundurmalıdır. Bir başka anlatımla hakim, davanın her aşamasında yetki itirazını dikkate alabileceği gibi, kendisi de re’sen yetkisizlik kararı verebilir.

Somut uyuşmazlıkta, sunulan işyeri kayıt ve belgelerine göre, davalıya ait işyerinin ve davacının çalıştığı yerin Çine ilçesinde bulunduğu, Çine mahkemelerinin yetkili olduğu anlaşılmaktadır. İcra takibindeki yetki itirazı, itirazın iptali davasında bağlayıcı değildir. Mahkemece 5521 Sayılı Kanun’un belirtilen hükmü gereği davanın esasına girilerek yargılama yapılması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

KARAR : Temyiz olunan kararın, yukarda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde ilgiliye iadesine 19.9.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi."

Bilgiler: Tarih-Gönderici: hukukçu — Pzr Mar 01, 2015 2:39 pm


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.