YHGK 1.7.2009 E.2009/7-261 – K.2009/301


 YHGK 1.7.2009 E.2009/7 261 – K.2009/301

– GÖREV (Muhtesatın İnşa Tarihinin Tesbiti – Yıkım Kararına Karşı Tesbit Davası)

– MUHTESATIN İNŞA TARİHİNİN TESBİTİ (Hukuki Yarar)

– İMAR KANUNUNDAN ÖNCE YAPILAN BİNALAR

– MUARAZANIN ÖNLENMESİ (İmara Aykırı Binanın Yıkılması) –

2577 Sa.Ka.2 – 3194 Sa.Ka.42

1. Dava niteliği ve içeriği itibariyle taşınmaz üzerinde bulunan muhtesat nitelikli binanın 1950 yılından önce yapılmış olduğunun tespiti ile sataşmanın önlenmesi (muarazanın giderilmesi) istemine ilişkindir.
İmar Kanununun 42. maddesi hükmüne göre idari para cezası tahakkuk ettirilerek binanın yıktırılmasına karar verildiği, davacıların bunun üzerine binanın 1950 yılından önce yapılmış olması nedeniyle yasa gereğince ruhsatlı olduğunu öne sürerek Kocaeli İdare Mahkemesinde encümen kararının iptali için dava açtıkları, ayrıca binanın yapım yılının tespiti ve sataşmanın giderilmesi istemiyle de görülen davayı açtıkları anlaşılmaktadır.

2. Görülen davaya konu edilen tespit ve sataşmanın önlenmesine ilişkin isteklerin idari yargı yerinde davaya konu edilmesi ve görülüp sonuçlandırılması mümkün değildir. Hal böyle olunca davanın hukuki yarar bulunup bulunmadığı da öncelikle incelenerek genel görevli olan adli yargı yerinde görülüp sonuçlandırılması gerekir.

DAVA ve KARAR:

Taraflar arasındaki “Çekişmenin Giderilmesi ve Tespit” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesince yargı yolu bakımından görevsizliğe dair verilen 28.12.2007 gün ve 2007/571 E. – 677 K. sayılı kararın incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine,

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 19.9.2008 gün ve 2008/3052-3543 sayılı ilamı;
(…Dava niteliği ve içeriği itibariyle taşınmaz üzerinde bulunan muhtesat nitelikli binanın 1950 yılından önce yapılmış olduğunun tespiti ile sataşmanın önlenmesi (muarazanın giderilmesi) istemine ilişkindir.

Dosya içeriğinden davacı şirkete ait 776 ada 11 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ve daha önce İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı verilen binada davacının ruhsatsız olarak dış cephe ve güçlendirme çalışmaları yaptığı, binanın imar planında yolda kalması nedeniyle ruhsatlandırılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle 22.10.2007 tarihinde tutanak düzenlenerek binanın mühürlendiği ve 8.11.2007 günlü encümen kararı ile şirket müdürü davacı Hamdi Alaeddin Eyüboğlu’na İmar Kanununun 42. maddesi hükmüne göre idari para cezası tahakkuk ettirilerek binanın yıktırılmasına karar verildiği, davacıların bunun üzerine binanın 1950 yılından önce yapılmış olması nedeniyle yasa gereğince ruhsatlı olduğunu öne sürerek Kocaeli İdare Mahkemesinde encümen kararının iptali için dava açtıkları ayrıca binanın yapım yılının tespiti ve sataşmanın giderilmesi istemiyle da görülen davayı açtıkları anlaşılmaktadır.

İdari yargıda açılabilecek dava türleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanunun 2. maddesi hükmünde açıklanmış olup idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları ve tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalardır. Görülen davaya konu edilen tespit ve sataşmanın önlenmesine ilişkin isteklerin idari yargı yerinde davaya konu edilmesi ve görülüp sonuçlandırılması mümkün değildir. Hal böyle olunca davanın hukuki yarar bulunup bulunmadığı da öncelikle incelenerek genel görevli olan adli yargı yerinde görülüp sonuçlandırılması gerekir.

Hal böyle olunca, mahkemece açıklanan bu hukuksal olgu dikkate alınarak davaya bakmanın adli yargının görevine girdiği kabul edilerek görülüp sonuçlandırılması gerekirken yersiz gerekçelerle yargı yolu itibarıyla görevsizlik kararı verilmesi isabetsizdir…”) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI:

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ: Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Dairenin bozma kararında açıklanan nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oyçokluğu ile karar verildi.

Y.H.G.K. 1.7.2009 E.2009/7-261 – K.2009/301

PicLensButton YHGK 1.7.2009 E.2009/7 261 – K.2009/301

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir