YHGK 14.7.2010 E.2010/7-335 – K.2010/388


 YHGK 14.7.2010 E.2010/7 335 – K.2010/388

– Muayyen Mal Vasiyeti (Bankadaki Mevduat – Mirasçının Hakları)
– Banka Mevduatının Vasiyet Edilmesi (Muayyen Mal Vasiyeti – Alacaklının Hakları)
– Vasiyetnamenin Tenfizi (Muayyen Mal Vasiyeti)
– Mirasçılık Belgesi Talebi (Muayyen Mal Vasiyeti – Bankadaki Mevduatın Vasiyet Olunması) –

HUMK.73 – TMK.516,517,600

Muris İstanbul ili hudutları dahilinde bankalarda bulunan paralarını vasiyetname yoluyla talepte bulunana bırakmış yani muayyen mal vasiyetinde bulunmuştur.
Talepte bulunanın burada izleyeceği yol, öncelikle murisin mirasçılarına bir uyarı göndererek vasiyetname yoluyla kendisine bırakılan paraları talep etmesidir. Bu talep yerine getirildiğinde zaten sorun kalmayacaktır. Aksi takdirde vasiyetname alacaklısı mirasçılar aleyhine usulüne uygun olarak vasiyetnamenin tenfizi talebinde bulunması gerekir.

DAVA ve KARAR:

“Mirasçılık Belgesi Verilmesi” talebinden dolayı yapılan yargılama sonunda;

Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesince talebin reddine dair verilen 5.11.2008 gün ve 2006/1186 E. – 2007/1312 K. sayılı kararın incelenmesi talepte bulunan vasiyet alacaklısı tarafından istenilmesi üzerine,

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 16.6.2009 gün ve 911-4416 sayılı ilamı;

(…Dava muayyen mal vasiyeti nedeniyle mirasçılık belgesinin verilmesi istemine ilişkindir.

Mahkemece Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/1186-2007/1312 Esas ve Karar sayılı vasiyetnamenin açılması dava dosyası üzerinden duruşma açmaksızın ek kararla davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç hüküm vermeye yeterli değildir.

Davacı Yuliya Tekeli tarafından açılan bu dava bağımsız bir dava niteliğinde olup hukuk davalarında duruşma yapılması ve bu davanın niteliği gereği yargılamanın basit usule göre gerçekleştirilmesi ve sonuçlandırılması gerekmektedir.

Davanın dosya üzerinde inceleme yapılarak karara bağlanması konusunda mahkemeye takdir hakkı tanınmamıştır.

Ayrıca HUMK.73. maddesine göre de;

“İstisnalar haricinde hakimin her iki tarafı istima veyahut iddia ve müdaafalarını beyan etmeleri için kanuni şekillere tevfikan davet etmedikçe hükmünü veremeyeceği” kabul edilmiştir…) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI:

Dava, vasiyetnamenin okunmasına dair karar kesinleştikten sonra aynı dosya üzerinden mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir.

Yerel Mahkemece, kesinleşen karardan sonra aynı dosya üzerinden dosyanın yeniden ele alınarak vasiyet alacaklısına mirasçılık belgesi verilemeyeceğinden bahisle talebin reddine dair verilen karar, Özel Dairece yukarıda yazılı gerekçe ile bozulmuş, yerel mahkeme önceki gerekçesiyle kararında direnmiştir.

Muris İstanbul ili hudutları dahilinde bankalarda bulunan paralarını vasiyetname yoluyla talepte bulunana bırakmış yani muayyen mal vasiyetinde bulunmuştur.

Talepte bulunanın burada izleyeceği yol, öncelikle murisin mirasçılarına bir uyarı göndererek vasiyetname yoluyla kendisine bırakılan paraları talep etmesidir. Bu talep yerine getirildiğinde zaten sorun kalmayacaktır. Aksi takdirde vasiyetname alacaklısı mirasçılar aleyhine usulüne uygun olarak vasiyetnamenin tenfizi talebinde bulunması gerekir.

Direnmeye konu olan dosyada ise bu şekilde harcı yatırılarak usulüne uygun biçimde açılmış bir dava bulunmadığından Yerel Mahkeme Kararı doğrudur.

Bu nedenle usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.

SONUÇ: Talepte bulunan vasiyet alacaklısının temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, oybirliği ile karar verildi.

Y.H.G.K. 14.7.2010 E.2010/7-335 – K.2010/388

PicLensButton YHGK 14.7.2010 E.2010/7 335 – K.2010/388

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir