YHGK 24.6.2009 E.2009/12-252 – K.2009/295


 YHGK  24.6.2009 E.2009/12 252 – K.2009/295

– İMZA İNKARI   (Hak Düşürücü Süre)

– HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE (İmza İnkarı)

– İMZA TATBİKATINDA ÇELİŞİK RAPORLAR (Adli Tıp ve Kriminal Polis Labrotuarı)

– İMZA İNKAR TAZMİNATI (İmza İnkârı Hak Düşürücü Süreden Sonra Yapılmışsa) –

İİK.168

1. İmza tatbikatı sonucu, Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarları Başkanlığı ile Adli Tıp Kurumundan alınan raporlar nitelik eşdeğerli olup;  mahkemece raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi  gerekir.
2. Borçlu Hatice Akkal’ın imzaya itirazının İİK.nun  168/4. maddesi gereğince 5 günlük süreden sonra yapıldığı görüldüğünden, bu borçlu hakkında istemin süre aşımından reddine karar vermek gerekirken işin esasının incelenerek borçlunun kötü niyetli de olduğu açıklanmak suretiyle isteminin reddine karar verilmesi yerinde ise de, bu durumda inkar tazminatına hükmedilemeyeceğinin de göz ardı edilmesi doğru değildir.

DAVA ve KARAR:

Taraflar arasındaki “İmzaya ve borca itiraz” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Manisa İcra Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 6.11.2007 gün ve 2006/192 E.-2007/600 K. sayılı kararın incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay  12. Hukuk Dairesinin 25.2.2008 gün ve 2008/608 –  3385 sayılı ilamı;
(…Muteriz borçluların takip dayanağı bonodaki murislerine ait imzayı inkar etmeleri sonucunda Mahkemece yaptırılan incelemede; Adli Tıp Kurulunca imzanın murisin eli ürünü olduğuna karar verilmiştir. Ancak Cumhuriyet Savcılığında yaptırılan inceleme sırasında Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarları Başkanlığında yaptırılan incelemede ise, alınan raporda, imzanın murisin elinden çıkmadığı, mukayese imzalarının model alınması suretiyle atılmış sahte imzalar olduğu sonucuna varılmıştır. Resmi kurumlardan alınan her iki raporda nitelik açısından eşdeğerli olup, mahkemece raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde, karar verilmesi doğru değildir. Ancak, borçlu Hatice Akkal’ın imzaya itirazının İİK.nun   168/4. maddesi gereğince 5 günlük süreden sonra yapıldığı görüldüğünden,  bu borçlu hakkında istemin süre aşımından reddine karar vermek gerekirken işin esasının incelenerek borçlunun kötü niyetli de olduğu açıklanmak suretiyle isteminin reddine karar verilmesi yerinde ise de, bu durumda inkar tazminatına hükmedilemeyeceğinin de göz ardı edilmesi doğru değildir…) gerekçesiyle oybirliği ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI:

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire Bozma Kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ: Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire Bozma Kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, gününde oybirliği ile karar verildi.

Y.H.G.K.  24.6.2009 E.2009/12-252 – K.2009/295

PicLensButton YHGK  24.6.2009 E.2009/12 252 – K.2009/295

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir