YURTDIŞINDAKİ HİZMETLERİN BORÇLANILMASI / KESİN DÖNÜŞ YAPILMADIĞINDAN MAAŞIN İPTALİ TALEBİ / FUZULEN ÖDENEN YAŞLILIK AYLIĞININ TAHSİLİ

T.C.
YARGITAY
Onuncu Hukuk Dairesi
E: 2005/14050
K: 2006/3722
T: 3.4.2006
YURTDIŞINDAKİ HİZMETLERİN BORÇLANILMASI
KESİN DÖNÜŞ YAPILMADIĞINDAN MAAŞIN İPTALİ TALEBİ
FUZULEN ÖDENEN YAŞLILIK AYLIĞININ TAHSİLİ
3201 s. YURT DIŞINDA BULUNAN TÜRK VATANDAŞLARININ YURT DIŞ… [Madde 3]
3201 s. YURT DIŞINDA BULUNAN TÜRK VATANDAŞLARININ YURT DIŞ… [Madde 6]
Davacı, 01.02.1993-20.09.2000 tarihleri arasında ödenen yaşlılık aylığı tutan 3.885.769.981 Liranın yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hatice Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Dava; yurt dışındaki hizmetlerini 2147 ve 3201 Sayılı Yasalar uyarınca borçlanan davalıya bağlanan yaşlılık aylığının yurda kesin dönüş yapmadığından bahisle iptali ile 01.02.1993-20.09.2000 tarihleri arasında fuzulen ödenen aylıkların faiziyle tahsiline ilişkin olup, Mahkemece yurt içi çalışması ve 2147 Sayılı Yasaya göre borçlanması nazara alınarak yaşlılık aylığı bağlanmasını hak eden davalının, 3201 borçlanması nedeniyle elde ettiği gün sayısı nedeniyle haksız olarak aldığı fark aylıkların iadesine karar verilmiştir. Ne var ki, davalının temyiz dilekçesine ekli 01.03.2005 tarihli Kurum yazısında; “…01.02.1993-20.09.2000 süresi 3.885,77 YTL borcu ise, iptal edildiği anlaşılmış olup…” denilmektedir. Söz konusu yazı ile dava konusu talep çelişmektedir. Her ne kadar bu husus temyiz aşamasında ileri sürülmüş ise de; sosyal güvenlik hakkının kamu düzenine ilişkin, kişiye bağlı, vazgeçilmez ve kaçınılmaz hak ve yükümlülük olması nedeniyle bu husus araştırılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.
Mahkemece belirtilen bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın yazılı olduğu şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, hükmü temyiz eden davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 03.04.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir