ZİLYETLİK

T.C.

YARGITAY

Sekizinci Hukuk Dairesi

E: 2006/2236

K: 2006/2946

T: 1.5.2006

ZİLYETLİK

5663 s. KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA KANUNUNDA DEĞ… [Madde 3]

ÖZET: DAVA KONUSU YERİN DAVACI TARAFINDAN PAFTASINDA GÖSTERİLDİĞİ TARİHTEN GERİYE DOĞRU 20 YILDAN FAZLA SÜRE İLE KOŞULLARINA UYGUN OLARAK AVLU VE BAHÇESİ KAPSAMINDA TASARRUF EDİLDİĞİ, UMUMİ YOL NİTELİĞİNDE OLMADIĞI YEREL BİLİRKİŞİ VE TANIKLAR TARAFINDAN İFADE EDİLDİĞİNE, TAŞINMAZIN YOL NİTELİĞİNDE OLMADIĞI GİBİ YOL OLARAK DA KULLANILMADIĞI, TAŞINMAZLARIN ÜZERİNDEKİ EVLERİN AVLUSU NİTELİĞİNDE OLDUĞU ZİRAATÇI UZMAN BİLİRKİŞİ TARAFINDAN GEREKÇELİ OLARAK AÇIKLANDIĞINA, TEKNİK BİLİRKİŞİDEN FENNE UYGUN ÖLÇEKLİ VE KROKİLİ RAPOR ALINMIŞ OLDUĞUNA, UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE YASAL İLANLAR VE İNCELEMELER YAPILMIŞ BULUNDUĞUNA GÖRE MAHKEMECE YAZILI ŞEKİLDE DAVANIN KABULÜNE KARAR VERİLMİŞ OLMASINDA HERHANGİ BİR İSABETSİZLİK GÖRÜLMEMİŞTİR.

İbrahim müdahil Mehmet ile Hazine ve A… Köyü Tüzel kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair (Eşme Asliye Hukuk Hâkimliği)nden verilen 24.11.2005 gün ve 89/255 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Davacı, kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle kadastro çalışmaları sırasında paftasında yol olarak gösterilen ve dava dilekçesinde mevkii ve sınırları belirtilen taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı Hazine vekili, dava konusu yerin umumi yol niteliğinde olduğunu bildirmiş, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Davalı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi, bu yerin davacıya ait bir yol olduğunu bildirmiştir.

Katılan vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, teknik bilirkişinin 22.06.2004 günlü krokili raporunda A harfiyle gösterilen 272,57 m2 yerin davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kadastro çalışmaları sırasında paftasında yol olarak gösterilen taşınmazın TMK.nun 713/1.maddesi uyarınca tescili isteğine ilişkindir.

Davacı, dava konusu taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında yol olarak tespit dışı bırakıldığını, burada umumi yol bulunmadığını, sadece kendisinin bahçesine gidip gelirken kullandığını belirterek tescil isteğinde bulunmuş, davalı Hazine vekili bu yerin umumi yol niteliğinde olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini savunmuş, mahkemece dava konusu yerin davacının avlusu kapsamında kaldığı, umumi yol niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

TMK.nun 715.maddesinde yolların, yararı kamuya ait mallardan olduğu açıklanmıştır. Kamu malı niteliğinde bulunan bir yerin kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yolu ile edinilmesi ve özel mülkiyet şeklinde tapuya tescili mümkün bulunmamaktadır. Ancak, taşınmaz özel yol niteliğinde ise o takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yolu ile edinilmesi mümkündür.

Dosyadaki bilgilere göre, tescil konusu taşınmaz 2001 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında paftasında yol olarak gösterilen bir yerdir. Böyle bir yerin kazanılabilmesi için kamunun yararlanmasına terk ve tahsis edilen yerlerden bulunmaması ve paftasında gösterildiği tarihten itibaren 20 yıldan fazla süre ile koşullarına uygun olarak tasarruf edilmiş olması gerekir. Somut olayda; dava konusu yer 2001 yılında paftasında yol olarak bırakılmış, dava ise 29.03.2002 tarihinde açılmıştır. Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre paftasında gösterildiği tarihten itibaren makul süre içerisinde açılmış bulunan davalara bakılması ve paftasında gösterildiği tarihten geriye doğru kazanmayı sağlayan sürenin nazara alınması gerekmektedir. Bu durumda, dava paftasında gösterildiği tarihten itibaren süresinde açılmış bir dava olarak kabul edilmelidir.

Davacı,dava konusu yerin adına tespit ve tescil edilen 32 nolu parsel ile bir bütün halinde olduğunu bildirdiğine, dava konusu yerin davacı tarafından paftasında gösterildiği tarihten geriye doğru 20 yıldan fazla süre ile koşullarına uygun olarak avlu ve bahçesi kapsamında tasarruf edildiği, umumi yol niteliğinde olmadığı yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından ifade edildiğine, taşınmazın yol niteliğinde olmadığı gibi yol olarak da kullanılmadığı, 30, 32 ve 33 parsel nolu taşınmazların üzerindeki evlerin avlusu niteliğinde olduğu ziraatçı uzman bilirkişi tarafından gerekçeli olarak açıklandığına, teknik bilirkişiden fenne uygun ölçekli ve krokili rapor alınmış olduğuna, uyuşmazlığın niteliğine göre yasal ilanlar ve incelemeler yapılmış bulunduğuna göre mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.

Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına 01.05.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir